Categories
Uncategorized

Kız arkadaşımın hediyesiydi

Kız arkadaşımın hediyesiydi

Doğum günümdü ve kız arkadaşlarımdan biri aradı bi süprizi olduğunu evde buluşmamızı ve hiç bi yere söz vermememi istedi. öncelikle hoşuma gitmemişsede bu fikir ikna etti unutamayacağım bir hediyesi olduğunu söylemişti.
eve gidip ortalığı topladım ve beklemeye başladım yarım saate kadar geldi yanında bir arkadaşını da getirmişti. kız arkadaşım 170 boylarında dolgun göğüslü ve pek sevdiğim o iri kalçaları ince belinden aldığı kıvrımlarla insanın içini titreten esmer güzellerindendir bu arada.
ellerindeki poşetleri gördüğümde evde kendi aramızda bir kutlama yapacamızı düşünmüştüm ve davet edildiğim partiyi kaçırmış olmanın hayal kırıklığını yaşıyordum.
müsade istediler ve odama geçtiler kız arkadaşım için yabancı bi yer değildi haftanın iki günü onunla geçirirdim diğer günler diğer kız arkadaşıma aitti ki açık bir ilişki bu yüzden çok sevdiğim birşeydir.
sözü fazla uzatmim içeri girmelerinin ardından 10 dakka geçmişti ki beni çağırdı gittim kapının önüne geldiğimde gözlerimi kapadı kapıyı açtı ve beni içeriye hafifçe itti gözlerimi açayım mı diye sorduğumda kız arkadaşımın sesi gelmiyordu bende açtım kapı arkamdan kapatılmıştı yatağımda ise yanında getirdiği kız yatmaktaydı. 155 boylarında kalçası arkaya doğru çıkık dolgun dudakları iyi kullandığını belli eden sarı saçlı arkadaşı. merve dicem adına gerçek isimlerini vermiyorum . merveyi görünce bende bir anlığına dona kaldım ama yanıma gelipte kemerimi çözmesi ile kendime geldim. önümde diz çökmüş pantolonumu indirmişti. zaten erekte olmuştum ve boxerımı indirmesiyle yüzüne çarpan erkekliğimi önce öptü sonra da dolgun dudaklarının arasına aldım. muhteşem bir şekilde ağzına sığdırmaya çabalıyor yaptığı işteki profosyonelliğini gösteriyordu. başının etrafına dili ile dolaştıktan sonra alabildiği kadarını ağzında kaybediyordu. kafasından tutup alamadığı kısmını da hafif darbelerle boğazına doğru itiyordum belimden tutup kendisini iterek o da buna çabalıyordu zaten.
yeterince sertleştikten sonra ayağa kaldırdım dudaklarına bir öpücük kondurduktan sonra yatağa uzattım sıra bendeydi ve bacaklarını omzuma alıp arasına girerek suları ile ıslanmış amının dudaklarında dilimle dolaşmaya başladım. dilimin ucu ile klitorisini oynattığımda dayanamıyorum diyerek sabırsızlığını dile getirse de acele etmeye gerek yoktu. yatağın çarşafını tırmalıyordu. kapının açıldığını duydum ama aldırış etmedim devam ederken kız arkadaşımın karşı koltuğa oturup bizi izlediğini gördüm sonra doğruldum ve merve zincirleri çözülmüş gibi erkekliğime yapıştı öpüyor yalıyor ağzından çıkardığında da hadi sok içimde hissetmeliyim hadi ne olur yalvarırım diye ne kadar sabırsızlandığını anlatıyordu. hemen omzundan çevirip önümde domalttım. iri çıkık kalçaları arasında sırılsıklam olmuş ve genişlemiş amı çok güzel görünüyordu. önce başını amının dudaklarında dolaştırmaya başladım. işkence etme artık ne olur hissetmeliyim diye yalvarıyordu.
durdum bana yalvarma sevdaya söyle o yerleştirsin dediğim anda sevdaya dönüp ne olur artık dayanamıyorum çıldıracağım diye etrafına tırnaklarını geçiriyordu ki bu sırada klitorisine sürtünmeye devam ediyordum
sevda oturduğu yerden kalktı munzur diyerek gülümsüyordu erkekliğimi eline aldı ve dudaklarıma ateşli bir öpücük kondururken mervenin amına yerleştirdi baş kısmını aldığında bir ohhhh çektiysede merve zorlanmaktaydı almakta. sevda dudaklarımı bırakıp mervenin önüne geçti omuzlarından yüklendiği gibi hepsinin içine girmesini sağladı. bende mervede bunu beklemiyorduk ki merve bir ahhh çekti canı yanmıştı. bende artık içindeydim daracıktı amı ve arzuları iyice kabarmış olduğundan yeterince ıslaktı kendisini geri itiyor bende onun temposuna ayak uydurarak içinde ilerliyordum. sevdaya baktığımda mervnin baından tutup o iri dudaklarını amına bastırıyordu ve merve de büyük bir iştahla sevdayı yalıyordu. on dakkaya kadar gidip geldikten sonra merveyi sırt üstü yatırdım yatağın kenarına ve tekrar içindeki yerimi aldım. alışmıştı artık zorlanmıyordu başı içeride kalana kadar çıkıp hızla giriyordum sevda da amını dudaklarına vermiş üstüne oturmuştu kalçaları önümdeydi ama merveyle ilgileniyordum o sırada ellerim mervenin teninde keşfe çıkmış ve tahrik olduğu noktaları birer birer buluyordu. amının dudaklarının erkekliğimi kasıp bırakmasından boşaldığını anladım vücudu titriyordu ve sevda bitirdin kızı sıra bende diyordu. sevda da yanıyordu iki gündür dokunmuyordum ona ve beklemediği anlarda attığım mesajlarla ateşini yükseltiyordum beni bekliyordu. merveden çıktığım gibi önüme gelip mervenin sularının bulaştığı sikimi yalamaya başladı merve de orgazmın etkisinde olsada hızla yerini aldı ve bi yandan öpişirken erkekliğimi dudakları ile temizliyorlardı hemen sevdayı sırt üstü yatırdım bacaklarını iki yana ellerimle açtım şidmi erkekliğimi yerleştirme sırası mervede idi ve tutup sevdanın amına yerleştirdi sikimi gidip gelmeye başladım. yeterince yormuştu merve beni ve on dakika daha git gelin ardından sevdanın içine boşalmaya başladım. çıktığımda merve eğilip sevdanın amından çıkan ersularımı içiyor sömürüyordu bi yandan erkekliğimi de temizliyordu. sonra kız arkadaşımın az önce oturduğu koltuğa geçip izlemeye başladım merve kaldığım yerden sevdanın amını yalamaya başladı. sonra az önce sevdanın yaptığı gibi amını sevdanın dudaklarına vermişti. sevdada geliyodu. ben tekrar ereksiyon olmuştum bu sahneyi izlerken ve tekrar sevda ile başlayarak sırayla gece boyunca defalarca birlikte olduk. sevda harikaydı…

Categories
Uncategorized

otel maceram!

otel maceram!
merhaba arkadaşlar size bugün ilk otel maceramı anlatıcam!
bi gece yine çok azmıştım. evin yakınlarında rusların takıldığı küçük oteller vardı bu işler için kafama koymuştu gitmeyi. tüm malzemelerimi aldım. otele gittim. resepsiyondaki çocuk çok temiz yüzlü anlaşılan bu işlerden pek anlamaya saf birine benziyordu çok da yardımcı oldu. odama çıktık bana odayı tanıtıyordu ben hemen yatağa bilgisayarımı koydumçantamdaki malzemelerimi çıkarmaya başladım oda televizyonu ve klimayı ayarlıyordu! bu arada çantadan çıkan peruğumu bayan giyisilerimi ve ayakkabılarımı gördü ve şaşırdı.
bu arada bilgisayarımdaki ekran koruyucumda çok sexi bir resmim vardı , bana baktı ve sizmisiniz resimdeki dedi? ben de evet ben internetten show yapıyorum dedim. anladım dedi ve ben de seyredebilirmiyim dedi, tabiki dedim ve msn adresini verdi.ben hazırlanıp show a başlayınca online oldu ve gerçekten inannamıyorum bu kişinin siz olduğunuza dedi. bu arada da cam4 de show a başlamıştım. dedimki akıllım oradan seyrediceğine gelsene buradan canlı seyret dedim çok hoşuna gitti ve bir kahveyle geldi odama!
ben hemen eline tutuşturdum fotograf makinasını çekmeye başladı resimlerimi. bu arada da pantalonunun önündeki şişlik okadar belli oluyordu ki yırtılacaktı pantalonu, eliyle düzeltiyordu. ben de dedimki çıkar canım malzemeni kırılacak sonra! çok gülmüştük. çıkarınca malzemeyi hayatımda gördüğüm en büyük sikle karşılaştım o boyda incecik küçücük bir çocukdan beklenmeyecek bir yarraktı. sabaha kadar doymadan yaladım! içime aldım sanki kocaman iri kaslı büyük bir adam sikiyordu deliğimi. elimi bile sürmeden iki kere boşalttı beni! tabiki cam 4 dekiler de bol bol ziyafet çektiler.
sonra müdürü çaldı kapıyı ve çocuğa çok kızdı ne işin var müşterinin odasında diye ama beni görünce kadınsı halimi adamın dili tutuldu.
sonra otele para vermeden kalıyorum artık ama tabiki ilk önce müdürü doyuruyorum sonrada elemanları. bazen 4 kişi aynı anda bile giriyorlar bana!
hepinizi öpüyorum birdahaki maceramı bekleyin!

Categories
Uncategorized

ANNEM UYURKEN

ANNEM UYURKEN

Lise son sınıf a gidiyorum sınıfımdaki kızların bacakları o gömlekte belli olan sütyenleri beni çılgına çeviriyor soluğu evde alıyorum hemen kendimi atıyorum banyoya aletimle oynayıp boşalıyorum ama evdeki dişi kuş son zamanlarda dikkatimi çekmeye başladı onun evde rahat giyinmesi beni tahrik ediyor giydiği taytlar dan belli olan külodunun üçgenine çıldırıyorum kalçalarını okşamak istiyorum daha önce bu konuda da deneyimlerimde olduğu için
.
evde yalnız olduğum zaman Uzun Ensest Hikaye onun iç çamaşırlarını karıştırırım ve en az 3 posta atmadan rahatlamam çünki annemin mükemmel iç çamaşırları var.ve bu çamaşırları onun üzerinde hayal ederim.ve azgınlığım daha da artar. Neyse asıl olaya gireyim.anneme olan ilgim gitgide artıyordu ve bunu gerçeğe dökmek içiin fırsat arıyordum neyse biir gece yine garip azmıştım ve annemgilin odasına gittim kapı yarı açıktı içeri yavaşça girdim annemgil derin uykudaydılar nefes alışlarından anlamıştım. Annemin kalçalarını okşamayı kafama sokmuştum.gece uykuda pek çook kişiyi okşadığım içiin biiraz tecrübeliydim kimleri okşadım derseniz kardeşim halam ve amcamın kızını biir çook kez okşadım.annem yüz üstü uyumuştu ve yorganı yarı açıktı üzeride beyaz biir tayt vardı ve kocaman kalçaları dahada belirginleşmişti beenim alet taş gibi olmuştu.yavaşça yaklaştım elimi yorganın altına girdirdim sıcacıktı ve ilk önnce göt yanaklarını okşamaya başladım ilk kez annemi okşuyordum ve çook heyecanlıydım. Tabi okşarken çook yavaş yapıyordum biir yandanda yarağımı okşuyordum.taş gibiydi boşalmamak içiin kendimi zor tutuyordum.neyse biir ara annem uyanır gibi oldu elimi çektim biiraz bekledim sonra devam ettim bu sefer kalçalarının arasına elimi girdirdim vajinasının şişkinliğini hissettim çook etli biir amı vardı ve külot sıkıştırmıştı amını. O ara dalmışım okşamaya ve biirden annemim sesini duydum çook kısık biir sesle odana git dediğini duydum şok olmuştum adeta nefesim kesilmişti dondum kıpırdayamadım annem tekrar ettim odana git diye beende yavaşça doğruldum ve odama gittim amma perişan durumdaydım yakalanmıştım.ve babama söylerse diye korkudan ölüyordumNeyse odama gittim beklemeye başladım ışık kapalıydı on dakika sonra annem geldi. Sen ne yapıyordun dedi utanmıyomusun dedi.beende dayanamadım dedim evde çook dar giyiniyorsun ve beende kendime hakim olamıyorum dedim sürekli seni düşünüyorum dedim banaa beenii düşünerek kendini tatmin ediyomusun diye sordu . Beende evet dedim şaşırdı neremi peki diye sordu beende kalçalarını dedim hafif güldü işte bu gülümsemesi ilgimin onun hoşuna gittiği anlamına geliyordu rahatladım. Sonra banaa hiçç ilişkiye girdinmi diye sordu beende utandım ve hayır dedim.derken ışığı açtı ve kapıyı kitledi ve arkasını banaa dönüp domaldı been çook şaşırmıştım banaa nasıl diye sordu beende mükemmel dedim ve yerimden kalktım kalçalarını okşamaya başladım annem taytını sıyırmaya başladı been dur dedim been soyacam seni dedim. Oda tamam dedi been yavaş yavaş sıyırdım taytını altında kara ve dapdar bi külot vardı külot normaldi amma dar olduğu içiin annemin bembeyaz ve kocaman kalçalarının arasına girmişti.harika biir görüntüydü.Been aletimi çıkarmadan ve annemin külotunu çıkarmadan kalçalarını arasına dayadım bu beenim en büyük fantezimdi ve gidip gelmeye başladım biir yandan da body sinin üstünden annemin iri memelerini okşamaya başladım. Mükemmel biir ritim tutturmuştuk derken annem elini aletime attı ve çıkarmaya çalıştı beende yardım ettim ve çıkardık aletimi kafası mosmor olmuştu annemin aletime dokunmasıyla boş aldıım aşırı derecede aşırı kamıştı menim amma yarrağımın ineceği yoktu. Annemi yatağıma yatırıp etli ve kısa kıllı amını yalamaya başladım gece olduğu içiin aşırı inleyemiyordu amma kasılmasından zevk aldığı belliydi.amı iyice sulanmıştı beenimde aletim tekrar taş gibi olmuştu.annemi ters çevirdim amacım koca götünün arasına sokmaktı o da amdan istemedi çünki yanımızda prezervatif yoktu. Göt deliği dar görünüyordu ve yalamaya başladım biir yandan da amını parmaklarımla okşuyordum annemin kasılmaları iyice hızlandı oda boşalııyordu sanırım amma been deliğini yalamaya devam ediyordum. Deliğini iyice yumuşattım ve anneme hazır olmasını söyledim annem yastığı ısırdı ve been aletimin başını deliğine dayadım ve yavaş yavaş sokmaya başladım ilk başlarda annem inlemelerini artırdı ve yastığı ısırdı amma biiraz gidip gelince deliği genişledi ve been 2-3 dakika git gelden sonra biir daha boş aldıım amma inanın sikimde hiçç inme olmadı. Sonra anneme biir daha istermisin dedim o da acele edersen olur dedi ve yine gidip gelmeye başladım anneme zevkten inliyordu ve beende biir yandan kocaman ve uçları dikleşmiş memelerini okşuyorum biir daha boşalmama az kalmıştı penisim çıkardım göbeğine boş aldıım annem garip zevk almıştı Herr fırsat bulduğumuzda sikişiyoruz annemin koca poposunu sike sike daha da büyüttüm ve onunla kimse omadığı zamanlarda iç çamaşırı fantezilerimi gerçekleştiriyoruz annem beenmi ona alığım külotlu çorapları ve külotları giyip karşımda dans ediyor.

Categories
Uncategorized

Prostat Masajı Hikayemiz

Prostat Masajı Hikayemiz

Merhabalar.

Sizlere prostat masajı ile nasıl tanıştığımın hikayesini anlatacağım.

Kız arkadaşımla normal bir seks hayatımız vardı. Oral, anal ve vajinal seksin her türlüsünü yapıyorduk. Kız arkadaşım anal sekste biraz zorlanıyordu. Bazen acı duyuyordu. Anal sekse tam olarak alışamadı aslında. Ama anal temizliği vs artık öğrenmişti. Onunla her anal seks yapışımız sonrası onun çıkardığı seslerle ilgili ( aaahh, duuur, çıkar, acıdı vb. ) dalga geçerdim. O da sana da öyle birşey girse görürdün sen, sana sokacağım birşeyler ( salatalık, havuç vb. ) göreceksin vb şeyler söyler güler geçerdik. Arada bana oral yaparken göt deliğime dokunmaya çalışır beni huylandırırdı. Ben de huylanırdım, garip gelirdi doğrusu. Kız arkadaşımla konuşurken beni parmaklamak istediğini merak ettiğini falan söyler olmuştu. İzlediğim porno filmlerde erkeğin göt deliğinin yalanması, erkeğin bir kadın tarafından parmaklanması gibi şeyleri görür anlam veremezdim ama böyle birşeyin hayatın içinde olduğunu biliyordum. Kız arkadaşıma da istiyorsan senin için yapabilirim senin parmağından ne olacak parmakla geçsin merakın, sonuçta benim götüm tuvaletimi yaparken senin parmağının 3-4 katı açılıyor ben birşey kaybetmem diyordum. Bu konu uzun zaman arada böyle küçük küçük açıldı açıldı kapandı. Son zamanlarda bu konuyu araştırmaya başladım. Prostat orgazmı diye birşey olduğunun öğrendim ve konu hakkında yazılanları okuyunca çok etkilendim. Bunu yapan ( kadın ) ve yaptıran ( erkek ) epey insan olduğunu öğrendim. İlk aklıma gelen ne kadar gay varmış oldu. Bu sefer gaylık kavramını araştırdım. Bir erkeğin gay olması için başka bir erkekten duygusal ve fiziksel olarak hoşlanması ve bir erkekle cinsel ilişkiye girmesi gerektiğini öğrendim. ( Bu konuda bilgisiz olduğumun da farkına vardım. ) Gay olur muyum endişemi atlatmıştım. Prostat masajının doğru yapıldığında sağlık açısından faydalı olduğunu öğrendim vb. epeyce bir araştırma yaptım uzatmayayım.

Kız arkadaşımla birgün sevişirken göt deliğimin çevresini tıraş edip iyice yıkadım. Sevişme sırasında ona götümü yalatacaktım. Ancak terlediğimizden dolayı yeni yıkamış olmama rağmen o bölgede bir terleme oluşmuş. Kız arkadaşımı misyoner pozisyonunda sikerken sikimi çıkardım ve ağzına götürüp yalattım. Sonra götümü ağzına yanaştırdım. Birkaç dil attı, acı bir tat geldi ağzıma dedi ve bende yalatmayı bıraktım. Ama dilinin birkaç saniyeliğine değmesi bile içimi gıdıkladı. Sonra ben uzandım o da bacaklarımın arasına geçip bana oral yapmaya başladı. Götüme dokunsana dedim. İşaret parmağı ile götüme hafifçe dokundu biraz ve hoşuma gitti. Ama ben kendime yedirip iyi oluyormuş vb demedim. Bu bizim ilk deneyimimizdi.

Sonraki sevişmemize kadar ben ona konu ile ilgili yaptığım araştırmalardan bahsettim. Bunun çoğu insan tarafından yapılan birşey olduğunu ve normal olduğunu öğrendiğimi söyledim. Neyse sonraki sevişmemizde ben onu her zamanki gibi inlete inlete uzun uzun siktim ve ikimizde boşalıp rahatladık. Ardından ikinci posta için o bana ( ben yatakta uzanıyorum o bacak aramda ağzı sikime geleceke şekilde domalmış şekilde ) oral yaparken parmaklayayım mı dedi muzipçe. Bende hadi dedim parmakla. Şaşırdı biraz ama tamam dedi. Kayganlaştırıcı krem ile parmağını ve göt deliğimi kremledi. Götümü kremlerken dokunması bile çok ayrı bir keyif verdi. Sonra bak emin misin bunun dönüşü yok bekaretin gidecek diye hınzırca benle dalga geçti ve eminim dedim 🙂 işaret parmağını yavaşça şaşkınlık içinde içime soktu. Bu hayatımda benim götüme giren ilk şeydi. O kadar haz aldım ki anlatamam. Ama o şaşkındı. Biraz tek parmağı ile yaptıktan sonra ikinci parmağını da sokmasını istedim. İşaret ve orta parmağını birlikte soktu. Götümün biraz daha açılması ( açılması için zorlanması ) benim çok hoşuma gitti. Herhangi bir acı duymadım. Sonuçta incecik parmakları vardı. ( Bir erkeğin bir kadını parmaklaması ile bir kadının bir erkeği parmaklaması bir değil. ) İki parmağı ile götümü parmaklarken aletimle de oynamasını istedim. İki tarafdan da acayip keyif alıyordum. Parmaklarını ikinci boğumlarına kadar sokuyordu. Arada elimle ne kadar girdiğini kontrol ediyordum. Çünkü merak içindeydim. Bu işin böyle bir keyif verebileceği aklıma bile gelmezdi. Kız arkadaşım biraz daha yaptıktan sonra üçüncüyü de sokmasını istedim. Gözlerindeki şaşkınlığı çok belli oluyordu ama yavaşça üçüncüyü de soktu. Alıştırarak gittiği için yine herhangi bir acı çekmedim. Artık kontrol ondaydı. Ben zaten koptum olaydan. Aldığım keyif beni ortamdan soyutladı resmen. Arada kaç tane girdi, dibine kadar soktun mu vs soruyordum. Derken aklıma yine filmlerde gördüğüm birşey geldi. Ayaklar. Bu arada ( özellikle ben ) mükemmel ayak fetişistleriyiz. Dur dedim çıkar parmaklarını. Ayak baş parmağını sokmanı istiyorum. Şaşırdı kaldı. Uzat dedim ayağını. Uzattı ayağını. Parmağını ben yağladım. Hadi dedim sok. Ben düz yattığım için ayak parmağı ile götümü tam hissedemiyor ve göremiyordu da. Dolayısıyla zorluyordu götümü. Parmağını da kasılı tutmadığı için ayağını ittiriyor deliğe girmiyor ve parmağı acıyordu. Bırak uzat ayağını ve parmağını dik tutdedim. Ben kalktım. ayağını uzattı ve ben çömelerek ayak baş parmağının üzerine oturdum. Acayip keyifliydi. O hayranı olduğum mükemmel güzellikteki ayaklarının en yakışıklı parmağı olan baş parmağı götümdeydi. Ayak baş parmağının götüme girmesi ile ben yine uzandım ve kız arkadaşımın götüme ayak baş parmağını sokmasını istedim. Biraz daha soktu ve sokarken de sikime eliyle otuzbir çektiriyordu. Ardından prostat masajına el parmakları ile devam etti ve sikimle ben oynamaya başladım. Aldığım hazzın tarifi yoktu. Artık zirveye yaklaşıyordum. Kız arkadaşım da iki parmak üç parmak derken sürekli bir hareket içindeydi. Neticede ben hayatımda yaşamadığım kadar zevkli bir orgazmla oluk oluk boşaldım. Resmen iliklerim aktı. İnanılmaz bir zevk yaşadım. Kız arkadaşım yaşadığım orgazmdan, aldığım zevkten dolayı çıkardığım seslerden dolayı şaşkınlık içindeydi. Sevdiği erkeğin götünün parmaklanmasından dolayı böylesine bir zevkle boşalması onu epeyce şaşırtmıştı. İlk prostat orgazmımı böylece yaşamış oldum.

Bir sonraki sevişmemizde yine rutin vajinal seksimizi yaptık. Ardından ben kız arkadaşımdan prostat masajı yapmasını istedim. Ancak bu sefer artık daha profesyoneldik. Banyoya gidip anal temizlik yaptım. Nasıl anal temizlik yapıldığını kız arkadaşıma öğretirken araştırıp öğrenmiştim. Anal temizliğimi yaptıktan sonra yatağa gelip uzandım. Kız arkadaşım yine bacaklarımın arasına oturdu. Ona daha rahat bir pozisyon ayarlayabilmek için popomun altına yastık koydum ve bacaklarımı havaya kaldırarak göt deliğimi iyice ön plana çıkardım. Bu sefer kayganlaştırıcı olarak anal seksin vazgeçilmezi vazelini tercih ettik. Kız arkadaşım parmakları ile vazelini göt deliğime sürdü. Ardından yine önce işaret parmağını sokarak deliğimin kayganlaşmasını sağladı. Ardından orta parmağını da soktu. Ben üçüncüyü de sokmasını istedim. Üçüncüyü de soktuğunda artık zevkten garip sesler çıkardığımı kendim de farkeder olmuştum. Kız arkadaşım bu arada sürekli eliyle sikime otuzbir çektiriyordu. Benim için iyice keyifli olmaya başlamıştı. Kız arkadaşıma dördüncüyü de sok dedim. Dördüncüyü sokarken onun yüzünde şaşkınlık ifadesi benim içimde ise zevk fırtınası vardı. Ona ne kadarı giriyor diye sordum. Şaşkınlıkla beraber hepsi dedi. Dört parmağı avuç içi yana bakacak şekilde parmak diplerine kadar içimdeydi. Bu görüntüyü merak ettiğim için ayna ile baktım ve görüntü harikaydı. Kız arkadaşımın mükemmel güzellikteki uzun tırnaklı ve ojeli parmakları dibine kadar içimdeydi. Kız arkadaşım hem parmaklıyor hem eliyle oturbir çektiriyordu. Bu sırada kız arkadaşıma senin götüne de salatalık sokalım mı diye sordum. Bana neden sokuyoruz ki sana sokalım dedi. Tamam ama ben alırsam sende alacaksın götten dedim. Tamam dedi. ( tabi sonradan sözünü tutmadı o ayrı :)) Gidip bir salatalık ( yaklaşık 15 cm ve normal kalınlıkta ) getirdim ve prezervatif geçirerek kız arkadaşıma verdim. Hayatımda götüme ilk kez kız arkadaşımın parmaklarından başka birşey girecekti. Çok heyecanlıydım. Alabilecek miydim? Zevk verecek miydi? Ben bunu domalarak denemek istiyordum. Kız arkadaşımın önüne başını yere koyarak iyice domaldım. O salatalığı vazelinledi ve deliğime dayayıp ittirmeye başladı. İlk girişinde zorlandım. Yavaş olmasını söylüyordum o da yavaş yavaş ittiriyordu. Salatalık göt deliğimin büzük kısmını geçince sikimden aşağıya işermiş gibi istemsiz bir zevk sıvısı sızmaya başladı. Sikimi sağarmış gibi bir eliyle okşayan kız arkadaşım ve ben şaşırmıştık. Resmen biyolojik bir etki ile zevk suyu gelmişti sikimden. Salatalık büzüğü geçince biraz rahatladım. Deliğim de alıştığı için kız arkadaşıma sok, sok, sok diye direktif veriyordum ki kız arkadaşım biraz daha sokarsam içine kaçacak dedi. Nasıl yani. İnanamadım. Elimi arkama attığımda salatalığın sadece sapına dokunabiliyordum. Hepsi götüme girmişti. Kız arkadaşım biraz ileri geri yaptıktan sonra salatalığı çıkardı. Benim yine yüz yukarı uzanmamı istedi. Eski pozisyonumuzu almıştık.Parmaklarını yine deliğime sırayla sokmaya başladı. Beni daha da zevke getirmek için ayağını ağzıma doğru uzattı. Hayranı olduğum o zarif ayakları önümdeydi. Ayak parmakları ile dudaklarımı okşadı. Ben tabi mesajı aldım ve ayak parmaklarını yalayıp emmeye başladım. O ise hem parmaklıyor hem otuz bir çektiriyordu. Hangi zevke bölüneceğimi şaşırmış haldeydim. Kız arkadaşıma diğer ayağını deliğime dayamasını istedim. Parmaklarını vazelinledik. Ayağını deliğime sokmasını istedim. ( Bu arada kız arkadaşımın ayağı öylesine zariftir ki anlatamam. 38 numara ve taraksız uzun ince harika ayaklara sahiptir. ) Girmeyeceğini tahmin edebiliyorduk ikimizde ama deliğin zorlanması ve prostata yapılan baskı arttıkça verdiği haz da bir o kadar artıyordu. Kız arkadaşım ayağını ittirmeye başladı. O ittirdikçe ben zevk deryalarında yüzüyordum. Bir yandan da ağzımdaki ayağını yalıyordum. Parmaklarının hepsi göt deliğimin en dışındaki çeperi geçmişti. Yani dışardan bakıldığında parmakları görünmüyordu. Ben yine ayna ile baktım inanılmaz bir görüntüydü. Ayak parmakları görünmeyecek kadar girmişti içime ama ayağı tamamen girmedi. Kız arkadaşım ayağını götüme sokuyor olmaktan dolayı rahatsız olmuştu. Ben daha fazla devam edemeyeceğim dedi. Ayağı daha fazla girer miydi bilmiyorum ama devam etse benim için çok zevkli olacaktı o kesin. Çünkü deliğin zorlanması çok acayip bir haz veriyor. Kız arkadaşım ayak olayından hoşlanmadığı için modu düştü. Bende ona eliyle devam etmesini söyledim. Yine parmaklarını soktu ve diğer eli ve ayağının biriyle sikimi oynuyordu. Böylece biraz daha devam ettikten sonra dört parmağı da içimdeyken ben zirveye ulaştım. Ama bu zirve hakikaten de zirveydi. Bir önceki prostat masajı deneyimimizden bile çok gürül gürül boşaldım. Boşalmam bittiğinde spermlerimi görünce ikimizde şaşkına döndük. Çünkü iki kere üst üste orgazm olmuş kadar boşalmıştım. Boşalmam bitince kız arkadaşım parmaklarını içimden çıkardı. Ben yattığım yerden kalkamadım. Kendime gelmek için biraz dinlendim ve kalkıp banyoya giderek temizlendik. Bu da bizim ikinci prostat orgazmı deneyimimiz oldu.

Şimdilik hikayemiz bu kadar. İlk sevişmemizde kız arkadaşımdan deliğimi biraz daha zorlamasını ( parmaklarını ve avuç içini, baş parmağına kadar sokmasını / ayağını biraz daha zorlamasını vb ) ve sikime hiç dokunmadan ( boşalma süresini uzatmak için ) prostat masajı yapmasını istiyorum. Kendisi prostat masajına daha tam olarak alışamadığı için bu fikirler onun biraz garibine gidiyor ama bakalım yaşayıp göreceğiz.

Categories
Uncategorized

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 15 Ozge Yengem

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 15 Ozge Yengem

Mete denizden yüzerek kıyıya çıktı, üstü başı ıslak bir şekilde geldi tekneye;

– Amına koyayım ne içirdiniz lan bana? Halisünasyon (ne zor yazımı varmış amına koduğumun kelimesinin) Halisünasyon görmeye başladım artık.

Kahkaha atarak cümlesine devam ediyordu;

– Ya Cennet hoca yanında babası yaşında adam kocası diye bizim partiye gelmiş beyler. Benim bardağıma dokunmayın. Çok pis kafa yapıyor ne kattıysanız içine.

Ayakta üstünü kuruluyordu. Zeki ayağa kalktı elinde pantolonunu tutarak yüzümüze baktı;

Zeki;

– Ya birde bana salak diyorsunuz? Bu adam benden de salak amına koyayım.

Zeki Mete’nin kolundan tutup yönünü çevirdi, parmağı ile Cennet hocayı gösterdi;

– Halisünasyon falan görmedin, bizde gördük senin gördüğün şeyi. Bak Cennet hoca yanında ki bir dakika lan. Ne alaka?

Ben;

– Ne oldu Zeki?

Zeki eliyle ağzını kapatıyordu, suratı buruş buruş olmuş kekeliyordu. Korktum yanına gittim kafasına hafifçe vurdum.

– Ne oldu amına koyayım dilini mi yuttun?

Zeki korkulu, telaşlı salak salak hareketlere girip çıkıyordu.

Zeki;

– Kuzeyin oğlu yalvarırım o Cennet hoca’nın yanında ki babam olmasın ne olur?
– Amına koyayım babanı tanımıyorum ki

Ferhat’a döndüm;

– Babası mı la o adam bunun?

Ferhat Zekinin yanına geldi;

– Zekicim salaklığın lüzumu yok. Bak bakayım benziyor mu o senin babana? Hassiktir harbiden benziyor lan. Neyse baban değil şekerim o senin.

Zeki normale dönmüş kızların ortasına oturmuştu;

– He iyi o zaman babam sandım da bir an

Ben;

– Ya amına koyayım gereksiz heyecan yaratıyorsun Zeki

Mete;

– Oğlum ben hala olayı anlamadım şimdi Cennet hocayımı sikecez?

Mete Esma’nın yanına gitti;

– Bu Cennet hoca ne arıyor burada?

Esma;

– Kim dedin canım?
– Kimi olacak, şu son gelen genç olan kadın? Okulda öğretmenimiz bizim.

Orospu gibi kahkaha atıyordu.

– Canım bu ortamda aile kavramı bile yok. Berkant’a beni siktirdiğiniz günü ne çabuk unuttunuz. Hem okulda öğretmeniniz olabilir burada sadece sıradan güzel bir kadın.

Ben yanlarına gidip sohbete dahil oldum. Kolumu Mete’nin ıslak omzuna attım;

– Esma sultan haklı kardo, bugün şu kapıdan annen girse göte geldi demektir.

Mete;

– Umarım gelmez amına koyayım.

Kahkaha atıyordum. Kolundan tuttum götürdüm oturduğumuz yere. Üstünü değiştirdi. Tekne hareket etmiş gidiyorduk. Biz hala ne yapacağımızı bilmiyor dışarıda oturuyorduk. Tekne kıyıdan baya uzaklaşmıştı. Esma yanımıza geldi;

Esma;

– Hadi ne bekliyorsunuz? İçeriye girin.

Sözünü dinlemiştik. Kapıdan kızlarla birlikte girdik. Kızlar geçip oturdu biz gelen misafirlere bakıyorduk.

Değerli okurlar misafirler arasında 3 çift olgun annem, babam yaşında insanlar. Bir çiftte Cennet hoca ve olgun kocası vardı. Misafirlerden kel kafalı olan ismi Nedim

Nedim;

– Gençlerde baya iyiymiş Esma hanım.
– İyidirler efendim. Hem çok zeki, akıllı, hem de karşı tarafa istediğini veren kişilerdir. Sizi onlarla tanıştırayım.

Ben söze girdim.

– Esma sultan şu genç ve güzel bayanla tanıştırmana gerek yok, biz zaten tanışıyoruz. Ama bu kadar hızlı bir şekilde yakınlaşacağımızı düşünmemiştik.
Cennet hocanın kocası karısına bakıyordu;

– Sen bu gençlerle benden habersiz birlikte mi oldun?

Şaşkın ve sert ses tonuyla konuşuyordu. Olaya girdim;

– Dayı sakin dayı, okuldan hocamız olur kendisi.
– Haa! Bende sandım ki?
– Ne sandın dayı? İznin olmadan başkasına verse çok mu kıskanırsın?
– Kıskanırım veremez.

Yan taraftaki olgun çift bu konuşmayı pür dikkat dinliyor, kulaklarını bana veriyordu.

– Yani senin haberin olmadan, ben Cennet’i okulda kıstırsam, aleti çıkartıp ağzına versem, oracıkta siksem, sana da boynuzu taksak? Çok mu kıskanırsın.

Yan tarafta beni dinleyen çift resmen zevke gelmiş adam; “off bayıldım, hanım keşke sen hoca olsaydın” diyordu karısına.

Adama bakakaldım. Bizimkiler şaşkın gözlerle bana bakıyor, bense bu konuşmadan zevk alan adama. Cennet hocanın kocası ayaklandı üstüme yürüdü. Kendimi geriye çektim.

– Ooo boğa kızdı, tamam dayı senden izin alıp sikeriz finonu merak etme.
– İzin alacaksın tabi. Hadsizliğin lüzumu yok.
– Haklısın dayı, senin gözlerinin önünde karını sikerken sorun yok çünkü.

Cennet hocaya bakıyordum;

– Hocam kahve borcunuz vardı ya bana lütfen kocanız evde yokken çağırın beni.

Adam iyice köpürmüştü. Cennet hoca yüzümüze bile bakmıyordu. Ferhat merhaba dedi yerine geçti, Mete selam verdi yerine geçti. Ben Cennet hocanın yanına oturdum. Ayakta bir tek zeki kalmıştı. Berkant içki hazırlıyordu.

Zekiye seslendim;

– Zeki ayakta kalma gel yanıma.

Zeki tedirgin gözlerle etrafına bakınıyordu başka bir çift lafa girdi.

– Zeki adaya inince seni istiyoruz.

Zeki koşarak yanıma geldi;

– Hacı gülle, ben bu Cennet hocanın kocasından korktum adam manyak lan.
– Niye korkuyorsun oğlum özel olarak ben ilgilenecem onunla.

Zeki rahatlamış arkasına yaslanmıştı.

– Oh o zaman rahatım ben gideyim Berkant’a yardım edeyim.
– Git zeki.

Ferhat, Mete diğer çiftlerle muhabbet ediyorlar, Esma bizim kızların yanına oturmuş konuşuyorlardı. Ben cennet hocanın omzuna elimi atıp sarıldım. Kocası dik dik bana bakıyordu.

– Ne oldu? İzin mi alacaktım?

Adam burnundan soluyordu resmen. Cennet hocanın bacaklarına elimi götürdüm. Giydiği elbiseyi sıyırıp bacaklarını okşuyordum. Cennet hoca hiç tepki vermiyor yere bakıyordu sadece. Kocası gözlerini pörtletmiş bana bakıyordu;

– Şşşt köpürme koçum, bulmuşsun böyle karıyı, birde atar gider mi yapıyorsun? Sakin ol bakayım. Ani hareketler yapma, korkutuyorsun bak yavru ceylanı. Sakin ol, şimdi adaya gidene kadar bekleyemem ben.

Esmaya döndüm konuşmaya başladım.

– Esma sultan! Şimdi adaya kadar beklemek zorunda mıyız? Yoksa parti başladı mı?
– Keyif sizin ayol, parti çoktan başladı. Bak müziğinizi de açıyorum.

Esma elindeki kumanda ile müzik açmış son ses yıkılıyordu tekne. Sesi konuşacaklarımızı duyacak şekilde ayarladı. Çiftler üzerindekileri soyunmaya başladı, bikini, mayolarını giymek için kıyafetlerini çıkartıyorlar, Ferhat bir çifte, mete bir çifte, zeki bir çifte dağılmış aralarında oturuyordu. Sanırım beğenen, beğendiği kişinin yanına geçti. Ama sıkıntı yok burada ki tüm kadınların tadına bakacaktı. Bu sadece başlangıç…

Berkant içkileri getirmiş, herkese sırayla uzatıyordu. Millet yiyişmeye başlamış, matureler bizim genç çocukları soyuyordu. İçkimi yere koydum. Cennet hocayı kucağıma aldım. Kocası sinirli değil zevkle bizi izliyordu. Cennet hocanın belinden kavradım kucağıma oturttum. Yüzü bana bakmıyordu kocasına bakıyordu. Kocası gözlerini iyice açmış bizi izlemeye devam ediyordu. Elbisesini sıyırdım, kollarını kaldırdı yukarıya. O seksi sutyeni, külotu meydana çıkmış, muhteşem fiziği vardı.

Boynunu öpüyor, vücudunu okşuyordum. Cennet hoca tepki vermiyor sadece kucağımda duruyordu. Saçları önüne gelmişti. Elimle saçlarını kenarıya çekip, yüzünü bana çevirdim. Gözlerime bakıyordu. O kadar ateşli bakıyordu ki, dudaklarına yapıştım. İştahla öpüyor emiyordum. Cennet hocada yine tepki yoktu. Yüzüme bakıyordu. İçkimi yudumladım. Cennet hocaya kocası içkisini uzattı, cennet bir dikişte bitirdi bardağı. Eliyle yüzümü kendine çevirdi. Deli gibi öpmeye, dudaklarımı emmeye başladı. Canım acıyordu ama güzel geliyordu. Kocası zevkle bizi izliyordu. Diğer çiftler durmuş kucağımda duran cennet hocanın beni deli gibi öpmesini izliyordu. Kalçalarından tutup ayağa kaldırdım, dudaklarım çok acıyordu. Kalçalarını sıktırdım. Taş gibilerdi, sert vücudu vardı. Koltuğa yatırdım, kocası baş ucuna geldi cennet hocanın külotunu çıkarttı. Adam yüzüme bakıyordu. Terlemiştim, terli suratımla adamın yüzüne bakıyordum adam konuşmaya başladı;

– Sik amını hadi, sok sikini içine.

Cennet hoca konuşmuyor yüzüme bakıyordu. İçkimi uzattı adam. Bende alıp diktim kafama, yüzüm buruşmuştu, cennet eliyle kafamı tutup öpmeye devam etti

Kocası;

– Hadi sok artık, ıslandı orospu senin için.

Adamı dinlemiştim bu sefer, sikimi amına sürtüyordum. Cennet hoca eliyle tuttuğu gibi içine soktu. Gözleri büyümüştü. “ahh” dedi böğürerek, adam karısına tokat attı;

– İnle orospu.

Adamın eline vurdum ne vuruyorsun gibisinden. Adam saçlarını asılıyordu hocanın. Adama olan sinirimi cennetten çıkartıyor, hızlı hızlı sikiyordum. Diğer çiftler birbirini okşuyor, birisi Ferhat’ın sikini ağzına alıyor, diğeri Mete’nin sikini okşuyor, Zeki? Zeki gözlerini kapatmış, kadının ağzına veriyor, kocası Zekinin taşşaklarını avuçluyor, Esma ve bizim kızlar, Berkant’ın sikine 31 çekiyor, birbirleriyle öpüşüyor. Kafamı cennete çevirdim tekrar. Zevkten gözlerini kısmış inliyordu. Adam daha sert sik daha sert sik diyordu. Cennet bağırdı ve kalktı yattığı yerden. Omuzlarımdan tutup geriye yasladı beni, boynumu emerek sikime oturdu. Ama ters oturmuştu? Sikimde zıplarken kocası sutyenini çıkartıp memelerini emiyordu, yanımıza bir çift geldi oturdu, Ferhatta yanımızdaydı. Ferhat sikini Cennet hocanın ağzına soktu. Cennet ferhat’ın sikini ağzına alıyor, kocası memelerini yalıyordu. Cennet sikimden kalktı, Ferhat’a domaldı. Bu sefer Ferhat cennet’in amına girmiş, cennet bana oral seks yapıyordu. Yanımızdaki çiftten kadın dudaklarımı öpüyor, vücudumu yalıyor, kocası kadının götünü yalıyordu.

Bir an çok fena başım döndü. Bir anda çıplak kalmış, tüm bu olup bitenler başımı döndürüyordu.

– Lan! Kaçılın amına koyduklarım başım döndü.

Şortumu giydim teknenin güvertesine çıktım. Çok fena başım dönüyor, gözlerim kararıyordu. Dengemi kaybettim koltuğun üstüne yığıldım. Esma yüzüme su serpiyor, tokatlıyordu. Biraz kendime geldim, kusmaya başladım tekneden kafamı çıkartıp. Esma çıplaktı üstünde hiç bir şey yoktu. Bana sarılıp kafamı göğüslerine yatırdı. Saçlarımı okşuyordu. Altında siyah bir jartiyer vardı. Konuşmaya başladı;

– Tatlım bu manzaraya alışman lazım. Çok şanslısın mı demeliyim, yoksa çok şanssız mı? O senin sapıklığına, cinselliği yaşadığın, aldığın zevke kalmış.

Kafamı kaldırdı;

– Bak içeriye tatlım.

İçerisi brazzers stüdyosu gibi kim kiminle sikişiyor belli değil, cennet hocanın elinde iki yarrak, diğer çiftler bizim çocukların sikinin üstünde, başım dönerek tüm bunları sindirmeye, olaya idrak etmeye çalışıyordum.

– Sen diğerlerinden daha dayanıksız çıktın tatlım. Beni oğluma siktirirken, daha gözü kara sanıyordum seni. Hemen yamuldun. Tatlım bu gördüğün manzara cinselliğin uç noktası oluyor. Şuan sen zirvedesin. Bu zirvenin sonu uçsuz bucaksız bir uçurum. Biliyorsun cinsellikte asla sınır yoktur, zirve vardır. Sen bu zirveye tırmanan, hem de bu yaşta, çok ender birisin, diğer arkadaşlarında öyle. Buna alışacaksın, zevk alacak, çok büyük zevkler vereceksin. Tıpkı cennetin kocasına yaptığın konuşma gibi.

Yüzüme bakıyordu.

– Bak tatlım. Seks içine girip çıkmak değildir, kelimelerle bile insanı boşaltabilirsin. Sen seksi bir deliğe sokmak, o delikten kadının zevk almasını bekleme. O delikle konuş, kadını tahrik et. Herkesin bir zayıf noktası vardır. O noktayı bul, bul ki burada ki insanlar seni tekrar istesin. Bak içeriye, nasıl herkes aç kurt gibi saldırıyor birbirine. Sende zirvenin tadını çıkart ve ne ileriye ne de geriye gitme bundan sonra. Uçurumu izle sadece..

Ne diyor bu karı amına koyayım diye dinlerken hak vermeye başlamıştım. Elimden tutup kaldırdığında tüm o duygularımı, düşüncelerimi o denize bırakmıştım. Artık bende bu zirveye tırmanan bir dağcıydım.

İçeriye öyle bir girdim ki Cennet hocanın amında olan Mete’yi ağzına veren Kocasını gözüm görmedi bile. Cennet’in saçlarından tutup çektim aldım aralarından. Cennet saçını tutuyordu. Çok sıkı kavradım saçlarını, elime doladım çevirdim, yere çömelttim. Sikimi çıkartıp suratına vurdum. Kocası şaşkın gözlerle bana bakıyordu. Kolundan tutup yanıma çektim.

– Otur lan!

Adam yanımıza gelip oturdu karısının ağzına vermemi izliyordu. Tam karısının arkasına geçiyordu kolundan asıldım;

– Bir yere gitmek yok, bugün karını ben sikeceğim, sen orada köpek gibi oturup beni izleyeceksin.

Cennetin saçlarını tuttum sikimi boğazına kadar sokup çıkartıyordum. Öğürüyordu kusacağını anladığımda saçlarından tutup kocasının önüne çektim kafasını, olduğu gibi kocasının üzerine kusmuştu.

– Nasıl adamsın lan sen? Daha orospuna oral seksi öğretmemişsin. Siktir git temizle gel üstünü.

Adam şaşkın ve sinirli gözlerle bana bakıyordu. Cennet hocanın suratına tokat attım.

– Nasıl zevk alıyor musun? Konuşsana orospu.

Saçlarından tutup ittirdim. Yüzün kapak yere düştü. Arkasına geçip kalçalarını tuttum elime tükürüp amına sürdüm elimi.

– Nasılda ıslanmışsın. Nasıl? Kocanın karşısında başka yarrak yemek hoşuna gidiyor mu? hiç öğrencinin yarrağını yedin mi? Konuş orospu.

Kalçalarına çok sert tokat attım. Cennet hocanın canı acımış olmalı kendini ileriye iterek inledi. Belinden tutup tekrar kendime çektim;

– Cevap ver hiç öğrencinin yarrağını yedin mi?

Sikimi amına soktum çok sert sokup çıkartıyordum. Ben sokup çıkarttıkça inliyordu.

http://www.imgim.com/538_1000.jpg

– Hayır yemedim.
– Duymadım?

Kalçalarına çok sert bir tokat daha attım;

– Hiç öğrencimin yarrağını yemedim.

Saçlarından tutup sırt üstü yatırdım. Bacaklarını belime attı amını sikmeye devam ediyordum kocası geldi yanımıza. Ferhat’a seslendim. Ferhat olgun kadını kucağına almış, zıplatıyordu.

– Ferhat! Ferhat! Gel buraya gel, bu gavat zevk almıyor tam. Gel de sok şu orospunun ağzına Mete! Gel sende götüne sok

Adam hayır diyerek karısını çekmeye çalıştı. Adama bir tokat atıp ittirdim.

– Zeki Berkant tutun şu orospu çocuğunu.

Zeki ile Berkant kadınları bırakıp adamın kollarından çekti arkasına yasladı adamı. Zeki adamın kafasını tutuyor bizi izlemesini sağlıyordu. Diğer çiftler bizi izlemeye başladı. Erkekler siklerini okşuyordu.

– Bak şimdi bu gençler nasıl dağıtacak orospunun amını götünü.

Adam konuşmaya başladı;

– Hayır bensiz sikemezsin karımı hayır olmaz hayır!

Bağırıyordu,

– Sus köpek

Cenneti saçlarından tutup ayakları üstünde domalttım. Ferhat kucağına aldı amına soktu sikini. Mete ağzına veriyordu cennet sokak köpeği gibi inlemeye başladı.

– Sen bunun götünü de açamamışsındır. İzle bak nasıl sikiyorum.

Adam üstümüze atlamamak için kendini zor tutuyor, diğer çift;

– Of karımı da böyle sikin lütfen!
– Merak etme dayı, getir karını yanıma…

Adam karısının kolundan tutmuş yanıma getirdi.

– Yala sikimi

Kadın iştahlı bir şekilde ağzına aldı. Bir süre yalattım.

– Şimdi cennet’in götünü yala.

Kadın cennetin göt deliğine diliyle masaj yaparak yalıyor, Ferhat amına sokuyor, mete ağzına vermeye devam ediyordu. Kadının saçlarından çekip dudaklarını öpüyor, dilimi ağzına sokup emiyordum dilini. Kadını çektim kenarıya. Sikimi elime alıp cennetin göt deliğine sokmaya başladım cennet çok yüksek sesle inliyordu. Götüne sikim girdikçe gaz çıkartıyordu, cennet osura osura sikimi içine almıştı. Gözlerinden yaş geliyordu. Saçından tutup git gel yapmaya başladım götüne Ferhat amından çıktı ağzına verdi. Mete geldi yattı kadının altına, amına pompalamaya başladı. Ferhat boşalmak üzereydi. Cennetin sikini yalayan kadına ferhatın yanına gitmesini söyledim. Diğer kadında yanımıza gelmişti. Cennetin kocası deliriyor, zor zapt ediyordu bizim çocuklar. Ferhatın sikini sağdan, soldan yaşlı kadınlar dilliyor, cennet ağzını açıp boşalmasını bekliyordu. Ferhat tüm döllerini kadınların yüzüne eşit miktarda boşaldı. Cennetin ağzına akmıştı dölleri cennete sakın tükürme dedim. Saçlarından tutup çektim. Kocasının önüne getirdim;

– Kocanın ağzına at şimdi tüm dölleri.

Cennet ağzında ki dölleri kocasının suratına tükürdü. Adam iyice delirmişti. Meteye oral seks yapmaya devam ediyordu yaşlı kadınlar. Mete bende geliyorum deyince cenneti metenin sikine dayadım.

– Sakın yutma ağzında tut tüm dölleri.

Mete tüm döllerini cennetin ağzına akıttı.

Cenneti saçından tutup emekletiyor, kocasının önüne getiriyordum. Kocasının önüne geldik

– Aç ulan ağzını!

Adam açmıyor bağırıyordu sadece. Yaşlı kadını çağırdım. Cennetin kocasının sikini ağzına alıp ısırmasını söyledim. İki kadında gelip kalkık olan siki ısırıyordu. Cennetin kocası ağzını açıp bağırmaya başladı. Cennet tüm dölleri kocasının ağzının içine tükürdü. Adamım suratı, ağzı döl olmuştu. Adam kadınların suratına tükürünce, ağzındaki döller kadınların suratına geldi. Cennetin kocasının sikini ısırmayı bıraktılar, yüzlerinde ki dölleri yalıyorlardı. Sikimi cennetin ağzına verdim. Tam boşalacakken ağzından çıkartıp kocasının yüzüne boşaldım.

Kocası resmen ağlıyordu. Cennetin saçından tutup attım kenarıya. Cennetin ağzını diğer kadınlar öpüyor dölleri temizliyordu. Teknenin ortasına gidip haykırdım resmen. Berkant ile zeki adamı bırakmış. Adam oturduğu yerde ağlıyordu. Evet küçük çocuk gibi ağlıyordu. Cenneti kaldırdım ayağa, memelerini emdim. Sarıldım. Adamın karşısına geçtik;

– Nasıl? Zevk aldın mı orospu çocuğu? Karını orospu gibi siktirmek nasıl duygu?

Adam ağlamaya devam ediyordu. Cennet sutyenini ve külotunu giydi, gitti kendine içki kattı bana ve kocasına da getirdi. Adamın suratında hala döllerim vardı. Cennetin eline peçete verdim.

– Sil kocanın yüzündeki dölleri.

Koltuğa geçip oturdum. Esma’nın yüzüne bakıyordum.

– Dışarıda bundan mı bahsediyordun esma sultan?

Kırıtarak yanıma geldi. Önümde diz çöktü, sikimi eline aldı okşuyordu.

– Evet şekerim, tam olarak bundan bahsediyordum.

Diğer kızlar yaşlı amcaların siklerini okşuyor yalıyordu. Bir amca da Nur’un amına sokmuş sikiyordu. Berkant ile Zeki yaşlı kadınların içine gidip seks yapmaya başladılar. Esma sultan sikimi ağzına almaya devam ediyordu.

Adaya gelmiştik artık. Esma hala sikimi yalıyor, amını başka bir adama yalatıyordu. Cennet içkisini içiyordu. Esma ağzından çıkarttı sikimi,

– Hadi adaya!

Millet adaya gidiyor, cennetin kocası karısının koluna girdi. Kolundan çekip aldım adamı;

– Sen diğerleri ile git, karınla özel olarak ben ilgilenecem bugün

Adam yüzüme bakıyor, karısına bakıyordu;

– Yürü lan! Uza…

Adam arkasına bakarak indi tekneden. Cennet yanıma geldi;

– Teşekkür ederim
– Ne için?
– Buna yıllık nefretimi kusturduğun için.
– Ya sen bu psikolojisi bozuk herifle neden evlendin?
– Ailevi sebepler diyelim

Tekneden inmek için yürüyordu, hava serindi üzerine ceketini aldı. Bende ceketimi giyip gittim arkasından;

– Nasıl ailevi sebepler bunlar?
– Çok uzun hikaye boş ver. Ben sana gerçekten teşekkür ederim. O ağzımdan çıkanlar bu zamana kadar biriken nefretimdi. Bu yaşananlardan sonra o kadar rahatladım ki…
– Ya sikicem ama ha, delirecem ulan sizin yüzünüzden. Kime elimi atsam bir masumiyet! Yeter amına koyayım.

Arkamdan kolumu tutup çekti beni kendine, dudaklarımı öpüyordu;

– Kimseyi masum, mazlum görme. Gece yeni başlıyor ve benimle özel olarak ilgileneceğini söyledin. O ilgiden memnun kalmak istiyorum.

Koluma girdi, milleti takip ediyorduk. Gittiğimiz yerde hazır çadırlar, lavabo, duş alacağımız akan bir çeşme vardı. Millet içkileri hazırlıyordu. Ferhat, Mete, Zeki’yi yanıma çağırdım uzaklaştık milleten;

– Beyler bir sıkıntı var mı?

Ferhat;

– Yokta ne bileyim tuhaf hissediyorum.

Zeki;

– Al benden de o kadar hacılar, sikim yanıyo amk alev aldı kafası.

Mete;

– Beyler ben beğendim. Özellikle kuzeyin şu teknedeki davranışı. İçine canavar mı kaçtı lan senin?
– Canavar değilde, gözlerim açıldı.

Zeki;

– Benimde açıldı kuzeyin oğlu iyi ki getirmişsin beni buraya. Cennette gibiyim.

İleriden bir kadın Zekiye el ediyor yanına çağırıyordu;

– Aha benimki sesleniyor ben kaçtım hacı gülleler.

Ferhat;

– Adam akıllandı o kadar am sikince.
– Kim zeki mi? Akıllanmaz o.

Mete;

– Hadi gidelim bizde daha yeni başlıyoruz.

Cennet’in kocası yanıma geliyordu. Bizim çocuklar ateşin yanında kadınlarla sevişiyor, kocaları karılarını okşuyordu. Cennetin kocası yanıma gelip oturdu.

– Genç otur.

Hareketlendim gidiyordum. Bileğimden asıldı;

– Otur genç

Yanına oturmuştum;

– Buyur dayı?
– Bu zamana kadar bir çok zevki yaşadım
– Cennet ile mi?
– Cennetle veya başka kadınla çok zevkler tattım. Ama bugün tattırdığın zevk çok başkaydı. Bu yaşıma kadar tatmadığım bir şeydi bu.
– Teşekkür mü edecen sende amına koyayım?
– Yani aslında teşekkür edecektim ama, bunun bu gece devam etmesini istiyorum.
– Sana bir şey soracam dayı? Ama harbi cevap ver bana. Cennet, karın? Neden evlendi seninle?
– Böyle bir parti de tanıştık biz onunla. Zevklerimiz hemen hemen aynıydı, o nefret etmeyi seviyor ben kıskanmayı. İki zıt kutup bulmuştuk birbirimizi. Ama hiç kimse bugün senin gösterdiğin cesareti gösterip zevklendirmedi bizi. Bundan sonra görüşmek isterim seninle.
– Karının amını götünü çarşı pazara çevirtmeyeceksen bende görüşürüm merak etme.
– Anlaştık. Hadi gidelim o zaman.

Bunca insan, o kadar farklı zevkler içindeydi ki, kadının teki ayakları ile kocasının sikini okşuyor, parmak arasına alıp 31 çektiriyor, adam karısının ayaklarını kokluyor, bir başkası kadının ağzına veriyor, diğeri kadını domaltmış götünden sikiyor. Şu eşinin sikilmesinden zevk alan dayıya çarptı gözüm. Karısı çok güzeldi tam olgun. Fiziği düzgün. Dedim ya pornostarı gibi kadınların hepsi, olgun ama çok sağlamlar. Hani ev kadınına hiç benzemiyorlar. Kadın Zeki’nin sikini ağzına alıyordu. Zeki’yi kenarıya çektim sikimi kadının ağzına verdim. Kocası hemen yanımıza gelip 31 çekmeye başladı;

– Sikeyim mi karını? Bak ne güzel alıyor ağzına. Seviyor başka yarrak yemeyi. Seviyor musun?

Kadın ağzından sikimi çıkarttı;

– Bayılıyorum.
– Kocanı boynuzluyorsun değil mi? O evde yokken siktiriyor musun kendini?
Hem sikimi yalıyor hem konuşuyordu;

– Hem de nasıl, çeşme bozuldu diyorum muslukçuya siktiriyorum. Üst komşumun kocası geliyor o sikiyor.

Adamın suratına döndüm gülüyordum;

– Vay gavat vay, kadını siken sikene birde biz bakalım tadına. Bir sikmedik uçan kuş, birde ben kalmışım karını.

Kadını domalttım. Sikimi amına sokup git gel yapmaya başladım;

– Gavat gel buraya bak karının gözlerine nasıl seviyor başka yarrak yemeyi? Bak nasıl inliyor.

Kadının götüne vurdum kadın;

– Oh sik beni, kocamın sikemediği amcığımı sik, açamadığı göt deliğimi aç
– Sikemiyor mu kocan seni?
– Sikse burada ne işim vardı ki?
– Doyuramıyor değil mi amcığını?
– Doyuramıyor, hemen boşalıyor.
– Sende başka yarrak arıyor, siktiriyorsun kendini boynuzluyorsun değil mi kocanı?
– Evet, o evdeyken komşuya gidiyorum diyorum. Yarrak yiyip geliyorum eve.
– Seni orospu seni, oğlun yaşındakiyle sikiştin mi daha önce?
– Evet, kendi oğlumun arkadaşı sikti mutfakta

Kocasına döndüm;

– Duydun mu gavat? Oğlunun arkadaşı sikmiş karını?

Kadına döndüm tekrar;

– Oğluna vermedin mi?
– Oğlum beğenmiyor beni.
– Neden beğenmiyor, bir çok çocuk annesini sikmeyi ister.
– Çevresinde çok kadın var o yüzden sanırım.
– Sen beğenilmeyecek kadın mısın? Orospu ruhlusun. Ruhunda var değil mi orospuluk?
– Evet. Evde canım sıkılınca sosyal medyada amımı götümü paylaşıyorum. Kocamdan gizli diye. Bu gavatta eve gelince yorumları okuyor.
– Seviyor işte seni, kıskanç olsa paylaşmasa daha mı iyi?
– Evet çok sever karısını, yarrağa doyuruyor, canımın istediği erkeği kendisi bulup getiriyor eve siktiriyor beni.

Tüm döllerimi kadının içine boşalmıştım.

– İçinde kalsın döllerim kocan sikmeye devam etsin seni. Gavat gel buraya sik döllü amını karının.

Adamın sikini yalıyorken bu kadar kalkmamıştı. Konuşmalardan o kadar çok azmış ki, çatır çatır sikiyordu karısını. Kadın inliyordu.

Ateşin yanına gidip uzandım. Herkes çıplaktı bende bir şey giymedim üzerime. Cennet kucağıma çıkmış, sikime amını sürtüyordu;

– Yeni boşaldım orospum, kalkmaz hemen.
– Ben kaldırırım.

Vücudumu yalayarak sikime kadar getirdi kafasını, taşşaklarımı emiyor, diliyle sikimi gezdiriyordu.

Kocası geldi oturdu yanımıza sikini eline alıp 31 çekiyordu. Diğer yaşlı hatun gelmişti yanımıza kocasıyla birlikte, suratıma oturdu amını yalatıyordu. Cennet sikini içine alıyor, kucağımda zıplıyordu. Olgun hatun ile cenneti üst üste aldım. Sırayla amlarına sokuyordum, kocaları yan tarafta bizi izliyordu. Olgunun kocası;

– Karımın da ağzına boşalırmısın? Ağzıma tükürmesini istiyorum.

Kafamı sallayıp onayladım. Cennetin amını sikerken tam boşalacaktım kadın eline aldı sikimi, ağzına götürdü tüm döllerimi ağzına akıttı, daha sonra kalkıp kocasının ağzına bıraktı tüm döllerimi. Midem bulanmıştı artık amına koyduklarım bu nasıl fantezi diyordum. İçki almak için kalktım. Ferhat ile mete kadınları sikiyor, zeki kadının ağzına vermiş içkisini içiyordu. İçkimi aldım Ferhat ile Mete’nin arasına oturdum. Tam o sırada bir dayı geldi yanımıza.

Dayı;

– Gençler karımı ben sikerken, birinizin götümden sikmesini istiyorum.

Ferhat suratıma baktı;

– Bak bu harbiden ananın amı

Mete;

– Ananın amı kuzey

Ben;

– Kuzey mi? Ulan ben mi götümü sikin diyorum adama bak. Karşında ki dayıya söyle

Mete;

– Dayı ananın amı? O nasıl fantezi orospu çocuğu!

Ferhat;

– Aga ben sikmem baştan söyliyeyim.

Ben;

– Bana niye bakıyorsunuz amına koyayım? Benim ilgi alanım kadınlar.

Mete;

– Ben o götü sikerkem. Allah belamı versin sikimi keser denize atarım.

Dayı;

– Ee kim sikecek beni peki?

Gözlerimiz Zeki’ye dönmüştü. Zeki’nin gözlerini bağlamışlar, bir kadın ağzına alıyor, bir kadın Zeki’nin götünü yalıyor. Hep bir ağızdan “zeki!” dedik. Zeki seslendi;

– Hop neredesiniz hacı gülleler? Gelin lan ortam süper uhuuu sikim yanıyo! Kız zilli yalama orayı gıdık alıyorum ahahah!

Ben;

– Zeki sikecek dayı al gel karını.

Ferhat;

– Vay anasını sikeyim bu manzarayı kaçıramam.

Mete;

– Kalk kadın üstümden, izlemem lazım bu atmosferi.

Dayı karısını domaltmış sikiyordu. Sonra kendisi domaldı, karısının amını sikiyor, başka bir adam karısının ağzına veriyordu. Dayı kafasını bana çevirdi;

– Hadi soksun götüme.

Zeki’nin hala gözleri bağlı, kadınların içindeydi. Zeki’nin yanına gittim.

– Zeki gel kanka on numara oyun oynayacağız şimdi.
– Ne oyunu kuzeyin oğlu? Bak zaten sikimden alev çıkıyor.
– Bu son kanka iyice alevlenecek o ama geçecek.
– Merak ettim lan, hadi gidek oynayak pompa, pompa!

Zeki’nin kolundan tuttum adamın arkasına getirdim. Ferhat ile Mete olayı izliyorlardı.

– Zeki şimdi gözlerini hiç açmayacaksın.
– Açamıyorum zaten orospu nasıl bağladıysa…
– Süper, şimdi kadının götünden sikeceksin ama dokunmak yok tamam mı?
– Dokunmadan sikimi nasıl sokcam içine? Deliği nasıl görcem oğlum?

Adamın götüne baktım, kıl yoktu, anlamaz bu diye düşündüm.

– Tamam zeki dokunabilirsin. Hadi başla.

Zeki ellerini açtı, adamın götünü arıyordu, kalçalarını ayırdı adamın. Tam eğilip yalayacaktı. Kolundan tuttum kaldırdım.

– Zeki dur, yalamak yok sok sadece.
– Haa iki dil ataydım ya?

Ferhat ile Mete gülmemek için ağızlarını kapatıyorlardı.

– Yok zeki dil falan atma kardeş, sok sadece.
– Peki hacı gülle. Kız zilli hazır mısın geliyor benim sıpa,

Adamın kalçalarına tokat attı;

– Of ananın amı, bune lan taş gibi göt, kız çok mu fitness yaptın sen? Bu yaşta bu göt ne kütür kütür. Amın nasıldır acaba.

Eliyle amını arıyordu adamın. Zeki’nin elini tuttum.

– Zeki hadi sik şu götü sonra amına bakarsın.
– Tamam amına koyayım bağırma bana!

Zeki sikini çıkarttı adamın götünü zorluyordu,

– Abo hacı gülleler, çok dar bu. Oh acıdı sikim, girmiyor oğlum bu?
– Zorla zeki girer.

Kadın inliyordu, zek**e kadını siktiğini sanıyordu. Halbuki kadın amı yalandığı için inliyor. Ferhat ile Mete gülmeye başladılar elime sus işareti yaptım onlara.

Zeki adamın götüne girmiş sikmeye başlamıştı. Elleriyle kalçalarını ayırmış, pompalıyordu.

Zeki;

– Yok aga amdan da sikmem lazım, götü böyleyse amı nasıldır kim bilir.

Zeki elini adamın sikine doğru attı, oraları yokluyor mıncıklıyordu. Ferhat ile Mete kahkaha atmaya başladı artık durduramıyordum onları. Herkes bize bakıyordu. Zeki adamın sikini mıncıklıyor kafasıyla sağa sola bakıyordu konuşmaya başladı;

– Kuzey! Bu ne kanka? Bıngıl bıngıl bir şey sallanıyor bunun önünde? Alla alla kamış mı tuttum ben?

Ferhat ile Mete yarılıyordu. Ben de kendimi tutamadım kahkaha atmaya başladım, zeki adamın sikini eline almış mıncıklamaya devam ediyordu.

– Kuzeyin oğlu? Traversiti mi siktiriyonuz lan siz bana heh? Bune oğlum bıngıl bıngıl, bak elledikçe büyüyo bu.

Zeki adamı sikmeyi bıraktı, siki içinde bekliyordu. Adamın sesiyle irkildi

Adam;

– Devam et, siksene götümü neden durdun?

Zeki;

– Götünü? Kim sikiyor götünü?
– Sen, hadi durma sok içine
– Ananı sikeyim!

Zeki panikle adamın içinden çıkmış, gözünde bağlı olan bezi çıkartmaya çalışıyordu. Sağa sola deli gibi dönüyordu. Yanına gittim, bezi çözdüm. Gözlerini ovuşturarak, adamın götüne bakıyordu. Sonra eğildi adamın sikine baktı;

– Ananı avradını sikeyim ben bunu mu sikiyordum?

Ferhat ile Mete yerlere yatıyordu gülerken.

Ben;

– Ya zeki nasıl adamsın sen? Kadın dururken adamın götünü siktin?
Zeki eliyle ağzını kapattı mahcup bir tavırla dayının yanına gitti;

– Ya dayı kusura bakma, götünü istemeyerek siktim.
– Sorun değil koçum devam edebilirsin?

Zeki yanıma geldi;

– Deli mi lan bu adam? Yanlışlıkla siktik diyoruz, devam et diyor
– Git devam et sende?
– Kuzeyin oğlu benimde ilgi alanım kadınlar, dayının götü siktik ya tüh gitti erkeklik.
– Sıkıntı yapma zeki, git kadınları sik sende.
– Haklısın kuzeyin oğlu.

Kadınların yanına gitti, kadınlar tekrar gözünü bağlamak istedi. Zeki konuştu;

– Kız zilli, gözümü bağlama, sonra seni kaybedip dayıyı sikiyorum. Bu sefer kuzeyin oğlunu sikerim falan aman ha.

Zekiye bağırdım;

– Zeki!
– Ne var lan? Gözümü bağlıyorsunuz ne siktiğim belli değil amına koyayım.

Kadının kafasını tutup sikini ağzına verdi;

– İyi yala, dayının götünü siktiğimi unuttur bana.

Zeki dayıya dönüp bağırdı;

– Dayı! Çizdik senin kestaneyi, bundan sonra namusumsun ona göre!

Biz kahkaha atıyorduk.

Zil zurna, sarhoş olmuş çadıra girip uyku çektim. Bizim çocuklar devam ediyordu. Sabah gözlerimi açtığımda kollarımda cennet hoca vardı. Çırılçıplak, götünü bana dönmüş, kolumun üstüne yatmış uyuyordu.

Kolumdan çektim cenneti. Kolumu bırakmıyordu, boynunu yanaklarını öptüm. Kalktım ayağa, üzerimi giyindim çadırdan çıktım. Millet uyanmış masa hazırlamışlar kahvaltı yapıyorlardı. Kahvaltıya katıldım. Bitince tekneye geçecek. Geri dönecektik. 1 gün kalmıştık sonuçta. Geceyi burada geçirdik. Kahvaltımı yaptıktan sonra kumsalda yürüyordum. Esma yanıma geldi.

Esma;

– Misafirlerimiz sizden çok memnun kaldı, ve bunu size hediye etmemi söylediler.
– Nedir bu esma sultan?

Elinde oldukça kaba olan bir zarf vardı.

Esma;

– Para şekerim.

Elinden aldım zarfı içine bakıyordum. En son bu kadar parayı arabamı alırken görmüştüm. Zeki ye seslendim.

– Zeki! Koş gel.
– Hop ne oldu hacı gülle?
– Gel kanka gel.

Esma sultan suratıma bakıyordu.

Zeki;
– Geldim hacı gülle söyle.
– Zeki’cim dün yanlışlıkla göt siktin ya.
– Of kuzeyin oğlu hatırlatma kusacam şimdi, evet ne olmuş? Bak yine sik dersen senin götü sikerim farklı götlerin tadına bakmak lazım. Her zaman aynı yemek yenmez değil mi?
– Zeki saçmalamada bir sus amına koyayım. Al şu parayı koy cebine.
– Para mı? Ne parası?

Elimde tuttuğum zarfı uzattım ona. İçini açtı baktı;

– Oha ben bu paraya erkek götü sikmemiş yarrak yaptırırım. Sağ ol kuzeyin oğlu.
– Erkek götü sikmemiş yarrak mı? One lan?

Belinden siyah bir dildo çıkarttı sallıyordu;

– Ameliyatla bunu taktırcam moruk kendime.
– Ananı sikeyim onu nerden buldun?
– Şu karının çantasından aldım. Ştt kız ziilli esma canın mı çekti? Ne bakıyon?

Esma;

– Hadi hazırlanın gideceğiz şekerim.

Zeki;

– Seni gidi seni. Kuzeyin oğlu takarlar mı bunu bana?
– Valla takacakları bir yer var zeki ama. İşlevi olmaz.
– Haa öyle diyorsun, bak şimdi ne yapcam.
– Ne yapcan zeki?

Dildoyu tutup denize attı;

– Balıklar yarrak yesin.

Kafasına tokat attım;

– Yürü amına koyayım ya.

Tekneye bindik gidiyorduk artık. Merve ve Nur uyuyor. Ferhat maturenin dizine yatmış uyuyor. Zeki mature ile öpüşüyor, elleşiyordu. Ben de karşımda oturan cenneti izliyordum. Cennet kocasının penisini okşuyor bana bakıyordu. Sigaramı yaktım güverteye çıktım. Arkama yaslandım ve dedim ki…

– Ne gündü amına koyayım!…

18. BÖLÜM SONU…

DEVAM EDECEK…

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!…

Categories
Uncategorized

Türbanlı Annem – Alıntı

Türbanlı Annem – Alıntı
Arkadaşlar merhaba diyerek sizlere tamamen yaşanmış bir yeni ensest türbanlı sex hikayesi yazmak istiyorum.

Adım Birtan, İstanbuldan sizlere yazıyorum. Aslında İstanbul’da oturuyorum yıllardır ama şuan öğrenim için başka bir ile taşınmam gerekti. İki yıldır Ankara’da yaşıyorum, altındağ’da üç arkadaş kalıyoruz. Anlatacaklarım şeker bayramı için eve geldiğimde türbanlı annemle yaşadıklarımı içeriyor ve gerçekten inanılmaz dakikalardı. Şuan annem içeride ev işleri yapıyor ama ben hazır vaktim varken benim gibi annesiyle sikişen birileri varmı diye internette arama yaptım, bu sitede bir kaç sex hikayesi buldum ve onları okuduktan sonra bende yaşadıklarımı sizlere anlatmak istedim. Aslında annem ev işi yaparken arkasına geçip kocaman götünü izlemek vardı fakat babamda evde olduğundan annem izlerken yakalanmam başımı belaya sokabilir. Aslında korktuğum tek şey annemle bir daha sikişemeyebilirim o yüzden bunu riske atmak istemiyorum ve babam evdeyken kesinlikle anneme sulanmak istemiyorum. Neyse daha fazla sizlere açıklama yapmak yerine götümü parmaklayan türbanlı annemle ensest sex hikayesine başlasam çok daha iyi olacak sanırım.

Babam tam bir kahvehane bağımlısı olduğu için genelde gece geç saatlere kadar kahvede takılır ve türbanlı annemi evde yalnız başına bırakır. Ben gece 11 gibi eve geldim, babam her zaman olduğu gibi hala gelmemişti ve annemde televizyon izliyordu. Annem 40’lı yaşlarında, balık etli, komşulara karşı biraz cilveli bir kadındır. Bu cilvesinden benim haberim var çünkü arada yaparken görüyorum ama babama karşı çok dikkatli olur çünkü babam çok kıskanç bir adamdır. Neyse televizyon izleyen annemin karşısına oturdum. Ev hali olduğundan annemin üzerinde bir etekle bluz gibi bir şey vardı, eteği otururken dikkat etmediği için alttan açılmıştı ve içindeki külota kadar görünüyordu. Kırmızı bir kilot giymişti ve arası tam amının üzerinde duramadığı, sağa sola kaydığından önümde kabak gibi açık bir şekilde bekliyordu. Ben annemin etek altı görüntüsüne bakarken o bana orular soruyordu ama bir kaç saniye annemle iletişime geçemedim ve külotunun kenarından fırlayan amının dudaklarına bakmaya devam ettim.

Bir anda kendime geldiğimde annemin bana üçüncü veya dördüncü kez “eee anlat bakalım oğlum, neler yapıyorsun, dersler falan nasıl?” diye sorduğunu fark ettim. Biraz gecikmiş bir cevapta olsa bende “iyi anne ne olsun işte idare ediyoruz” dedim. Sonra annem “iyi bakalım, kız arkadaşın falan var mı?” diye sordu. Ben ne annemin karşısında gözümü almadan külotuna, amına baktığım için bu sorularını sürekli gecikmeli olarak cevaplayabiliyordum. İkinci sorusunuda bir süre amını izledikten sonra cevapladım ve “evet anne kız arkadaşım var” dedim. Annem bu sorudan sonra eteğinin açıldığını ve benimde eteğinin altından görünenlere baktığımı fark etti. Annem türbanlı ev hanımı olduğundan pek öyle babamı aldatmak için fırsatı olmamıştır diye düşünüyorum. Yani komşulara karşı sıcak kanlı veya biraz cilveli olabilir ama benim gördüğük kadarıyla annemin cilvesi sadece sözde ama o gün benim eteğinin altına baktığımı fark ettiğinde hiç bozuntuya vermeden frikik vermeye devam etti.

Önce kendi kendime “acaba annemin amacı nedir” diye düşündüm ama başlarda pek bir şey anlayamadım. Madem annem izin veriyor o halde bende annemin etek altı görüntüsüne gözümü kırpmadan bakmaya devam ettim. Bir kaç dakika boyunca annem televizyon izlerken bende gözümü hiç kırpmadan annemi izledim. Derken sonunda annem oturduğu yerden kalktı ve “ben geliyorum oğlum sen otur” diyerek yatak odasına gitti. Geldiğinde üzerindeki gecelik gece neler yaşanacağına dair bir haberciydi sanki. Pembe mini bir gecelik vardı üzerinde, içinde külot var mıydı o an bilemiyordum ama gecelik tek parça olduğundan ve göğüs kısmının oldukça açık olduğundan sutyen giymediğini anlayabiliyordum. Tekrar az önce olduğu gibi karşıma geçip oturdu ve o seksi geceliği ve türbanlı haliyle tekrar televizyon izlemeye devam etti. Arada bir arkasına yaslanarak ayaklarını topluyor ve etek altı görüntülerini vermeye devam ediyordu.

İlk bu görüntüleri verdiğinde iç çamaşırı giymemiş olduğunu gördüm ve o an sikim dışarı çıkmak için ve okşanmak için can atmaya başladı. Hemen sikimi kamufle ettip ve pantolonumun üzerinden okşamaya başladım. Bir kaç dakika okşadıktan sonra pantolonumun önünün ıslandığını fark ettim ve hiç umursamadan okşamaya devam ettim. Bir ara annemin amına öyle bakıyordum ki kendimden geçmişim, anneminde beni izlediğini görememişim. Oturduğu yerden kalktığı gibi yanıma gelerek hiç bir şey söylemeden sikime elini attı. Biraz pantolonunun üzerinden okşayarak “anne oğul sex mi yapsak hazır baban yokken?” diye sordu. Annemin birden konuya girmesi beni dahada azdırmıştı o yüzden ellerimi pantolonumun önünden çekerek “tamam anne, pantolonumu çıkart o zaman hadi” dedim ve annemin pantolonumu çıkartmasını, külotumu aşağı sıyırmasını ve sonrasındada taşaklarımı avuçlayarak yarrağımı ağzına almasını izlemeye başladım.

Başındaki türbanı bir an olsun çıkartmıyordu ve taşaklarımı avuçlayarak deliler gibi sikimi yalamaya devam ediyordu. Ellerimi bir anlığına başına koydum ve başını sabit tutup yarrağımı hızlı bir şekilde ağzından içeri sokup çıkartmaya başladım. Az önce annem bana sakso çekerken çok temkinli davranıyordu ve boğazına kadar sokmuyordu ama ben girip çıkmaya başladığımda elimde olmadan boğazına kadar itekliyordum o yüzden zaman zaman midesi bulanıyordu ama gözlerinden akan yaşlar görülmeye değerdi. Sanki ağlarcasına gözlerinden yaşlar akarken bir yandanda ağzına sikimi alıp emmeye çalışması beni çok fazla tahrik etmişti. Kısa sürede artık anne oğul sikiş için yatak odasına doğru ilerlemeye başladık ama ilerlerken annem sikimi çekiştiriyor bende onun götünü geceliğinin altından kavramaya çalışıyordum. Babam geç geleceği için o konuda bir endişemiz yoktu o yüzden yatak odasında annemle sex yapmak için acele etmiyor, her saniyenin tadını çıkartıyordum. Porno izle

Yatak odasına girdiğimizde yıllarca babamın yarrağını yediğini ama şimdi sıra benim yarrağımı yemek istediğini söyledi ve kapının hemen dibinde dizlerinin üzerine çökerek “tekrar ver bakalım şu sikini ağzıma” diyerek ağzını alıp beklemeye başladı. Az önce olduğu gibi türbanından tuttum, ağzına yarrağımı yavaşça koydum ve bir süre sadece bakalım ne yapacak gibisinden beklemeye başladım. Dilinin üzerine bıraktığımda direkt ağzını kapatarak yarrağımı emzik gibi emmeye başladı ve bu sırada bir eli sikimin dibindeyken diğeri de bacaklarımın arasından götüme doğru uzanmıştı. Annem ilk başlarda götümden destek alarak beni kendine doğru çekiyor, yarrağımı demin olduğu gibi boğazına kadar sokmaya çalışıyordu. Bir kaç dakika sadece bu pozisyonda kaldık ve anneme sakso çektirdim ama sonrasında annemin işaret parmağının göt deliğime dokunduğunu fark ettim. Başlarda pek aldırış etmedim ama geçen dakikalarla parmağının götüme girmeye başlaması tarif edemeyeceğim bir duygu vermişti bana.

Annem hırsla bir yandan bana oral sex yaparken bir yandan da götümü parmaklamaya devam ediyordu.O gece babam gelmeden evvel türbanlı annem götümü parmaklayarak sakso çekti bana ama daha fazlasını hayal ediyorduk annemle fakat vakit yetmemişti. Normalde babam o saatlerde pek eve gelmezdi ama niyeyse o gün erken geleceği tutmuştu. Annem parmağını götümden çıkartmadan beni bir defa ağzına boşalttırdı. Boşalmadan önce her damlasını yutacağını o yüzden yarrağımı ağzından çıkartmamamı söyledi. Söylediği gibi yaptım ve boşalırken annemin ağzında kaldım. Tamamen boşaldığımda da önce annem parmağını götümden çıkarttı, ardından da spermlerimi yutmaya başladı. Tam annemle sikiş için yatağa geçecektik ki kapı çaldı ve annemle ben panik içerisinde üzerimizi giymeye başladık. Benim giyinmeme gerek yoktu aslında ama panikle külotumu, pantolonumu falan giymiştim ama üzerime bir şey giymeden odama gittim.

Annemde geceliğinin üzerinden günlük kıyafetlerini giyerek kapıyı açmaya gitti. Gelen babamdı ve o gün yorgun olduğu için erkenden yatması gerektiğini söyledi. Annemle babam arasında geçen tüm konuşmaları duyabiliyordum. Babam önce tuvalete gitti, ardından uyumak üzere yatak odasına geçti. Annem ise babam yatarken televizyonun başına oturarak yarım saat kadar orada takıldı. Artık bende yatmak üzere hazırlanırken birden kapımın açıldığını fark ettim. Bu defa annemin üzerinde hiç bir şey yoktu, tüm kıyafetlerini eline almıştı, çırılçıplak bir şekilde odama girdi. Önce kıyafetlerini bir kenara fırlatıp atarak kapımı kilitledi ve “kaldığımız yerden devam edelim mi” diye sordu. Evet dercesine başımı salladım ve annemi yatağıma davet ettim. Ben altta yatarken o üzerime çıktı ve dudaklarımı öpmeye başladı. O sırada bende ellerimi annemin kocaman götüne yapıştırmış okşuyordum. Dudaklarımdan öptüğü bir sırada biraz kendini geri çekti ve gözlerimin içine bakarak “parmağını götümde istiyorum” dedi.

Biraz evvel bana yaptığını şimdide benim ona yapmamı istiyordu. Hiç itiraz etmeden parmağımın tekini annemin götüne sokmaya başladım. Öyle sokuyordum ki annem dudaklarımdan öperken bende hızlı hızlı annemin götünü parmaklıyordum. Ara ara dudaklarımdan uzaklaşarak “oooohhh, aaaaahhh, ççooook güüzeeeeel” şeklinde fısıldayarak inliyor ardından tekrar dudaklarıma yapışarak emmeye devam ediyordu. Bu dakikalarca sürdü ve sonrasında annem “artık içime almak istiyorum” diyerek üzerimde oturma şeklini aldı, götüne girmiş parmağımı tutarak götünden çıkarttı ve “artık yarrağını sok göt deliğime” diyerek yarrağımı avuçlarının arasına alıp üzerine oturmaya başladı. Tüm bunlar yaşanırken çırılçıplak olan annemin başında hala türbanı duruyordu. Zannediyorum beni dahada azdırmak için türbanlı sex fantazisine başvurmuştu ve sikiş bitene kadar türbanını bir saniye olsun çıkartmak istemedi. Üzerimde zıplayarak götünü siktirirken bir taraftanda amını parmaklıyor ve inlemeye devam ediyordu. Seks Hikayeleri

Zaman zaman iniltileri yükselmeye başladığında ben “anne yavaş ol, babam duyabilir” diyordum ama o babamın duymasını umursamıyor daha çok kapım kilitli olduğu için kendin güvende zannediyordu ve sözlerime hiç aldırış etmeden üzerimde inleyerek zıplamaya devam ediyordu. Dakikalar boyunca zıplamaya devam etti, sonrasında belinde duran ellerimin ikisini de tutarak memelerinin üzerine koydu ve “memelerimi avuçla” deyip ilgilenmemi istedi. O kadar büyüktülerdi ki avuçlarımın içerisine sığmamışlardı ve tutmadığım zamanlarda bir aşağı bir yukarı, bir sağa bir sola deli gibi sallanıyordu. Avuçladığımda artık annemin memelerini tutarken o daha rahat bir şekilde zıplamaya devam ediyordu. Sonunda zıplamayı bırakarak yarrağımın tamamı içerisindeyken ileri geri gitmeye başladı. Bu sırada orgazm olabileceğini düşündüm ki düşündüğüm gibi de oluyordu. Orgazm olmaya başladığında yavaşlamış, ortalarına doğru ise kollarını bana dolayarak sıkı sıkı tutuyordu.

Götünü siktirerek orgazm olan kadın ilk defa görüyordum desem yalan söylemiş olmam. Tamam pek sikiş deneyimim yok ve sizlere anlattığım türbanlı annemle yaşadığım sex hikayesi dışında toplasanız iki yada üç defa ilişkim olmuştur ama ne bileyim o kadar porno izledim veya zaman zaman porno hikayeleri okurum fakat götünü siktirerek orgazm olan bir kadınla ilk defa karşılaşıyordum. Resmen yarrağım göt deliğinde duruyordu ve annemin amı olabildiğince ıslanmıştı. Karanlık olduğu için amından boşalma sırasında bir şeyler aktımı yada akmadımı göremedim ama işimiz bittiğinde üzerimden kalkarken elimi sikime doğru götürmüştüm ve sikimin ön tarafında, yani dibinde aşırı derecede bir ıslanma fark etmiştim. O gece önce annem duşa girdi, annemin çıkmasıyla beraberde ben duşa girdim. Sabah kalktığımızda annem hala uyuyordu, kahvaltıyı babam hazırlamıştı. Babam yemekte “dün annen kaçta yattı, hala kalkmadı?” diye sordu.

Bende “bilmiyorum baba benim yattığımda o oturuyordu hala” dedim ama bunları derken gerçektende ben yatarken annemin oturduğunu hatırladım, yani üzerimde oturarak zıpladığını ve göt deliğini siktirdiğini hatırladım. Kahvaltıda babam karşımda otururken ister istemez sertleşmeye başlamıştım . Derken kahvaltının sonlarına doğru annem yüzünde bir gülümseme ile mutfağa girip “günaydın canlarım” dedi. Göz göze geldiğimizdede bana öpücük atarak “nasılsın aslan oğlum, iyimisin bakalım” diye sordu. Üzerimde bir suçluluk belirmişti babama karşı o yüzden biraz çekingen bir sesle “iyiyim anne sen nasılsın” diye sordum ama gözlerimde babamdaydı, acaba olanları anlamış mıdır diye. Gereksiz bir korkuydu bu çünkü babamın o an konuşulanlardan hiç haberi bile yoktu diyebilirim. Hiç bizimle ilgilenmiyor bir taraftan kahvaltı ederken bir taraftanda telefonunda bir şeylere bakıyordu. O gece anne oğul gerçekten çok yüksek bir performans sergilemiştik ve yaşanılanların devam edeceğinin sinyalinide sabahki o kahvaltıda almıştım .

Okul için çarşamba günü yola çıkmam gerekiyor o yüzden yıllar sonra başlayan bu anne oğul sex ilişkisi ne yazıkki en fazla bir kaç gün sürecek fakat bu günden sonra tekrar annemle sex yapabilir miyim bilmiyorum ama eğer öyle bir fırsat bulabilirsem ne zaman müsait olabilirsem sizlere yaşadıklarımı en ince ayrıntıları ile aktaracağım

Categories
Uncategorized

Taksici İsmet 26-32 bölüm

Taksici İsmet 26-32 bölüm

taksici ismet – 26
________________________________________
Yasmina ve oğlu Majid ile denizde oynuyorduk. Ama gözüm soyunma kabinin kapısındaydı.
Mukkades ve eşim, Fahri beye zevkli anlar yaşatıyorlardı.
Kabine giderken önden yürüyüşlerini göz önüne getirdim.Önce eşim girmişti kabine, peşinden Mukkades ve hemen sonra Fahri bey girip kapıyı kapatmıştı. Kaç dakika olmuştu gireli? 10-15?
Ben kaç dakikada çıkmıştım? 5-6 bilemiyorum ama 10 dakika sürmemişti. Bunlar neden bu kadar uzun kalmıştı. İyice merak etmiştim.
Birden kapı açıldı ve Mukkades kabinden çıktı. Ardından kapı kapandı. Çıkan olmadı. Mukkades bize doğru yürümeye başladı. Yasmina’nın yanından ayrılıp Mukkades’e doğru yürüdüm.
“Hayır ola, neden bu kadar uzun sürdü?”
“Fahri beyimiz aşka geldi.”
“Yani..”
“Kabine girer girmez eşine resmen saldırdı, adam dün akşamdan beri bu anı bekliyor.”
“….!!!….”
“Senin eşin var ya İsmet…tam bir seks canavarıymış. Kabine doğru giderken ne yapacağımızı tekrar konuştuk. Meğersem götüne güneş yağı sürmüş. Fahri’nin onu götten sikeceğini anlamış.”
“Yani kabinde seks mi yapıyorlar?”
“Evet, Adam ikinci postaya başladı, ben çıktım.”
“İkinci posta !!! bu kadar çabuk mu?”
“Sen Yasmina’yı ilk siktiğinde ikincisini hatırlasana!!!”
Mukkades doğru bir noktaya parmak basmıştı. Adamın fantazisinde eşimi götten sikmek vardı.
Dün akşamdan beri istekli olduğunu düşünürsek, mutlaka ilacınıda atmıştı.
Ehh… eşime tatlı zevkler dilemekten başka bir seçeneğim yok.
Yasmina’nın yanına geri dönüp, kendimi ona odaklamaya başladım ama yinede göz ucuyla kabine bakamadan edemiyordum.

15 dakika sonra eşim kabinden çıktı ve gözleri beni aradı. Kolumu sallayarak ona işaret ettim. Denize yanıma geldi. Yasmina oğlunu alıp şezlonga uzanmaya çıktı.
Eşim yanıma geldiğinde yanakları al al dı.Hemen beline sarılıp denizde biraz açıldık. Su seviyesi göğüs hizasına gelince durduk.
“Neler yaptınız anlatsana..”
“Ohh, çok güzeldi.”
“Kabine hazır gitmişsin bakıyorum.”
“Ohh.. evet, dünden beri adamın gözü kalçalarımın üzerindeydi. İlk fırsatta beni arkadan yapacağı belliydi, bende hazırlandım.”
“Ne zaman hazırlandın?”
“Sabah banyoda mayomuzu giyerken.”
“Umduğun gibi çıktı mı bari?”
“Anlatmamı istermisin?”
“Evet …çok isterim.”
Beline sarıldım, iki parmağımı mayonun içine sokup,poposunu aralayıp içine soktum. Deliği iyice gevşemişti. İçerisi ılıktı, Fahri’nin spermleri halen içinde yüzüyorlardı.
“Biz Mukkades ile kabine yürüken,ben şey sordum, Fahri bey canı seks isterse ne yaparız diye. O da dedi ki bu adam senin arkana hasta,bende biliyorum dedim ve güneş yağı ile hazırladığımı söyledim…”
“Eee sonra?”
“Mukkades ve ben bir kahkaha patlattık, bana kötü sözler söyledi. Sonra kabine girdik. Fahri bey hemen göğüslerime saldırdı ve elleri kalçalarımı ovmaya başladı. Önüme diz çöküp mayomu indirdi ve yüzünü önüme gömdü,elleri aynı anda göğüslerimi okşuyordu.”
“Mukkades ne yapıyordu o esnada?”
“Kocasının aletini okşamaya başladı. Gerçi şortu iner inmez sertletmişti.”
“Boyutu nasıldı?”
“Fazla büyük değil ama kalın.”
“Ağzına aldın mı?”
“Gerek kalmadı, arkamı çevirip popomu yalamak istedi. Hindistan cevizli güneş yağını görünce,off dedi ve kalçalarımı ayırdı Mukkades’in yardımıyla hemen içine girdi.”
“Yani Mukkades yardım mı etti”
“Evet, yardım etti, sonra eli ile önümü okşadı ve benim elimi alıp onun önüne koydu, bende onu okşayıp parmakladım. Değişik bir duyguydu bu. Başka bir kadını vajinasına parmak sokup okşamak. Ne bileyim, farklı bir zevk. Fahri beyin içime akkıtığını hissetim, ben daha zevk almamıştım,aniden patladı. Ben çıkaracak sandım ama o git gele devam etti. Sertliğini kaybetmedi. Mukkades mayosunu çekip çıktı, bizi yalnız bıraktı.”
“Eee, sonra ne oldu?”
“Oo,senin ki kalktı yine, hayırdır?”
“Haydı hem anlat, hem okşa..”
“Odamıza çıkalım mı?”
“Dur ..mayonun önünü aç ve bacaklarını belime dola.”
“Burada herkesin içinde?”
“Yahu en yakın insan en az on metre uzakta, kimse anlamaz ne yaptığımızı..haydi beni dinle..”
Eşim mayosunu ayırdı kollarını boynuma dolayıp bacaklarını belime doladı. Bende şortumu yarım indirip sol elimle kalçasını tutup, sağ elimle aletimi amının dudaklarına sürtüp içine kaydım. Sonra her iki elimle kalçalarından tutup denizin bizi hareket ettirmesine bıraktım.
“Haydi anlatmaya devam etsene..”
“Nerede kalmıştık?
“Bilmiyorum, ama istersen en başından anlat, hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan anlat.”
“Haa, tamam hatırladım..Mukkades bizi yalnız bırakıp çıktı. Fahri bey daha arzulu ve istekli vurmaya başladı. İki elim kabin duvarına dayanmış o sert darbeler altında ayakta zor duruyordum.
Yavaş yavaş zevk içimde tırmanıyordu. Bir elimi aşağıya götürüp adamın taşşaklarını avuçlayıp sıktım, aşağıdan zevk sularım akıyordu. Üç parmağımı birden içime sokup diğer yerdeki alete basırmaya başladım. Hem parmaklarımla kendimi okşuyor hemde arkamdaki alete baskı uyguluyordum. Yavaşça içimde şismeye başladı.. ohhh, çok güzledi. İçime tekrar o ılık suyularını akıtacaktı. Alttaki elim hızlamanaya ve her iki yerimi kasmaya başladım. Zevk doruğuna ulaşmak üzereydim. Fahri beyin elleri kalçalarımı iyice tutarak dahada ayırdı ve son darbeleri vururken içimde patladığını hissetim ve o esnada bende geldim.
Çok güzeldi. Beni arzulayan bir erkeği memnun etmiş ve bende zevk almıştım.
Sonra içimden çıkarıp beni ters çevirip hiç beklemediğim bir anda dudaklarımı öptü. Bende kendimi kaptırıp öpücüklerine cevap verdim..üzgünüm sevgilim, biliyorum dudaklarım sana özel ama,işte bir anlık dalgınlığa geldim, kendimi kaptırmıştım.”
Dudaklarına yamulup,hırsla öpmeye başladım.
Kasıklarım dayanamamıştı, spermlerim içine boşaldı. Gelmiştim, aşağıya doğru baktım, amının etrafında beyaz sıvılar akıyırdu. Spermlerin deniz suyuna karışmıştı, içinden çıkarınca daha çok sperm suya aktı.

Kendimizi denizin ılık sularına bırakıp sırt üstü uzanıp dinlendik. Eşime bakıyordum, başka erkeklere yatarkan hafif kıskançlık olmuştu ama Fahri beyde hiç kıskançlık duygusu yoktu.
Onunla yatmasını normal karşılıyorum. Belk**e çok fazla onunla beraber eşimi siktiğimizin fantazisini kurmuştum. Olabilir…Güzel bir duyguydu bu.

Denizde çıkıp şezlonlglara yürüdük. Majid Mukkades ve Fahri beyin yanında yatıyordu. Yasmina yoktu. Gözlerim onu aradı. Markete girdiğini gördüm. Biraz uzanıp aküleri şarj etmek için dinlenek istedim.

1 saat kestirmişim. Uyandığımda etrafımda sadece Fahri bey vardı. Bayanlar yoktu. Denize baktım Mukkades ve eşimi kucağında Majid’i gördüm. Yasmina yoktu. Markete doğru yürüdüm. Markete yaklaşınca Yasmina’nın genç bir adamla bir arabanın içinde oturduğunu gördüm.
Üstü açık beyaz bir BMW’yidi. Ankara plakalı…06 MRT 06.

taksici ismet – 27
________________________________________
1 saat kestirmişim. Uyandığımda etrafımda sadece Fahri bey vardı. Bayanlar yoktu. Denize baktım Mukkades ve eşimi kucağında Majid’i gördüm. Yasmina yoktu. Markete doğru yürüdüm. Markete yaklaşınca Yasmina’nın genç bir adamla bir arabanın içinde oturduğunu gördüm.
Üstü açık beyaz bir BMW’yidi. Ankara plakalı…06 MRT 06.

Markete girdim, bir kaç gofret ve bisküvi alıp çıktım. Arabanın yanından geçerken Yasmina’ya baktım. Beni görmedi, genç adamın konuşmasına dalmıştı. İkiside Arapça konuşuyordu.

Yavaş yavaş plaja doğru yürüdüm. Birkaç kez arkama dönüp baktım. Yasmina koltuğuna yan oturmuş, genç adam kolunu onun koltuğuna atmış, sohbet ediyorlardı.

Şezlonglara geldim ve gofret ve bisküviler birakıp denize,bayanların yanına gittim.

“Yasmina nerede kaldı? Markete gidiyorum demişti.”
“Market önünde bir genç ile arabasında sohbet ediyorlardı. Sanırım birazdan gelir.”
“Kimmiş bu genç adam? Yakışıklı mı bari?”
“Yakışıklı, hafif kirli sakallı,esmer biri, arapça konuşıyorlar. Arabası Ankara plakalı. Turist galiba.”
Bizi dinleyen Mukkades hemen söze girdi;
“Arkadaş edinmesi iyi, yazık genç kadına, sıkılmasın bari. Gezsin eğlensin, oğluna biz bakarız..değilmi?”
“Aaa, tabi bakarız. Gezsin tabii. Değilmi İsmet?”
Bir susmadı şu karılar..sizene Yasmina’nın tatilinden eğlenmesinden. Ben ona yeterde artarım bile..
Nereden çıktı şu ankaralı?

15-20 dakika sonra Yasmina tek başına geldi. Yüzünde gülücükler açmıştı. Bu kadar mutlu güldüğünü hatırlamıyorum. Oğluna sarılıp biraz suda oynadılar. Soracak bin bir soru vardı kafamda ama hiç birini soramadım. Öğle yemeği yemek üzere pansiyona üstümüze değiştirmeye hep beraber gittik. Pansiyonun yanında bir dönercide öğlen açlığımızı giderip pansiyona döndük. Mukkades ve eşim Majid’i alıp denize döndüler. Fahri bey odasına kestirmeye gitti. Ben Yasminayı alıp onun odasına çıktık. Üstündekilerini çıkarıp sadece mayosuyla yatağa girdi.
Yatağa beraber uzandık. Kollarımın arasına girdi, başını omzuma dayayıp gözlerini kapadı. Yüzüme düşen saçlarını okşamaya başladım. Onu sırt üstü yatırıp incelemeye başladım. Yüzü ve vücudu güneşten hafif kızarmıştı. Göğüsündeki mayoyu kaldırdım, alttaki beyazlıkla üstekki kızarıklık güzel bir kontrast oluşturmuştu.

Kadınlar güneşlenmeyi ve bronzlaşmayı severler ama biz erkekler yinede beyaz kalan yerleri seviyorduk.

Mayosunun üstünü çıkardım. Dolgun beyaz göğüslerin etrafı kızarmış,mayo altında kalan yerler beyaz kalmıştı. Kahrengi uçları dimdik ayaktaydı. Elimle alt mayoyu hafif kaldırdım aynı beyazlık aşağıdada duruyordu. Mayonun altını hafiçe aşağıya doğru çekip çıkardım. Kolları başının üstünde uyumuştu. Yatakta çırıl çıplaktı. Bende üstümü soyup bacaklarını aralayıp ayak bileklerinden başlayıp öperek iki bacak arasına geldim.
Kukusunun kokusunu içime çektim. Aynı bir tinercinin yaptığı gibi kokladım. Bacakları başıma kapandı ve beni yukarı çekmeye çalıştı. Yüzümü yüzüne getirip ona baktım. Gözleri yarı aralık bana gülümseyerek, “ Bırak biraz uyuyayım ,dinlenmek istiyorum, sonra yapsak olurmu?”

Dudaklarına bir öpücük kondurup odadan çıkıp aşağıya indim. Pansiyon girişinde arabadaki genç adam duruyordu. Pansiyonda oda istiyordu. Adam burada kalacaktı. Bunun nedeni belliydi, tabi ki Yasmina.
Yanına yaklaşıp kendimi tanıttım;
“Merhaba, ben İsmet, Yasmina hanımın arkadaşıyım. Sizleri az önce arabada gördüm.”
“Ahh,evet merhaba, ben Mert Kurt. Yasmina’ya markette tanıştık. Burada kaldığını ve buranın güzel olduğunu söyledi bende burada kalmaya karar verdim.”
“İyi olur, burası güzel bir aile pansiyonu, yalnızmısınız?”
“Evet, yalnızım.”
“Sizleri arapça konuşurken kulak misafiri oldum.”
“Evet ben üniversiteyi Halep’te okudum, arapçam oradan kalma. “
“Ne okudunuz Halep’te?”
“İnşaat bölümü.”
“Çok güzel,iyi görüşmek üzere, ben eşimin yanına denize dönüyorum.”
“Görüşürüz İsmet bey”

Oldukça kıskanmştım. Ama Yasmina’nında eğlenmye hakkı vardı.
Çocukta Allah var yakışıklı boylu postlu biriydi. Lüks bir arabaya biniyordu. Varlıklı olduğu her halinden beliydi.Terbiyeli birine benziyordu. Neyse denize girip biraz eğlenip yüzmeye ve bu konuda kafa yormamaya karar verdim.

2 saatlik bir deniz faslından sonra Fahri bey Marmaris’teki marinada akşam yemeğini yememiz konusunda israrlı olunca peki deyip akşam 8 gibi aşağıda buluşup dolmuş ile gitmeye karar verdik.

Odalarımza çıkıp dinlenmeye ve hazırlanmaya karar verdik. Majid’i alıp Yasmina’nın odasına girdim. Yasmina çarşafın altına girmiş çıplak yatıyordu. Majid’i soyup duşun altına gönderdim. Yasmina’yı öpücüklerimle uyandırdım.
“Selam tatlı kız. İyice dinlendin mi?”
Gözlerini açıp kollarını ve vücudunu gerdi. Çarşaf aşağıya doğru kayarken, dolgun hafif kızarmış beyaz göğüsler açığa çıktı. İki elimle onları avuçlayıp öpmeye ,somurmaya başladım. Banyodaki oğlunun sesini duyunca yataktan kalkıp şortunu giyip sütyenini taktı.

“Akşam sekiz gibi çarşıdaki marinada yemek yiyeceğiz. Yaklaşık bir saat 15 dakika zaman var. hazır olurmusun?”
“Tamam, sen çık ben oğlumla ilgileneyim,tamam saat sekizde aşağıdayız.”
Odamıza girdim eşim duştaydı. Tuvalete çişimi yaparken onu duşun altında inceledim. Onunda vücudu kızarmıştı. Daha ilk günde böylese 4-5 gün sonra iyice yanacaktı. Aynaya kendime baktım. Yüzüm hafif kızarmıştı. Omuzlarımda öyleydi. Şortumu çıkarıp duşun altına geçtim. Eşimin sırtını sabun bezi ile bir güzel yıkadım. Kalçasını sabunlarken,parmağım ister istemez poposunu arasına girdi, deliği halen gevşekti. Gülüştük.
“Bu akşam bir program olacak mı yine, ne dersin? Mukkades yine bara gidip 5-6 genç istermi acaba?”
“ Bilmem ki? Konuyu tekrardan hiç açmadık ki?”
“Peki sen hiç böyle bir şey arzu ettin mi? Yani 5-6 erkekle beraber olmak?”
Kollarını boynuma dolayıp;
“Peki sen hiç 2-3 kadını ayna anda arzuladın mı? Veya beraber oldunmu?”
“İnanki hayatımda şimdiye kadar sadece 1 kez aynı anda 2 kadınla beraber oldum, bugün sayunma kabininde..o kadar.”
“Peki hoşuna gittimi?”
“Evet oldukça hoştu..”
“Ama bir tane penisin olduğundan sadece birine sokabiliyorsun değilmi?”
“Evet sadece birine sokabiliyorum,ama sonra diğerine sokabilirim..”
“ İki penisin olsa, ikisine sokmak istemezmisin?”
“Mümkün olsaydı sokmak güzel olurdu tabii.”
“İşte biz bayanlarda bu mümkün. Aynı anda 2-3 penisi içimize alabiliyoruz.”
“Sana bir şey soracağim ama dürüst olmanı istiyorum.Yüzde yüz dürüst olamı isterim. Verdiğin cevaba hiç kızmıyacağım tamam mı?”
“….tamam sor..”
“Beraber olduğumuzda hiç başka erkekleri hayel ettinmi?”
“Beraberken hiç etmedim,ama kendimi okşarken ettim.”
“Neler hayel ettin, kimleri hayel ettin. Beni hiç aldatmayı düşündünmü?”
“Hani beni genç bir çocukla beraber olmamı istiyordun ya..Bakkalın çırağından haberin var sandım?”
“Bakkalın çırağından haberim yok. Ne oldu ki aranızda? Beni onunla aldattınmı yoksa?”
“Hayır seni hiç aldatmadım ama ona dokunmayı saymazsak tabii.”
“Nasıl oldu? Bir anlatsana.”
“Bundan 3 yıl evvel, mutfak tüpü bitmişti. Bakkalı aradım sipariş verdim. Çırak tüpü getirip taktı. Tüpü takarken altındaki şort yırtıldı,ortadan ikiye bölündü. Altında külot yoktu, her şeyi meydana çıktı. Hayatımda ilk defa bu kadar uzununu görmüştüm. Hepsini aynı sanıyordum. Ama onunkı farklıydı. Gözlerim sanki büyülenmişti. Çocuk şaşırmıştı ne yapacağını bilemiyordu. Dışarı böyle çıkamazdı. Bizim odaya gidip senin eski şortlarından birini getirdim. Eski şortu çıkarıp seninkini giydi. Tam düğmelerini iliklerken, yanına yaklaşıp düğmelerini tekrardan açtım. O büyük kalın aletini eline aldım, sicacıktı. O kadar kalındı ki,bunun girdiği deliği hayel bile edemiyordum.”
“Eee, sonra..?..”
“ Onu okşamaya başladım, gözlerim sadece oraya odaklanmıştı. 1-2 dakikada boşaldı. Üstünü düzeltip mutfaktan çıkıp gitti. Elimde sicak spermle orada dikili kalmıştım. Kasıklarımın arasında bir sicaklık hissetim. Salona geçip koltuğa uzandım, spermli ellerimle kendimi okşamaya başladım.
İnanılmaz bir duyguydu bu. Yabancı birinin spermleri içimdeydi, sanki içime akıtmıştı. O kalın aletin içime girdiğini hissediyordum. Gidip gelmelerini,sert girip çıkmaları beni çıldırmıştı. Orada inanılmaz bir zevk almıştım. O akşam seninle yataktayken çok güzel zevk almıştım. Hatta sen o gece iki defa geldin. “
“Evet, o geceyi hatırlar gibiyim..Sonra neler yaptın onunla?”
“Eve bir kaç kez siparişleri getiriyordu. Biraz sohbet ediyor,çay kahve içiyorduk. Sonra gitmeye yakın onu elimle tekrar getiriyordum. Ama çok kısa sürede geliyordu. Ayda 1-2 sefer buluşuyorduk. Sonra bakıcılık işi çıkınca görüşemez olduk. O kadar. Yani yaklaşık bir yıl oldu görümeyeli.”
“Seninle hiç olmak istemedimi.?”
“Bir kaç kez göğüslerimi okşadı , o kadar. Fazlasına izin vermezdim..”
“Peki şimdi pişman mısın?”
“Hayır, senin onayını aldım ya, artık kaybettiğimiz zamanı telafi ederiz.”

Duştan çıkıp kurulanıp, üstümü giyinip aşağıya indim. İnerken Fahri beyde seslendim.
Aşağıdaki masaya oturup patrondan bir 20’lik istedim. Fahri bey inince rakı servis yaptım.
Ankaralı Mert’te merdivenlerden inerken, masamıza davet ettim. Fahri bey ile tanıştırdım.
Mert’in babası Ankara’nın ünlü mütahhitlerinden biriymiş. Akşam yemek için bize katılmasını, böylece Yasmina’nın sıkılmayacağını söyledim. Hiç tereddüt etmeden,hatta seve seve kabul etti.

Yaklaşık yarım saat sonra bayanlar aşağıya indi. Hepsi makyaj yapmış ve çok güzel olmuşlardı.
Majid koşarak boynuma sarıldı. Küçük bir tanışma faslından sonra rakılar bitmişti, dolmuşa binmek üzere yola çıktık.

Marinayı biraz gezip uygun bir restaurantı gözümüze kestirdik. Hep beraber masamıza oturup koyu bir sohbete başladık.
Güzel bir akşam yemeğinden sonra, hafif alkollu olarak dolmuşa binip, pansiyona hep beraber döndük. Mert ve Yasmina ‘nın uyumaya pek niyetleri yoktu. Müsaade isteyip barlar sokağına yürüdüler. Yasmina Mert’in koluna girmişti. Hemen kaynaşmışlardı. Yemekte Yasmina’yı bu kadar mutlu ve neşeli görmemiştim. Mert onun ilk yaz aşkı olacaktı sanki.
Antalya’ya dönünceye kadar ona fazla dokunamıyacaktım anlaşılan.
Sağlık olsun, sabırlı olmayı bilirim.
Hep beraber odalarımıza uyumaya çıktık. Majid eşimle aramızda uyuya kalmıştı. Saat sabahın 4’ü olmuştu. Aklıma Yasmina geldi. Acaba gelmişlermiydi. Koridorda ayak sesleri duydum . Onlardı. Seslerinden tanıdım. Kulağımı kapıya dayadım. Konuşmalarını duymak istiyordum.
“Yasmina , bu akşam benim odamda yatarmısın?”
“……!!”
“Biliyorum, daha yeni tanıştık. Ama senden gerçekten hoşlandım ve seni daha iyi tanımak isterim. Haydı gel odama çıkalım.”
“Mert, benim oda burası, gel burada yatalım ama sonra kendi odana gitmeni istiyorum. Senin burada olduğun anlaşılmasın.”
Mert’in istediği bir göz, Yasmina verdi 2 göz.
Sessizce balkona çıktım, onun odası ve bizim oda aynı balkona çıkıyordu, arada ufak bir duvar vardı, üstünden kolayca atlayıp pencereden içeriye bakmaya başladım.Perdeler açıktı, Pencerenin altına oturdum ve içeriyi izlemeye başladım. Odanın ışığı açıldı. Her ikisi içeri girdi. Yasmina hafif alkolluydu. Yürüyüşünden belliydi.
Yatağın baş ucunda Mert ile öpüşmeye başladılar. Mert’in gömleğini yırtarcasına çıkardı. Yasmina azmıştı. Yatağa oturup Mert’in pantalonunun ve külodunu indirdi.
Mert’in kabarmış aletini uzun uzun inceleyip öpüp ağzına almaya başladı. Mert Yasmina’nın başını tutuyor ve göğüslerine ulaşmaya çalışıyordu. Yasmina’yı kollarına tutup ayağa kaldırdı. Üstündeki elbiseyi bir çırpıda çıkardı. Beyaz tangasılya ayaktaydı. Sütyen takmamıştı.
Yasmina’yı yatağa dört ayak yerleştirip, tangayı ayırıp, yüzünü arkaya gömdü.
Deli gibi deliklerini yalamaya başladı. Yasmina başını yatağa gömmüştü. Gözeri pencereden dışarıya bakıyordu. Bir an beni görür korkusuyla başımı kaçırdım, ama göremezdi.
Başımı tekrar yukarı kaldırdım. Mert Yasmina’nın tangasını dişleriyle aşağıya indirdi. Eliyle bacaklarından çekip çıkardı. Aletinin şişmiş başını Yasmina’nın amına sürttü. Birden kökledi, sapına kadar sert bir şekilde kökledi. Yasmina kendinden geçmişti. Parmaklarını yatak çarşafına geçirmiş, bacaklarını daha fazla ayırıp, içine giren erkeği daha derine, daha sert bir şekilde istiyordu.
Mert’in bakışları ise Yasmina’nın muhteşem vücuduna odaklanmıştı. Temposunu bir arttırıp bir düşürüyordu. Yasmina ise başını sadece sağa sola oynatıyordu. Bağırmamak için el bileğini ısırıyordu.
Mert içinde çıkıp tekrardan yüzünü Yasmina’nın bacak arasına dayadı. Biraz öpüp yaladıktan sonra, onu sırt üstü çevirip yatakta bacak omza sikmeye başladı. Yasmina iki büklüm Mert’in altındaydı.
Artık kendini kasmıyordu. Zevk sesleri oldukça yükselmişti. Sabahın bu saatinde pansiyonda yankılanıyordu. Mert eli ile ağzını kapattı. Daha sert vurmaya başladı. Yasmina altında vahşi bir kısrak gibiyidi. Mert üstünde zor duruyordu. Mert birden sikini içinden çıkardı ve eli ile kendini okşayarak spermlerini Yasmina’nın vücuduna akıttı. Aferin çocuğa, gözüm tuttu onu. Sorumsuzca içine akıtmadı. Sarhoş kadına soramazdıda..

Üstünü giyinip, Yasmina’nın üstüne çarşafı örtüp odadan çıktı. Bende fırsat bilip pencereden içeriye girdim. Çarşafı açıp, altındaki kadına baktım. Kendinden geçmişti.Gçrdüğüm sevişme bende arzu uyandırmıştı. Şortumu çıkarıp az önce Mert’in bulunduğu yere aletimi yerleştirdim.
İçerisi sicacıktı. Gidip gelmelerim hızlanınca Yasmina uykusunda zevk almaya başladı. Mert’in spermleri Yasmina’nın karnında ışıktan parlıyordu. Kendimi fazla tutamadım, bende içinden çıkarıp, karnına spermlerimi akıttım. Mert ve benim spermlerim Yasmina’nın karnında birleştiler.

Dudaklarına öpücük kondurup geldiğim yerden geri dönüp, yatağıma uzanıp tatlı bir uyku çektim.

Taksici ismet – 28
________________________________________
Sabah 9:30 gibi eşim beni uyandırdı.
Tuvalet ve duş faslından sonra üstümü giyinip Majid ile birlikte kahvaltı salonuna indim.
10 dakika sonra eşim ile birlikte Mukkades ve Fahri bey indiler.
“İsmet, Yasmina’nın kapısını çaldım ama cevap vermedi.”
“Akşam çok geç gelmiştir, bırak yatsın kızcağız.”
Hep beraber sağlam bir kahvaltı yapıp Fahri bey ile tavla oynarken bayanlar deniz için hazırlanmaya odaya çıktılar.
Tavlayı iyi oynarım ama kırığım olunca gelem çok. Bazen tek kapıya bile gele atıyorum.
Tabii doğal olarak 3 parti oynadık, ikisini kaybettim. Kahve paralarını ödeyip, aşağıya inen bayanlar ile birlike denizin yolunu tuttuk.
Fahri bey şezlongda gazeteleri okumaya başladı. Ben ve bayanlar denizde yüzmeye başladık. Majid Fahri beyin kontrolünde kıyıda kumdan kaleler yapıyordu.

“Siz akşam rahat uyudunuz mu ? Benimki yatakta sırtını dönüp devamlı horladı.”
Dünkü yaşananlardan sonra Fahri’nin ayaklarında derman kalmamış, sırtını dönüp horlayarak yatmıştı.

“Bizde hemen yattık ,zaten yorgunduk.”
“Evet alkol alınca ben ve İsmet sadece uyumak istiyoruz. Denizde adamı yoruyor yani.”
“Sen dün eşimle seks yaptın en azından…”
“Üstüne birde denizde benimle yaptı..”
“Ne??? Denizde mi yaptınız?”
“Evet, kabin çıkışı, burada,Kocamın kollarında beraber oldum.”
“Vallahi helal sizlere, denizin ortasında, milletin içinde. İyi cesaret.”
“Deli mi desem, arzu mu desem, şevk mi desem..bilmiyorum ama doğru, cesaret ister.”
“ O zaman bu akşam bizim odaya gelsenize. Deniz manzaralı odamız var, yatağı oldukça geniş. Ne dersiniz?”
Olabilirdi aslında. Neden olmasın, er yada geç elbet bu durum olacaktı. Neden burada olmasın?
“Eşim uygun görürse neden olmasın.”
“Olur, neden olmasın, farklı bir ortam olur.”
“O zaman beyler bu akşam fazla alkol almasın,hatta denizde fazla yorulmasın, güçlerini akşama saklasınlar. Ne dersin?”
Eşim, kahkaha atarak başıyla onayladı. Bu akşam Fahri ile bana fazla mesai çıkmıştı. Bugün Yasmina ile beraber olma şansım yoktu artık. Çünkü akşam Fahri beyden daha iyi performans göstermem gerekiyordu. İlaçlarım çantadaydı. Akşem yemeğini hafif yiyip ilaçlarımı o zaman almaya karar verdim.

Yasmina ve Mert plaja geldiler. Mert şezlonga uzandı Yasmina oğlu ile ilgilenmeye başladı.
Mukkades onları görüp:
“Genç aşıklar geldiler.. kim bilir akşam neler yaşamışlardı?”
“Sonuçta gençler ve yetişkinler. Yapmamaları anormal olmazmı?”
“İlk geceden mi?” diye sorma gafletinde bulundum.
Mukkades yanıma geldi elini şortumun için attı;
“Biz bayanlar, bir erkeğe, verip vermeyeceğimizi ilk otuz saniye içinde karar veririz.”
Eşime bakıp; “ Doğrumu bu?”
Eşim boynunu büküp;” Ben Mukkades kadar hızlı değilim ama 1-2 dakika içinde sonuca varırız bence.”
Ağzım açık onları dinliyordum. Birde kadınları seksi fala düşünmez sanırdım. Meğerse, bizden fazla hatta bizden daha hızlı düşünürlermiş.
Biz erkekler, önce vücut ölçülerine, orantısına, yüz güzelliğine, sesine, giyimine bakıp sonra hayaller kurarız.
“Peki erkekte önce neresine bakarsınız?”
“İsmet, ben bu konuda fazla tecrübem yok ama eminim Mukkades daha doğru cevap verebilir sana.”
“Yavru sende bir bayansın, ne utanıyorsun, söylesene nereye baktığını!!”
“Utanmıyorum ayol, sen söyle , ben düşüneyim.”
“Tamam, önce erkeğin ellerine ve sonra ayakkabısına bakarım.”
“Ayakkabısına bakarak aletin boyutunu mu tahmin ediyorsun?”
“Yok canım , saçmalama sende. Ayakkabısı bakımlı olan, kendisi de bakımlıdır. Önce ellerine bakarım, manikürlü mü, temiz mi diye, sonra ayakkabısına, en son önüne bakarım. Yani aleti yeterli mi diye.”
Eşime dönüp;”Ya sen?”
“Ben bir erkeğe bakarsam önce yüzüne ve vücuduna sonra bacak arasına bakarım” deyip kahkahayı patlattı.
“ Ve ,o an ona verip vermiyeceğinize karar veriyorsunuz, öyle mi?”
“Aynen öyle İsmet bey.”
Vay be, ilk günde vermeyen bayanlar meğersem ilk görüşte beğenmemişler demekmiş.

Yasmina yüzerek yanımıza gelip,günaydın dedi.
“Akşam nasıl geçti, eğlendiniz mi bari?”
“Akşam çok güzeldi, hafif sarhoş oldum..”
Mukkades sol eliyle yuvarlak işareti yapıp, sağ elinin işaret parmağını yuvarlağa sokup çıkartarak; “Bunu yaptınız mı?”
Yasmina’nın yüzü kızardı ve başını öne eğdi..
Mukkades; “ Bak yapmışlar işte, sen ilk gece yapmaz diyorsun, ama yapmış işte. Kadın beğenirse ilk gece diye bir şey yoktur.”
Yaptıklarını biliyorum, onları izledim ve hatta sonra katıldım diyebilirim.

Mert denize girerek bizlere katıldı. Yakışıklı oğlandı. Atletik vücut yapısı vardı. Aletinin ebadı yapışan şortun altında belliydi. Mukkades eşime göz kırptı. Kafasıyla şortunu kabaran yerini gösterdi. Eşim başıyla onaylayıp güldü. Fahri bey Majid’i kucağına alarak yanımıza geldi ve hep beraber denizde zaman geçirdik.

Öğleye yemeğine kadar hep denizde kaldık diyebilirim. Mert daha çok Majid ile ilgileniyordu. Çocukları seviyordu. Ablası yeni doğum yapmış ve dayı olmanın gururunu yaşıyordu.
Öğle yemeği için bu sefer güzel kebap yapan bir yere gidip bir güzel acılı Adana kebap yapan Hataylı bir ustanın yerine gittik. Bol kebap ve ayran içtikten sonra dinlenmeye odalarımıza çıktık.
Majid bu sefer Mukkades hanımlarda kaldı. Yasmina Mert’in odasına çıktı.
Duş alıp,yatakta çıplak olan eşimin yanına uzandım. Çıplak vücudlarımız bir birine değiyordu.
Birden üstüme uzandı, dudaklarımı yavaşça öpüp şu soruyu sordu; “Sevişmek istermisin? Yoksa kendini,yani gücünü bu akşama saklamak istermisin?”
Kollarımı boynuna dolayıp, sevişmek istediğimi belirtip dudaklarını öpmeye başladım.
Kasık aralarını aletime sürtmeye başladı, ıslak ve nemli dudakları sikimi okşar gibiydiler.Sonra yavaşça yukarı çıkıp aletim kuku seviyesine gelince yavaşça aşağıya indi. İçindeydim. Sanki bir fırının içindeydim. Vajinal kaslarını oynatıryordu sadece. Vücudu sabitti.

“ Bu akşam Fahri beyden bana sıra gelir mi?”
“Ne sırası?”
“Arka kapı sırası..”

Üstümde düz oturdu, aletimi kökünden tutup amından çıkardı. Parmaklarını tükürükleyip poposuna götürdü ve üstümden hafif kalkıp aletimi arka deliğine dayayıp yavaşça oturdu. Milim milim içine alıyordu beni. Nefesimi tutmuş, arka kapıya dayanan aletime bakıyordum. Yüzüne baktım,alt dudağını ısırıyordu. Arka kapının kasları sikileli 24 saat olmuştu ve gevşekliğini yitirmişlerdi.
Tatlı sert içine giriyorum, kalçalarımı oynatmıyordum. Kontrol karımdaydı. Yarıya kadar girmişti ki tam çıkardı, amının sulu dudaklarına önce başını ve sonra boydan boya sürtüp sonra tekrar arka deliğine dayadı.Bu sefer kendini birden bıraktı ve tek seferde hepsini birden alıp derin bir ohhh çekti.
Ellerini omuzlarıma dayayıp inip çıkmaya başladı. Tempo ondaydı. Ellerim göğüslerini avuçluyor du. Uçlarını sıkıp çeviriyordum, sanki radyoda bir istasyon, bir frekans arar gibiydim.
İnip çıkmaları bırakıp sonuna kadar kökleyip, klitorisini sürtüp kalçasınını ileri geri hareket ettirmeye başldı. O kadar hızlıydı ki aletim sanki içinde kırılacakmış gibi hareket ediyordu. Doruğa ulaşmak üzereydi, göğsü ve yüzü kıpkırmızı kesilmişti. Kan akışı hızlanmıştı. Kalbi 180 atıyordu. Birden üstümde kasıldı ve böğürmeye başladı. Amından akan sıvıların haddi hesabı yoktu. Eli ile akan suları tutmaya çalıştı ama parmakların arasından akıyordu. Göbeğim, ve yatak sırılsıklam olmuştu. Eşimin bal suyu oluk oluk akıyordu.
Kollarını arkaya dayayıp, dizlerini kalırdı. İnip çıkmaya başladı. Ellerimle kalçasından destek veriyordum ama tempoyu o ayarlıyordu. Artık bende gelmek üzereydim. Aletimin başı şişince içinde çıkarıp ön tarafına soktu ve orada patladım. Beraber geldik diyebilirim.
Üstümden inip yanı başıma uzandı. Birbirimize sarılıp yattık.

Akşam yemeği için saat 9 gibi pansiyon girişinde buluştuk. Herkes oradaydı.
Eşim,Yasmina’ya akşam program olacağını Majid’e bakamıyacağımızı söyledi. Mert ve Yasmina sorun olmayacağını söylediler. Hep beraber hafif bir şeyler atışırmaya çıktık. Ama yine alkol alındı, bayanlar çakırkeyif oldular. Fahri bey ve ben birer duble ile yetindik. Akşama aramızda ciddi bir rekabet olacaktı.
Saat 12 gibi pansiyone döndük. Yasmina ve Mert Majid ile birlikte Mert’in odasına çıktılar. Biz biraz lobide oturup, heyecanın yükselmesini bekledik.
Saat yarim gibi Mukkades’lerin odasına çıktık. Bir 35’lik ve 4 şişe bira ve soda aldık. Tabi buzuda ihmal etmedik.
Odalarında ikili oturma koltuğu ve geniş bir yatak vardı. Odaları bizimkinden büyük ve daha lükstü.
Fahri bey ve ben ikili koltuğa oturup, Mukkades’in içki servisini yapmasını izledik. Eşim duşa girmişti. Mukkades servisi bitirip eşimin çıktığını görünce duşa geçti. 15 dakika sonunda bayanlar bellerinde havlu ile karşımıza sandalye çekip oturdular. Eşim ve Mukkades bira içtiler.
Fahri bana dönüp: “ Nasıl başlamak istersiniz?”
“Ben eşimle başlıyayım, ortam gerginliği ve heyecanı biraz azalır. Sonra birleşir veya değişiriz.”
“Hem fikirim İsmet’çiğim.”
Eşimin yanakları hafif kızarmıştı.; “Odadaki ışığı bira kızsak nasıl olur?”
Eşimin elinden tutup, balkona çıktım, deniz manzarası güzeldi. İkinci kattaydık ve sokak bom boştu. Fahri bey odanın ışığını kapatınca, sadece ay ışığı balkona vuruyordu.
Eşimin yüzünü bana çevirip onu öpmeye başladım. Kollarını boynuma doladı, kalbi çok hızlı atıyordu.
Balkonun diğer ucuna Fahri bey ile Mukkades geldi ve onlarda öpüşmeye başladılar.
Gece uzun olacaktı. Cebimde iki adet ilaç vardı. Müsait bir zamanda bir tanesini yutup işe girişecektim.
Eşimin havlusunu çıkardım, balkonda çırıl çıplaktı. Ellerini korkuluğa dayadım ve arkasına diz çöküp kalçanın yanaklarını öpmeye, ısırmaya,somurmaya başladım.
Mukkades ise eşinin önünde diz çökmüş, Fahri’ye mutlu anlar yaşatıyordu.
Fahri yavaşça eşime yaklaştı ve saçlarından tutup başını kaldırdı. Dudaklarını dudaklarına götürüp öpüşmeye başladılar. Mukkades ve ben eşlerimize oral seks yaparken, eşlerimiz öpüşüyordu.
Eşimin bal suyu iyice akmaya başlamıştı. Birden Mukkades Fahri beyi bırakıp bana yöneldi.
Şortumu indirip aletimi sıkıştığı yerden çıkarıp biraz okşadıktan sonra ağzı ile somurmaya başladı.
Fahri ise eşimin arkasına geçip kalçalarını ayırdı, az önce dilimin olduğu yere sikini sürtüyordu.
Yavaşça amına soktu ve yavaş yavaş gidip gelmelere başladı.

Mukkades’i ayağa kaldırıp balkon demirlerine dayatıp,üstündeki havluyu çıkardım. Belini geriye doğru çıkararak arkasında diz çöktüm. Başımı arkaya gömdüm. Genital organlarına meyve aromalı bir parfüm sürmüştü. Alkolsüz bir kokuydu. Meyve karışımı gibi amını götünü yemeye başladım.

Göz ucuyla yanımda sevişenlere baktım. Fahri’nin alnından ter süzülüyordu. Teri, ay ışığında parlıyordu. İyi bir tempo yakalamıştı. Ne çok sert nede çok yumuşak bir tempoydu.
Eşim kalçasını daha yukarı kaldırmıştı , böylece içindeki en derin noktalara ulaşmasını sağlıyor, zevkine zevk katıyordu.

Mukkades artık beni misafir etmeye hazırdı. İki deliğine iki parmak birden soktum.
Götünü gevşetmişti, hazırlıklı gelmişti. Gerçi eşimde hazırlıklı gelmiş, öğleyin götünü kendi siktirmişti.

“Hazırmısınız Mukkades hanım?”
“…Ohhhh… Sik beni ,Taksici İsmet. Sik beni..!!!!…”

taksici ismet – 29
________________________________________
“Hazırmısınız Mukkades hanım?”
“…Ohhhh… Sik beni ,Taksici İsmet. Sik beni..!!!!…”

Eşime baktım, başını balkondan aşağı sarkmış, ağzı sanki bağıracakmış gibi açık,ama inilti dışında ses çıkmıyırdu.Fahri bey ise düz bir tempoda git gellere devam ediyordu.
Sol elimle Mukkades’in kalçasını ayırdım, kendiside sağ eliyle sağ kalçasını ayırdı.
Aletimin başını amının dudaklarına sürttüm, başı bir amına birde götüne değiyordu.
Sert bir şekilde arka kapıya girmeyi planladım. Aletimin başını biraz bal kutusunun girişine sürttüm sonra az geri çekip birden arka kapıya kökledim… ama ne kökleme, kadın az kalsa balkondan aşağıya uçacaktı, belinden kavradım. Mukkades bu işe çok şaşırmıştı, ağzından çıkan acı sesi gecenin bir yarısında sokakta yankılamıştı…
“Ahhhh….oruspu çocuğu..!!!!”
Bu küfürü duyunca içinden çıkarıp tekrar kökledim..
“Ahhhh…ahhhh…”
Fahri bey ile eşim bize bakıyordu. Ne olduğunu hemen anlamışlardı.
“Acıdımı?”
“Allah senin cezanı versin..insan bir okşar, yumuşatır…Allah kahretsin…çok acıdı…”
Aletim belinin derinliklerine sert bir şekilde girip çıkmaya başladı.
Acıyorsa acısın, alışınca zevk başlıyacaktı nasıl olsa.
Acı iniltileri yerini yavaşça zevk iniltilerine bırakıyordu.

Fahri bey aletini eşimin kukusunda çıkarıp, arkasında diz çöküp, arka deliği yalamaya başladı.
Görünen o ki, eşimde az sonra arkadan yiyecekti. Ama tabii daha nazik bir şekilde olacaktı.

Mukkades sağ elini amına götürüp okşamaya başladı. Artık kıvamına gelmişti.
Bende erken gelmemek için başka şeyler düşünmeliydim, ama neyi?

Acaba yukarı odada Mert ile Yasmina ne yapıyorlardı? Majid hemen uyuduğuna göre işe başlamışlardır. Onları sevişirken hayel etmeye başladım.

Yasmina, olgun göğüslü, yuvarlak popolu Yasmina, yatağa sırt üstü uzanmış, Mert başını bacakların arasına gömmüş, bal kutusunu yalıyordu. Yasmina elleri Mert’in başında, saçlarının arasına, onu nereyi yalıyacağı husunda yönlendiriyordu.

Bir kadını en iyi yalama yöntemi nedir biliyormusunuz?
Önce tırnaklarınızın temiz ve fazla uzun olmaması husunda dikkat edin ve ellerinizinde temiz, sabunlanmış olmasına özen gösterin.

Bir kadını en iyi yalama yöntemi sadece klitorisini yalamak ve emmek değil, acemiler sadece o noktaya odaklanır.
Kadının tüm vajinası öpülecek, yalanacak ve emilecek. Diliniz sağa sola, yukarı aşağı , daireler ve zikzaklar çizecek. Arka kapı deliğinden taa venüs tepesine kadar her bölgeye bu hareketler uygulanacak. Dış dudakları ve klitorisi hafif ısırmayı unutmamak gerek. Bu esnada 2 parmak vajianın içinde olması çok iyi olur. Tabii hemen başında değil, önce biraz okşayıp,sonra yavaş yavaş bir parmak, biraz oynadıktan sonra iki parmak sokmak çok iyi olur. Tüm bunları yaparken diliniz ve dudaklarınız boş durmayacak tabii. Biraz soluklanmak için başınızı kaldırdığınızda, parmaklarınızı son hızla ve sert bir şekilde içeri dışarı ve arada bir tam içindeyken yukarı aşağı hareket ettirin. Ama tabii sert bir şekilde. İşin püf noktası sertliktir.

Neyse biz işimize dönelim.
Fahri bey yavaşça eşimin arka kapısına dayandı, hiç bir mukavemet görmediğinden, aletini ,karımın götünün derinliklerine gömdü. Eşim iki eliye balkon demirlerine tutunmuş, belini kırmış, Fahri’nin en derine girmesini sağlıyordu.
Mukkades iki parmağını vajinasında aletime baskı uyguluyordu. Birden altımda kasılmaya başladı.
Düşmemesi için belinden kavradım. Vücudu elektiriğe kapılmış gibi titriyordu. Geliyordu, ağzını sıkıca kapatmış, bağırmamak için kendini zor tutuyordu. Birden tüm ağırlığıyla yere çöküp oturdu. Bacaklarını kapatıp , amının içindeki elini hapsetti. Hıçkırığa tutulmuş gibi tiriyordu. Balkon zemininde oturmuş, zevk suları bacağının arasından yere akıyordu. Fahri bey eşime vurmayı durdurmuştu. Hep beraber yerdeki kadını izliyorduk. Gözleri kapalı, sanki üşüyormuş ve soğuktan titrer gibiydi. Eğilip kollarımın arasına aldım ve içerdeki yatağa uzandırdım. Bacaklarını zorla açıp, parmaklarını vajinasından çıkardım. Parmakları sırılsıklam olmuştu. Bacaklarını ayırıp, aletimi içine soktum. İçerisi yanıyordu. Orta sertlikte gir çıklara başladım. Bacaklarını büyük bir V gibi açmıştı ,ben arasında gidip geliyordum.
Akan zevk sularını haddi hesabı yoktu. Aletimi içinde çıkarıp, fırça atmaya başladım. Adana’da buna badana derlerdi. Nişanlı erkekler, kızın bekaretini bozmamak için bunu yaparlardı. Badana..

“İçime sokmanı istiyorum, sok onaa…vur..vur onaaa, durmaaa!!!”
Bir dediğini iki etmeden içine girdim ve daha sert vurmalara başladım. Yatağın gıcırtısı oda içinde yankılanıyırdu.
Birden yatağın diğer ucuna Fahri bey ile eşim geldi. Fahri bey yatağa uzandı eşim üstüne ters oturdu. Eşimin sırtı Fahri beye dönüktü. Aletini köküne kadar amına sokmuş, beli ile hızlı bir ileri geri yapıyordu. Parmakları ile klitorisini okşuyor diğer eli ise göğüsleri üstünde ve arasına dolaşıyordu. Yatakta L şeklindeydik. Mukkades ayak ucunda, Fahri bey ise boylu boyunca uzanmıştı. Geçen yatakta Fahri bey ile eşimi üçlü yaparken hayel etmiştim. Nihayet bu hayal gerçek olacaktı.
Mukkades tekrar tiremeye başladı, ikince kez geliyordu. Beni üstünden ittirdi ve tekrar elini içine sokarak bacaklarını kapattı.
Odanın ışığını açıp, yatağın diğer ucundaki eşimin yanına geldim. Kulak memelerinden başlayıp, dudaklarını öpüp, göğüslerini okşamaya başladım. Güğüs ucları acayip hassaslaşmış,az bir sıkmam acıya neden olmuştu. Kulağına eğilip;
“Seni şimdi tost yapacağım, beni nerende istersin?”
“Oooohhh, sevgilim, hep beraber sikin beni, deliklerimin içine o muhteşem siklerinizi döşeyin, sikin beni..içimi sicak spermlerinize doldurup taşırın..”
Yatağın üstüne çıkıp, eşimi geriye doğru yasladım. Kolları Fahri’nin göğüslerindeydi. Bacaklarını havaya kaldırıp aletimi Fahri beyin içinde olduğu amına yönlendirip yavaşça içine soktum.
Eşimin amının içinde aynı anda iki tane sik vardı. Hayatımızda ilk defa bu tecrübeyi hep beraber yaşıyorduk. İkimizin siki birbirine sürtüyordu, eşimin amının suları epey kayganlaştırdığından işimiz kolaylaşmıştı. Birkaç acemi git gelden sonra iyi bir tempo ile aynı anda içine girip aynı anda çıkıyorduk. Eşim ise zevkten bayılmak üzereydi. Geliyordu da..Fahri beyden çıkan spermleri hissetim, altımdaki aletin damarları sperm pompalıyordu, eşimin amının içine akıtıyordu, bende dayanamayıp kasıklarıma yüklenerek eşimin içinde patlamaya başladım. Aynı anda içinde patlıyan iki sik, eşimi orgasm doruğunun tepesine çıkarmıştı.
Eşim kendini yatağa attı, bacaklarının arasından spermler akıyordu. Fahri beyin aleti sağa yatmış ,boşalmış ve sertliğini kaybetmişti. Eşim yatakta titriyordu, zevkten titriyordu.

Mukkades kendine gelmiş ve bizi şakınlıkla izliyordu.

Fahri bey yataktan kalkıp banyoya yöneldi. Bende ikili koltuğa oturdum, cebimden ilacı alıp, bir yudum bira ile içtim. En geç yarım saat sonra ikinci postaya başlamış olacaktım.

Mukkades yataktan kalkıp yanıma oturdu. Eşim yatakta nefesinin düzelmesini bekliyordu.
“Bende ondan isterim..”
“Ne istersin?”
“Demin yaptığınızdan..bende isterim”
“Öne mi arkaya mı?”
“Öne isterim, arkaya olurmu?”
“İstersek olur tabii. Ben yatağa uzanırım, sen beni arkana alırsın, eşin bacaklarının arasından arkana girer, yaparız.”
“Şimdilik öne yapalım, arkayı sonra düşünürüz.”
“ Bence arkadan yapalım.”
“Beni yırtarsınız ayol..”
“Bi şi olmaz, merak etme.”
“Diyosun!”
“Evet diyorum. Rakı mı bira mı?”
“Bira alayım, çok susadım.”
“Çok doğru, çok su kaybettin.”
Kahkaha atarken ona bira doldurup, eşimin yanına gittim. Yatağa yanına uzanıp, dudaklarını öpmeye başladım. Öpücüklerime hemen karşılık verdi. Fahri bey banyodan çıkınca, bende duş almak üzere banyoya girdim. Ilık su ile bir güzel sabunlandım. Tuvalet faslından sonra odaya geçtim. Fahri bey ikili koltukta oturmuş, iki bayan yerde bacaklarının arasında oturmuş onu bir güzel yalayıp sertleşmesine yardımcı oluyorlardı.
Eşim duştan çıktığımı görünce, ağzındakini sadece Mukkades’e bırakıp yanımdan geçerken dudaklarımı öpüp banyoya girdi. Bacaklarının arasında akan sperm kurumuş ve iz yapmıştı.
İkili koltuğa Fahri beyin yanına oturdum. Mukkades ikimizi sırayla yalamaya ve okşamaya başladı.
Az sonra duştan çıkan eşimde yerini alınca bu kez Mukkades duşa girdi, eşim ise Mukkades’in kaldığı yerden devam etti.
Fahri beye baktım. Eşim yer alınca ,yüzündeki gülümseme dahada belirgenlişmişti. Eşimin ağzına vermesi galiba fantazisiydi. Eşim ,Fahri beyin aletini daha çok ağzına alıyor, benimkini daha çok eli ile okşuyordu.
Ahh bu misafirperverlik yok mu, öncelik hep misafirlerdedir.

Mukkades duştan çıkıp hemen önümde yerini aldı. Eşim tarafından hor görülmüş aletimle ilgilenmeye başladı.
Fahri beyin aleti tatlı bir sertlik kazanmıştı. Eşim parmaklarını tükürükleyip üstüne yavaşça oturdu, eliyle içine yerleştirip yavaşça inip kalkmaya başladı. Bu görüntüyle gittikçe sertleşen aletim Mukkades için kafiydi, kalkıp, eşimin yaptığı gibi, üstüne oturdu.
İkili koltukta dördümüz seks yapıyorduk. Fahri bey eşimin dolgun göğüslerini öpüp somuruyordu, ben ise sadece Mukkades’i kalçalarından tutup, inip çıkmasına yardımcı oluyordum.
Fahri beyin aleti tam sertleşmediğinden, devamlı eşimin içinden çıkıyordu. Eşim aşağı bacaklarının arasına oturup tekrar ağzına almaya başladı. Yalama konusunda Mukkades daha tecrübeliydi. Eşime yardım amacıyla eğilip kocasınınkini ağzına almaya başladı. Hem üstümde inip kalkıyor hemde başını kaldırıp indiriyordu.
Yaptığı işin meyvesini toplamaya başladı Mukkades. Fahri bey dahada sertleşmiş bir şekilde kalkıp Mukkades’in arkasına geçti.
Beline bastırıp bizı sabitledi, eli ile kalçalarını ayırdı ve birden Mukkades’in arka kapısına soktu.
Amindaki sikle darlaşan arka deliğine sert bir şekilde sokmuştu Fahri bey. Mukkades bu kez fazla bağırmadı. Ellerini Mukkades’in omzuna dayayıp sert git gelmelere başladı. Bende altta tempo tutmaya çalışıyordum. Mukkades başını omzuma gömmüş, dişlerini omzuma geçirmişti.
Eşim ikili koltuğa yanıma oturup bizi izlemeye başladı. Ben fazla hareket edemiyordum,sadece Mukkades’in kalça hareketleri ve Fahri’nin sert darbeleriye içine girip çıkıyordum.
Fahri bey karısının arka kapısına girip çıkarken eşime bakıyordu. Bakışları birazdan senide böyle sikeceğiz der gibiydi. Eşim bu duruma dünden razıydı, ama finali Mukkades’in içinde yapmamız gerekiyordu.
Spermlerimizi içine boşaltma sırası ondaydı. Ama benim niyetim arka deliğinde boşalmamızdı.

taksici ismet – 30
________________________________________
Eşim ikili koltuğa yanıma oturup bizi izlemeye başladı. Ben fazla hareket edemiyordum,sadece Mukkades’in kalça hareketleri ve Fahri’nin sert darbeleriye içine girip çıkıyordum.
Fahri bey karısının arka kapısına girip çıkarken eşime bakıyordu. Bakışları, birazdan senide böyle sikeceğiz ,der gibiydi. Eşim bu duruma dünden razıydı, ama finali Mukkades’in içinde yapmamız gerekiyordu.
Spermlerimizi içine boşaltma sırası ondaydı. Ama benim niyetim arka deliğinde boşalmamızdı.

Mukkades eşime doğru eğilip göğüslerini öpmeye başladı, bir yandan da eşimin kukusunu parmaklıyordu. Fahri bey temposunu hızlandırmıştı, nefes alımıda hızlanmıştı. Gelecekmiydi yoksa? Derken …Mukkades’in böbreklerine doğru spermlerini fışkırttı. Mukkades kocasını gelişini iniltilerle karşıladı. Gerisi boşalan Mukkades aletimin üzerinde zıplamaları hızlandırdı, parmakları eşimin içinde,ellerim kalçalarından tutarak kaldırıyor ve sertçe inmesine yardımcı oluyordu.
Yüzünü bana döndü,gözleri yarı kısık bir şekilde;
“Karını öperken dudaklarımıza akıtmanı istiyorum…ohhh…tamammı?..”
“Tamam, ama sen zıplamaya devam et..daha gelmeme çok var..”
“Ohhh..yoruldum..arkama geçsen..dört ayak sik beni..ohhh..”
Üstümden kalktı ve koltukta 4 ayak durdu. Eşim Mukkades’in kalçalarını ayırdı, sanırım arka kapıya gireceğimi düşündü, bana yardımcı olmaya niyet etmişti. Ama aletimi Mukkades’in kukusuna sokup, vurmaya devam ettim. Eşim gülümsedi ve yüzünü bana uzatıp dudaklarıma yumuldu. Mukkades’in parmakları yine eşimin kukusundaydı. Sert darbelerim Mukkades’i sarsıyordu. Fahri bey duştan çıkıp yatağa uzandı, çarşafın altına girip uyumaya başladı. 2 dakika içinde odada sadece iniltiler ve horultular duyuluyordu.
Anlaşılan bu gece burada bitecekti. Yavaş yavaş altımdakı kadına konsantre olup gelmeye düşünmeye başladım. Eşimin kulaklarına eğilip ;
“Birazdan ikinizin dudaklarına boşalacağım..”
“Ohhh.. çok güzel olur..”
“Sen Mukkades’i öpmeye başla, ben içinde çıkarıp koltuğun arkasına geçerim, beni beraber yalarsınız..”
“Oh..tamam sevgilim, çabuk ol, onları içmek istiyorum..”

Galibe Mukkades eşime spermin faydalarından bahsetmiş olacak ki, yutmayı sevmeye başlamıştı.

Daha sert vuruşların ardından Mukkades’in kukusunda çıkıp koltuğun arkasına geçerek öpüşen kadınların dudaklarının arasına aletimi sokup, onu emmelerini izlemeye başladım. İki kadın dili sikimin üzerinde dolaşıyordu, başını somurup hafif ısırıyorlardı.

Kafası iyice şişmişti. Patlamak üzereydim.

İlk darbe Mukkadesin gözüne geldi, ikinci ise ikisinin dudaklarına..üçüncü ve en uzunu ise eşimin yanağına geldi. Mukkades aletimin başını iyice somurdukran sonra eşimin spermli yanağını yaladı.
Gülüşmeler eşliğinde kıyafetlerimi giymeye başladım. Eşimde elbisesini üstüne geçirdi, iç çamaşırlarını eline almıştı.

Mukkades üzgün bir şekilde boyunu eğdi;
“Gidiyormusunuz, beni bu öküzle yalnız mı bırakacaksınız?.”
Eşim hemen atıldı; “İstersen gel bizimle kal. Bizimde yatağımız oldukça geniş.”
“Tabii gelmek isterim. Siz geçin ben burada duşumu alıp gelirim.”
Şaşkın şaşkın eşime bakarak odanın kapısını açıp çıkmasını bekledim. Beraber odamıza geçtik.
“Hayırdır hanım, yatağa 3 kişimi gireceğiz.”
“Neden, hoşuna gitmez mi yoksa?”
“Erkeğin karnı doyunca,iştahı kesilir…”
Ben duşa girdim, tuvalet ve banyo faslından sonra, Mukkades ile eşim odada sohbet ediyorlardı.
Benden banyodan çıkınca, eşim banyoya geçti. Havlu belimde ikili koltuğa oturdum.

Mukkades yanıma gelip oturdu.
“Yatağa sığarız değilmi?”
“Bilmem, sığarız herhalde.”
“Nerede yatmamı istersin.?”
“Ben ortanızda yatayım,iki elim sizin üstünüzde,içinizde uyurum”
“Ohhh, seni gidi çapkın seni..”
Havluyu çıkarıp çıplak olarak çarşafın altına geçtim. Mukkades dolaptan yedek yastik çıkardı ve yanıma geldi.
“Eşin ne tarafta yatar”
“Eşim soluma yatar, sen sağıma geç istersen.”
Yastığı sağa yerleştirip ,çırıl çıplak soyunup çarşafın altına kaydı.
Eşim banyodan çıkıp gülerek çarşafın altına girdi.
Üçümüz aynı anda öpüşerek , iyi geceler diledik.
İki elim kukuların üstünde tatlı bir uyku çekme umuduyla uyudum. Mukkades’in eli aletimdeydi.

Sabah değişik bir duyguyla uyandım, sanki biri beni yavaş yavaş yalıyordu. Gözlerimi açtım, Mukkades’in başı aletimin üzerinde inip çıkıyordu. Eşim sırtı bana dönük yatıyordu. Çarşafı kaldırıp bana dönük sırtını ve kalçalarını izledim. Çok güzel bir eşim vardı. Allah her erkeğe böyle bir eş nasip etsin.
Parmaklarımı sırtında ve ensesinde dolaştım, göğüsünü ,kalçalarını okşamaya başladım.
Uyanıp sırtını bana döndü, Mukkades’in ne yaptığını görünce, güldü;
“Bakıyorum, kahvaltıya erken başlamıssın.”
“Uummm, ohhh ,eveet, şunu bir kaldırayım, sabah seksi kadar güzel bir şey yoktur, inan bana..ohhh.”
Eşim yüzünü bana dönüp, elini yumurtalarıma götürdü, dudaklarını dudaklarıma yaklaştırıp öpüşmeye başladık. Elim Mukkades’in başının üzerinde, eşimi şehvetle öpmeye başladım. Akşam almış olduğum ilaç etkisini kısa zamanda gösterdi.
Eşime dönüp; “ Sen hiç bir kadının kukusunu yaladın mı?”
“Nereden yalayım İsmet?”
“O zaman bügün başlasan, ne dersin Mukkades? Siz 69 yapın bende sizi ^^^^^^^.”
“Olur, iyi fikir.”
Yataktan kaltım,yatağa yan uzanmalarını istedim. Eşim tecrübesiz olduğu için altta kaldı. Mukkades saçlarını at kuyruğu yapıp bacaklarını eşimin üstünde atıp,eşimin kollarını kaldırmasını istedi. Eşimin ellerini kalçasının üstüne kodurtup eğildi. Eşim yüzünün önünde duran kukuya bakıyordu. Hayatında ilk defa bir am yalıyacaktı. Tepkisini merak ediyordum. Yüzümü yüzüne yaklaştım;
“Bak sevgilim ellerini buraya koy, kalçalarını iyice ayır, ve dilini buralara sürt..”
“Nasıl yapılacağını biliyorum İsmet, ama ilk defa yapıyorum,yani müsaade et..”
Başını hafif kaldırıp dilini yavaşça Mukkades’in amının üstünde dolaştırmaya başladı. Çok tecrübesizdi, ama Mukkades tecrübesini eşimin amında konuşturuyordu. Elleri kalçaları alttan kavramış, dudakları tam ayırmış, dili her tarafa değiyordu.
Yatağın kenarında ikisini incelemeye başladım. Kendilerini kaptırmaya başladılar, şapur şupur sesleri duyulmaya başladı. Eşim acemiliğini üstünden atmıştı. Mukkades’in kalçalarını sıkıca kavramış, iç, dış dudakları ve klitorisini somuruyor, hafif ısırıklarla onu daha ıslak hale getiriyordu.
Eşim birden ahh sesi çıkardı, Mukkades parmaklarını eşimin amına sokmuştu. Aynısını eşim ona yaptı. Üç parmağını birden Mukkades’in amına soktu. Ben dayanamıyordum.
Mukkades’in arkasına geçip ,eşimin parmakları arasında yavaşça amına sokup, eşimin parmakları ile beraber içine girip çıkmaya başladık. Eşim , yüzüne düşen daşşaklarımı ihmal etmeyip yalayıp somurmaya başladı. Mukkades eşimin amını daha hızlı somurup ısırmaya, parmaklaya devam edince, eşimde kasılmalar başladı. Mukkades’in içinde çıkıp yatağın diğer ucuna yöneldim.
Eşimin kalçalarını havaya kaldırıp,sikimi amının,o ıslanan, somurulup parmaklanan amının için gömdüm. İçerisi çok sicaktı, Mukkades’ten daha sıcaktı. Mukkades doğrulup, eşimin yüzüne tam oturdu. Yüzünü bana yaklaştırıp eşimin am suyuna bulanmış dudaklarını bana yalatmaya başladı.
Darbelerim sertleşmeye başladı. Mukkades belini eşimin yüzünde gezdiriyordu. Arada bir hafif kaldırıp yalanan yereler bakıyor, tekrar oturuyordu.
Bana doğru yanaşıp:
“ Haydı arkama geç, eşin amımı yalarken,götümü sikmeni istiyorum.”
“Hazır mı götün?”
“Deminden beri eşinin iki parmağı götümde, beni hazırladı. Haydi sik benim götümü, bende eşinin götünü hazırlıyayım..”

Bu konuşmalar beni daha çok tahrik etmişti. Sevişen kadının böyle argo konuşacağını tahmin etmiyordum doğrusu. Eşimden çıkıp yatağın diğer ucuna yöneldim.
Mukkades’in arkasına geçip kalçalarını ayırdım, eşim aletimi tutup başını tükürükledi.Mukkades’in arka kapısına dayayıp sert bir şekilde itelememi söyledi.
Tek bir darbeyle köküne kadar girdim.dün akşam balkonda sikilen göt,yine bu sabah sikiliyordu. Aradan 6-7 saat geçmemişti. Tereyağına girer gibi içine girdim. Hiçbir dirençle karşılaşmadım.
Sert darbeler vururken, eşim aşağıda amını yalıyor, deliğini parmaklıyordu.
Mukkades başını eşimin bacakları arasına gömmüş,deliler gibi yalıyor ve eşimin götünü parmaklıyordu.
5-6 dakika sonra pozisyon değiştirdiler, eşim bu sefer üste çıktı, Mukkades alta indi.
Mukkades eşimin kalçasını iyice ayırdı.
“Sik şu oruspuyu götünden..sert bir şekilde sik onu. Acıyı hissetsin, benim dün akşam hissettiğim gibi. Acıdan bayılsın, aynı benim bayılacağım gibi. Haydı sok onaa..fazla ıslatma..sok. Sert sok.”
Aletimi göt deliğine hizaladım ve hedefe kilitlendim. Eşimin götünü dün öğleden sonra ben ve dün akşamda Fahri bey sikmişti. Yani fazla dirençle karşılaşmıyacağımı umuyordum.
Sert bir şekilde sonuna kadar kökledim. Sert girerken, eşimden çıkan ses odada yankılandı.
“…Aahhhh, duuur..ne olur çıkaaar…acıdı..çok acıyooo…yalvarırım duuur…aahhh…”
Ama ne durmak, yola devam. Son gaz git gelmelere başladım. Mukkades’in desteğiyle eşimi beraber tutarak,böbreklerinin arasına gidip geliyordum. Bu kadar acımasına ihtimal vermiyordum,hatta ummuyordum. Ama bağırışı beni tahrik etmiş ve yavaş yavaş dönüşü olmayan yola geliyordum.

Mukkades, altta eşimin amına 4 parmağını sokmuş,klitorisini somuruyordu. Eşim hem acıdan hemde zevkten kıvranıyordu. Artık gelmek üzereydim. Şikimi eşimin götünde çıkarıp Mukkades’in ağzına gömdüm. Gırtlağına kadar soktum. Yüzü mosmor oldu, nefes almakta zorlanıyordu.
Hafif çıkarıp ağzını sikmeye, git gellere başladım. Eliye sikimi kavrayıp tamamının içeri sokmamı engelledi. Eşimin götünden sıvılar akıyordu, Mukkades baş parmağıyla eşimin klitorisine baskı yapıp sertçe okşamaya başladı. Eşimin kalçasından destek alarak tüm ağırlığımla Mukkades’in ağzını sikiyordum. Spermlerimi boğazını içine fışkırtmaya başladım. Aman tanrım, bu ne kadar uzun sürdü…
Uzun zamandır bu kafar fazla uzun gelmemiştim. Kassıklarıma ağrı girdi.
Sikimi Mukkades’in ağzından çıkardım. Kafanın ucunda süzülen spermi emip somurdu.
Ağzında gram sperm kalmamıştı, hepsini yutmuştu. Eşim üstünden kalkıp yatağa uzandı. Bitmiş ve gelmiş bir hali vardı. Duş almak için banyoya yöneldim, bacaklarımı tam kapatamıyordum. Daşşaklarıma ağrı giriyordu. Yaklaşık 10-15 dakika duşun altında kaldım. Odaya döndüğümde Mukkades gitmişti. Eşim ise bitkin bir şekilde uyuyordu.

, Taksici İsmet – 31
________________________________________
Uyandığımızda saat öğle bire geliyordu. Uyandırıldığımız demek daha doğru olur. Yasmina kapıyı çalarak bizleri uyandırdı.
Merak etmiş. Kahvaltıyı Mert ve Majid ile birlikte yapmışlar.
Ne Fahri beyin odası ne de bizim oda çağrılara cevap vermiş.
Akşam iyi yorulmuşuz demek.
Yarım saat sonra aşağıda buluştuk. Herkes oradaydı.
Karnımız zil çalıyordu. Yasmina , Mert ve Majid denize gittiler, biz dördümüz karınlarımızı doldurmaya gittik.
Güzel bir öğle yemeğinden sonra bayanlar denize bizde nargile içip tavla atmaya karar verdik.
Saat altıya doğru bayanlar bizleri merak edip geldiler, hep beraber okey oynadık. Bayanlar erkeklere karşı. Fahri bey beni sattığından oyun biz erkeklerde kaldı doğal olarak. Onları bu akşam barlar sokağına götürecektik. Parti sonunda eşim bana göz kırptı. Yanıma yanaşıp kulağıma bir şeyler fısıldadı.
Fahri bey akşam yemeği için yine Marmaris marinasını önerdi. Okeyleşip Yasmina ve Mert’e haber vermek için pansiyona döndük. Her ikisi de masada meyve kokteyli içiyorlardı.
“Akşam yemeğine Marmaris marinaya gitmek istiyoruz, ne dersiniz?”
“Bu akşam gelemeyiz özür dileriz, burada tatil yapan bir kaç arkadaşlarımla program yaptık. Yasmina’da bize katılacak, eğer Müsaade ederseniz tabii…”
“Müsaade ne demek, tabi ki katılabilir, bizim için sorun yok. Majid bizde mi kalacak.”
“Yoo, hayır bizimle gelebilir. Arkadaşımın Turunç’daki villasına konuk olacağız bu akşam.”
“O zaman sizlere iyi eğlenceler dileriz. Yarın buradaki son gecemiz, ona göre.”
Öpüşüp ayrıldık. Saat 9 gibi aşağıda buluşmaya karar verdik.
Odaya çıkınca eşime sordum:
“Ne demek istediğini tam anlamadım, Mukkades ne yapacak dedin?”
“Ne dediğimi anlamadın mı?”
“İnan anlamadım, sadece Mukkades ve çift lafını anladım,o kadar.”
“Dedim ki, Mukkades bu akşam bir kaç genç alıp çift yapılmak ister, akşam bana yaptığınız gibi.”
“Haa..doğru ya, ona bunu borçluyuz.”
“Denize girdik bu konuyu açtı, denizden çıktık bu konu devam ediyordu. Bana durmadan sorular soruyordu. Nasıldı,zevkli miydi,arkadan hiç yaptım mı..ne kadar cevap verdiysem, tekrar tekrar aynı soruları soruyordu. Bende doğal olarak abartarak anlattım. Hatta biraz ileri giderek, sen altımda, iki gürcü arkamda aldığımı söyledim ona. Sana sorarsa beni yalancı çıkarma sakın.”

Gülmekten kendimi alamıyordum. Vay Mukkades vay.. aklın nerede kalmış senin. Eşimde az değilmiş yanii.

Saat dokuza doğru aşağı indim. Fahri bey aşağıda oturuyordu. Eşlerimiz yarım saat sonra inebildiler. Hep beraber dolmuşa binip Marmaris marinaya gidip güzel bir rakı roka balık yedik.
Saat 12 gibi barlar sokağında inip barları dolaşmaya başladık. Geçen gece gittğimiz bara girdik.
Aynı tayfa yine oradaydı. Fakat bu sefer bizimkilere yüz vermediler. Mukkades’in morali bozuldu.
“Ne suratını asıyorsun Mukkades hanım…?”
“Yok ya surat asmıyorum, hem niye asayım ki?”
“Tabii ki asmana gerek yok. Ben seni bu gece yaşatacağım, güven bana.”
Asık surat yerini , gülen neşeli surata bıraktı. Fahri bey içkilerimizi tazelerken, ben bir kaç gence el göz işareti yaparak yanıma çağırdım.
“Selam gençler, şu kısa saçlı bayan, geçen geceki olayı telafi etmek ister. Ne dersiniz?”
“Uzun saçlı istemiyor mu?”
“Onu bilmiyorum..”
“Sen onun kocasısın, nasıl bilmezsin ki?”
“Ona sormadım, daha doğrusu o bana bir şeyler söylemedi..”
“O zaman ona da sor, her ikisini bu gece eğlendirelim.” deyip yanımdan ayrıldılar.
Eşimin yanına gelip;
“Sen olmadan Mukkades’i istemiyorlar…”
“Ben onları istemiyorum….”
“Eee, ne yapacağız?”
“Sen dur ben onlarla konuşayım” deyip masadan ayrılıp gençlerin yanına gitti. 5 dakika sonra 3 genç ile masaya döndü. Onlara birer içki ısmarlayıp bardan çıktık. Hep beraber pansiyona döndük.
Odalara çıktığımızda eşim Fahri bey ile odaya girdi, bizde bizim odaya girdik. 5 kişiydik.
Gençler sırayla duşa girdiler. Bende ikili koltuğa oturup Mukkades’in soyunmasını izledim.
“ Bu gece sana uyku yok galiba..”
“İnşallah güçlü çıkar gençler..hemen gelip kaçmazlar..”
“Sanmam, şortlarının önünü görmedin mi, yolda hepsi siklerini sıvazlıyordu…”
Çırıl çıplak soyunup yanıma geldi. Göğüs kafesi hızla inip kalkıyordu. Önümde çıplak olarak duruyordu. Orta boy göğüsleri ,düz karnı hafif çıkık kalçası ile önümde duruyordu. Elimi bacak arasına götürdüm. Bacaklarını hafiçe araladı parmaklarım ıslaklığa kolayca kavuştu. Amının suyu akmıştı. Parmağımı arka deliğe götürdüm ve orta parmağımı içine hafifçe sokup çevirmeye başladım. Deliği gevşekti,dün gecenin yumuşaklığı kalmıştı. Daha doğrusu bu sabahın…
Gençler hep beraber banyodan çıktılar. Mukkades’i kolundan tutup yatağa uzandırdılar. Biri dudaklarını, biri göğüslerini, biri de amını yalamaya koyuldular. Sırayla yer değiştirdiler. Gençler bu işi biliyordu. Tecrübeleri vardı. İyi, demek ki bu gece uzun olacaktı.
Daha iyi görebilmek için koltuğu yatağa yanaştırdım. Dolaptan çıkardığım birayı keyifle içerken, önümde oynanan porno tiyatrosunu canlı olarak izliyordum.

En uzun aletli genç yatağa uzandı ve Mukkades’i üstüne çekti. Ardından bir diğeri kalçalarını ayırıp Mukkades’in götünü parmaklama başladı. Üçüncü genç ise ağzına verdi.

Üçlü güzel bir tandem oluşturarak Mukkades’i becermeye başladılar. Götü iyice gevşeten genç, aletini tükürükleyerek yavaşça arka deliğine girip vurmaya başladı.
Mukkades’in talimatıyla daha sert vurmaya başladılar. Arka delikte bulunan gence amına sokmasını söyledim.
Mukkades’in belini tutarak arkadaşını sikini bastırarak amını beraber sikmeye başladılar. Amında iki sik olam Mukkades bu tecrübeyi ilk defa yaşarken, aldığı zevk yüzünden okunuyordu.
Ağzından durmadan küfür kelimeler çıkıyordu.
“Ohh… sikin beni, doldurum amımı…sert vurun, daha serrrtt….oohhh…”
Ağzındaki siki eliyle daha hızlı ovmaya başlayınca çocuğun spermleri Mukkades’in yüzünü yıkamaya başladı. Son ande bir kaç damla ağzına isabet etti.
Yurmurtalıkları boşalan genç, dolaptan bir bira alıp koltuğa, yanıma oturdu.
“Çıkarın şu siklerinizi…oohhh… götüme sokuun…her ikisini götüme istiyorum…oohhh..”
Her ikisde amından çıkıp teker teker götüne girdiler. Götü inanılmaz genişlemişti içinin kırmızılığı görünüyordu…
“Ohhh…aahhh…çok güzel….İsmeeet…senin karını böyle mi siktiler…anlatsana…oohhhh…hhıımmm”
“Onun amında ben vardım..arkada iki tana iri alet vardı..”
“Ohhh…o zaman sende altımaa geeel…oohh. Ooo zevkiii bende tatmak istiyorum..ohh..gelsene”
Üstümü soyup yatağa girdim. Altındaki genç yerini bana bıraktı. Islanan ve genişlemiş amın içine girdim. Ardından iki genç yan yana durup sırayla aletlerini Mukkades’in götüne soktular.
Mukkades’ten çıkan sesler değişmişti, resmen böğürüyordu. Ahh, Ohh sesleri daha kalın çıkmaya başlamıştı. Hep beraber iyi bir tempo tuttuk. Mukkades’in gözleri kapanmış, kaşlarını çatmıştı. Amından sular akıyordu. Yatak yine ıslanacaktı. İri aletli genç gelmeye başlayınca Mukkades kendini o kadar kastı ki aletlerimiz hareket edemez olmuştu. Diğer genç,ortağı gelince şevke gelip spermlerini boşaltmaya başladı. Mukkades hareketsiz kalmıştı. Amının kasları aletimi sıkmıştı. Hareket etmem mümkün değildi. Gençler götünü boşaltınca ,biraz gevşedi ve sikimin üzerinde sarsılmaya, boşalmaya başladı. Geliyordu, tüm zevkleri tatmış olarak geliyordu. Dayanmayıp bende spermlerimi amına döşedim. Altında kalktım, Mukkades yan yattı, götünden spermler akıyordu. Titremeleri devam ediyordu. Koltukta oturan genç yan dönmüş götü görünce kalkıp o göte döşeyip vurmalara başladı. Mukkades hem titriyor hemde götünden bir posta daha yiyordu.
Genç onu yüzü koyun yatırıp, sırtına yüklanmeye başladı. Mukkades çarşafı ısırıyordu. Gelirken bir daha sik yemek ona muhteşem zevkler vermişti. Genç götünden çıkarıp amına sokunca, Mukkades tekrar boşalmaya, bağırmaya,daha fazla titremeye başladı. Gencin darbeleri Hilti makinesi gibiydi.
Darbeli matkap gibi vuruyordu. Duvar delecekmiş gibi Mukkades’in içine girip çıkıyordu. Genç hızlı temponun sonunda amında boşaldı. Spermlerini uzun uzun içine akıttı.Mukkades bayıldı,gitti, ondan sadece inilti çıkıyordu.

Gençler biralarını içip giyinmeye başladılar. Odadan çıkıp gittiler. Onlar gittikten 10 dakika sonra eşim odaya döndü.
“Nasıl geçti gençlerle?”
“Baksana karıyı bayılttılar. Hakkını verdi Mukkades. Sen ne yaptın?.”
“Fahri beyin sertleşme sorunu var, bir şey yapamadık. Sen?”
“Senin dediğin fantaziyi uyguladık, ben altta,diğer ikisi arkasında..”
“O yüzden mi bayıldı yoksa?”
“Eveeet…”
“Yatalım mı?”
Mukkades’i kucaklayıp odalarına götürdüm. Kocasını yanına yatırıp çarşafı üstüne örttüm. Eşim elbiselerini getirip odaya bırakıp çıktık. Işıkları kapatıp birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah geç kahvaltıdan faydalandık. Biz indikten 15-20 dakika sonra Fahri bey ve eşi geldiler.
Denizde dinlenmeye karar verdik. Bügün denizde son günümüzde, tatil bitiyordu. Ertesi sabah evlerimize dönecektik.
Öğlem yemeği yemedik, denizden hiç ayrılmak istemiyorduk. Akşama doğru Yasmina ‘lar döndü. Güzel bir akşam geçirmişlerdi. Mert ile geçireceği son gündü. Beraber denizde keyf sürmeye devam ettiler. Majşd kıyıda eşimle beraber yüzüyordu. Mukkades ve Fahri bey şezlongta dinleniyorlardı.
Bende Yasmina ve Mert’i izlemeye başladım. Denizin içinde oynaşıyorlardı. Mert’in niyeti suyun içinde sevişmekti. Ama Yasmina etraftaki insanlardan utanıyor, seks yapmaya yanaşmıyordu.
Mert’in israrlarına dayanamayıp mayosunun kenara çektiğinini yaptığı hareketle tahmin ettim. Kollarını Mert’in boynunda dolayıp ayaklarını beline doladı. Mert’in sikine oturup kalkmaya başladı. O yaladığım, somurduğum ,ısırdığım am ,şimdi bir başka siki içine almıştı. Deniz çarşaf gibiydi. Hareketlerine odaklanmıştım. Su omuzlarına kadar gelen yere ilerlediler. Orası daha tehnaydı, en yakın kişi en az 10 metre uzaktaydı. Yasmina Mert’in saçlarını yakalamıştı. Omuz hareketleri hızla inip çıkmaya başlamıştı. Birden Yasmina titreyerek Mert’e sarıldı. Her ikiside geliyordu. 3-4 dakika sonra birbirinden ayrıldılar. Yasmina mayosunu düzeltti ve yüzerek oğlnun yanına geldi. Kıyıya çıktığında, pembe mayosunda iyice bakınca beyaz lekerler belirgindi. Mert’in spermleri mayoya akıyordu. Bu beni oldukça tahrik etti. Boşalmak istiyordum. Eşime işaret edip soyunma kabinine gittim. Az sonra eşim içeri girdi.
“Ne oldu?”
“Az önce Yasmina ile Mert denizin içinde seviştiler. Onları izleyince benimde canım çekti.”
Mayosunu indirip duvara yaslayıp arkasına geçtim. Aletimi direk amına sapladım. O simsicak amına girdim. Hemen git gellere başladım, eşimin nefes alışı hızlanmıştı. Birden girmemi beklemiyordu. Amı ,sokarken biraz kuruydu ama şimdi ıslanmaya başlamıştı. Fazla uzun sürmeyecekti. Ona bakarken Yasmina’yı hayel etmeye başladım. O gencecik pürüssüz vücudu sikerken hayel edip, eşimin amının içine boşalmaya başladım. İşim bittikten sonra onu dudaklarından öpüp, soyunma kabininden çıktım. Şezlonga gidip uzandım. Ardından eşim yanıma geldi, “ Çok güzeldi..” deyip dudaklarımdan öptü ve yanıma uzandı.
Maceramızı bir tek Mukkades görmüştü. Güneş gözlüklerini kaldırıp bana göz kırptı.

Taksici ismet – 32
________________________________________
Akşam yemeğini yakın bir yerde hep beraber yedik.
Pansiyon girişindeki masalarda oturup tatilin son gecesinde koyu bir sohbete başladık.
Mert ve Yasmina sanki bir şey söyleyeceklermiş gibi fakat söylemeye cesaretleri yokmuş gibi davranıyorlardı. Onları rahatlatmak adına ilk adımı ben yapayım dedim.
“ Yasmina, bu tatil en çok sana yaradı. En azından arkadaş edindin. Majid’de Mert’i sevdi. Sen ne diyorsun Mert’çiğim?”
“Evet güzel bir arkadaşlığın başlangıcı oldu. Bundan sonra eğer, izin verirseniz görüşmek isteriz.”
“O bizim kızımız , aileden biri gibi, ama,izni bizden istemiyeceksin, izni Yasmina’dan istiyeceksin.”
Yasmina’ın yanakları kızarmıştı. Resmen utanmıştı.
“Musade ederseniz, ben Yasmina ile şurada özel konuşayım.” deyip elinden tutup içerdeki masaların birine oturduk.
Yasmina çok heyecanlanmıştı. Nefes alışı hızlanmıştı, kalbi sanki o muhteşem göğüslerinden fırlıyacakmış gibiydi.
“Yasmina , bu çocuğun sana karşı hisleri var, bazı konularda ciddi olabilir. Senin evli olduğunu biliyormu?”
“Ben ona evli olduğumu fakat kocamın savaşta öldüğünü söyledim. Beni kötü bir kadın olarak görmasini istemedim. Evli kadın, ne olursa olsun, kocasını aldatmaması lazım.”
“Evet sende haklısın. Peki niyetin ne? Onu istiyormusun? İyi bir adama benziyor.”
“Beni ve oğlumu Ankara’ya, evine davet etti. Ailesi ile tanıştırmak istiyor.”
“Ailesi seni kabul eder mi peki. Çocuklu dul bir kadını hiç bir anne oğluna istemez.”
“Bende aynısını ona söyledim. O evliliği sonra düşünürüz dedi.”
“Oğlunu da beraber istedi mi?”
“Evet, istedi.”
“O zaman hiç durma ,git. Ama şunu da bil, evimiz sana ve oğluna daima açık kalacaktır. ”
Yasmina hıçkırarak boynuma sarıldı. Kendi göz yaşlarımı tutamaz oldum. Ona sarılarak ağladım.
Yasmin’am gidiyordu. Onu ellerimle el oğluna teslim etmiştim. Mert ne şanslı bir erkekti. İnşallah ona gereken saygıyı ve sevgiyi gösterirdi.
Koluna girerek masaya döndük. Gözyaşlarımı gören eşim durumu anlamıştı. Masadan kalkıp Yasmina’ya sarıldı. Mert kalktı bana sarıldı.
“Kızıma iyi bak olur mu?”
“Saygı ve sevgide kusur etmem İsmet bey.”
Tam düşündüğüm kelimeleri söylemişti. Eşimle odamıza çekilip ,dinlenip uyumaya çıktık.

Bir rüya bitiyordu bizim için.
Ama yeni bir hayat başlamıştı.
Komşularımızla yeni ilişkiler başlamıştı.

Balkona iki tane sandelye getirdim , eşim son kalan birayı paylaştı. Sesizce karanlıkta balkonda oturup uzaklara baktık.
Eşim sandelyeden inip önümde diz çöktü. Şortumu ve külodumu indirip küçük İsmet’i serbest bıraktı. Dudaklarını başının üzerinde ve kenarlarında gezdirdi. Sertleşmeye başladığında usulca ağzına alıp somurmaya başladı. Emmesi o kadar güzeldi ki, Mukkades’i aratmaz olmuştu. Eşim iyi tecrübe kazanmıştı.
Gözlerimi kapatıp, Yasmina ile ilk gecemizi düşündüm. Onu sarhoş edişim, koltuğa uzandırıp o muhteşem genç kız vücudunu öpmemi,yalayıp somurmamı, şortunu ve külodunu yavaşça indirip o tatlı kukusunu yalamamı içine sokarken o sicaklığı şimdi eşimin ağzında hissediyordum.
Gelmek üzereyken Yasmina’ın arka kapısına dayandığımı hatırladım. O yumuşak götün içinde hareketsiz kalarak gelmiştim. Aynı şimdi eşimin ağzına geldiğim gibi. Sanki Yasmina’ın içine geliyordum. Gözlerim kapalı o anı yaşıyordum. Tamamen boşalınca, eşim damlayan son sperm damlasını somurup külot ve şortumu çekti.
Balkonda oturmaya devam ettik, taa ki uykumuz çökünceye kadar. Yatağa ilk defa giyinik girip, birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah çabuk olmuştu. Ben duşumu alırken eşimde valizleri topluyordu. Yarım saat sonra cümbür cemaat kahvaltıda buluştuk. Hepimiz oradaydık. Majid yanı başıma, Yasmina ve Mert karşıma oturuyordu. Yasmina’ın gözleri kızarmıştı. Ağlamaktan olmalıydı. Mukkades ve Fahri bey oldukça neşeliydiler. Bu tatil aslında hepimize yaramıştı. Kaynaşmıştık, ve ufukta yeni bir aile kapısı bizlere açılmıştı. Kısmet, ne diyelim, hayırlı olsun.

Kahvaltıdan sonra valizler odalardan indirildi. Yasmina eşyalarını Mert’in arabasına yerleştirdi.
Majid’i kollarımın arasına alıp, öpüp kokladım ve onu eşimin kucağına attım. Mert elimi öpmek istedi. Onu kaldırıp yanaklarından öptüm.
Yasmina yanıma geldi. O güzel Yasmina’m artık gidiyordu. Ellerimden uçuyordu, yeni bir hayat onu bekliyordu.
Hıçkırarak kollarıma sarıldı. İkimizde göz yaşlarımızı tutamıyorduk. Çocuklar gibi ağlıyorduk.
Birbirimizi gerçekten sevmiştik. Ama onu fazla tutamazdım. Onu tutmaya hakkım yoktu. Gerçeği görmem lazımdı. Yanaklarından öpüp yanından ayrıldım. Yasmina eşim ile vedalaştıktan sonra arabamıza binip yola, evimize, artık boş olan evimize dönüyorduk. Mukkades ve Fahri bey peşimizden geliyorlardı.
Fethiye’ye kadar hiç bir kelime etmedik. Fathiye girişi petrolde ihtiyaç molası verdik. Fahri bey ile ben birer çay içerken, bayanlar lavaboya gittiler.
“İsmet’çiğim, iyi bir tatil geçirdik, çok güzel anılarımız oldu. Bizleri bu tatile aranıza aldığınız için sana teşekkür ederiz.”
“Ne demek Fahri’ciğim. Lafı mı olur. “
“Kışın yılbaşı için eğer müsaitseniz sizleri Kayseri Erciyes’teki villamıza davet etmek isteriz.”
“İnşallah hep beraber gideriz. Neden olmasın. Maksat gönnüller bir olsun, değilmi?”
“Hem Kayseri Ankara’yada yakın…”
Ankara…başkentimiz. Yasmina’ın yeni yuvası. İnşallah huzurlu ve mutlu yaşarlar.

Eşlerimiz dönünce yola koyulduk. Korkuteli’nde öğle yemeği yemeye karar verdik.
Kendin pişir kendin yede yemeklerimiz yedik. Mukkades bize servis yapan genç çocuğu gözüne kestirmişti.Yanakları al al olan 17-18 yaşında bir gençti . Daha sakalı bile çıkmamıştı.
Eşime dönüp yavaşça; “ Sence Mukkades bu çocuğu götürür mü?”
“Hhımmm, aslında yakışıklı, giydiği kıyafet onu böyle salaş gösteriyor. Parmakların uzunluğuna baksana..aleti de uzundur.”
Aletimizin parmakla olan orantısını daha önce duymuştum. Mukkades eşime göz kırptı.
İkisi beraber ayağa kalkıp, lavaboyu sordular. Genç oğlanla beraber arka tarafa gittiler. Saatime baktım saat 15:25’ti.
Fahri bey bana dönüp; “Eşlerimiz iyi kaynaştılar, buna çok sevindim. Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor.”
Ne kadar doğru bir tesbitdi bu. Şu an yedikleri ve içtikleri ayrı gitmiyordu ..
15:49 da geri döndüler. Garson yanlarında yoktu. 24 dakika ne yapmış olabilirlerdi ki?
Masaya dönüp yanımıza oturdular. Fahri bey eşine dönüp;
“Eee, nasıl geçti seks fanteziniz? Anlatın bakalım.”
İki kadın kahkahalarla güldüler. Birbirlerine göz kırpıp ellerini ayna anda aletlerimizin üstüne yerleştirdiler ve Mukkades hemen lafa atıldı;
“ Bir şartla anlatacağız, anlatırken size 31 çekeceğiz. İlk boşalan bu akşam yalnız yatacak.”

Eşim masa örtüsünün altından fermuarı indirirken ,Fahri bey ile göz kırptık.

Hayat ne güzel devam ediyordu.

S O N

Categories
Uncategorized

paris seferi – 1

paris seferi – 1

Merhaba benim adım Orhan, bir iş insanıyım. Orta ölçekli bir şirketin yöneticilerinden biriyim. Yurtdışında bir şirketle yapacağımız ortaklık görüşmelerine hazırlanıyordum. Bu iş için ben görevlendirilmiştim. Ancak İstanbul’dan mail görüşmeleri yetmediği için Fransa’ya gitmem gerekiyordu. Gerekli otel rezervasyonları, gezi programları kısacası her şey şirket tarafından ayarlanmıştı. Paris’te görüşmelerde bulunacaktım, karım gideceğim yer Paris olunca gelmek için çok ısrar etmişti. Ben de ona sadece birkaç günlüğüne gideceğimi, yani gezmeye yer olmadığını, yazın ufak bir tatile onu götüreceğimi söyleyerek gelme fikrinden vazgeçirdim. Yurtdışı seyahatlerinde genelde geceleri hayat kadınlarıyla geçirirdim. Yani bunun için eşimin gelmesini istemiyordum aslında.

Neyse, eşim beni havaalanına götürdü, uğurladı. 3 saatlik uçuşum esnasında raporları, anlaşmaları ve bir sürü evrakı inceleyerek Paris’e indim. Pasaport kontrolünden geçip bavulumu aldıktan sonra Orly Havaalanının dış hatlar terminalinden çıkış yaptım. Ellerinde bekledikleri insanların isimlerinin yazılı olduğu kâğıtlar, kartonlar olan birçok insan vardı çıkışta. Dikkatlice bakmaya başladım. Evet, benim ismimin yazılı olduğu kartonu bulmuştum. Yavaşça yürümeye başladım ve kartonu tutan bayana

– “Hello (merhaba)” dedim ve aldığım cevap karşısında şaşkına döndüm. Bayan bana

– “Hoş geldiniz Orhan Bey değil mi ?” demişti hem de Türkçe! Şaşkınlıkla cevap verdim

– ”Evet” ve devam ettim

– “Siz Türk müsünüz ?” diye sordum.

– “Hayır, Aslında Türk değilim, bu arada ben Esma, sizin Paris ziyaretiniz boyunca size yardımcı olacağım” cevabını aldım. El sıkıştıktan sonra arabaya doğru yürümeye başladık.

Türk olmadığını söylediğinde şaka yapıyor olmalı diye düşündüm. Esma, yaklaşık 30 yaşında, uzunca boylu, esmer, giydiği takım elbiseden sıkı ve dikkat çekici kalçaları ve gömleğinden taşan iri göğüsleri ile elit ve dikkat çekici bir kadındı. Arabaya bindik, havaalanından çıktık, yolda yanımda oturuyordu ve benim şaşkın bir ifade ile yüzüne bakmaya devam ettiğimi görünce konuşmaya başladı

– “Yönetici asistanıyım, aslen Arap kökenliyim ama ailem Fransa’da yaşıyor, Türkçeyi ise değişim programıyla geldiğim İstanbul’da öğrendim.”

Oldukça kibar, çekici ve hoş konuşan bir kadındı. Yol boyunca sohbet ede ede geldik.

– “Saat şu anda 14:00, saat 19:00 da akşam yemeği programımız var. Siz bugün biraz istirahat edin, yarın isterseniz size şehri gezdirebilirim. Otelde de dilediğiniz harcamayı yapabilirsiniz.” dedi.

Otelin önündeydik, oldukça lüks ve güzel bir oteldi. Birlikte içeri girdik, bavullarımız Bellboya verip resepsiyona ilerledik. Resepsiyonistle Esma Fransızca bir şeyler konuştular, bir şeylerin ters gittiği belliydi. En sonunda iki tane oda kartını alan Esma

– “Aslında yan odanızda kalmam gerekiyordu, ancak tek bir süit oda kalmış bu yüzden ben üst katınızda kalacağım, oda numaramı vereyim, dilediğiniz zaman beni arayabilirsiniz” deyince,

– “Esma Hanım, benim için sorun değil, dilerseniz siz süitte kalın, ben diğer odada kalırım” dedim ama

– “Olmaz efendim planlanan durum bu, hem sizin için süit eminim çok daha rahat olacaktır”

diye cevap verdi. Asansöre bindik Esma’dan oldukça güzel ve çekici bir parfüm kokusu geliyordu. Saçlarını arkadan topuz yapmış, kalın çerçeveli gözlükleriyle çok çekici olmuştu. Asansörden indikten sonra süit odaya doğru ilerledik, Esma Bellboya bahşişini verip, bana,

– “Dilediğiniz zaman arayın, cep telefonumu vereyim size” diyerek cep numarasını verdi. Bellboy kapıyı açıp eşyalarımı içeri yerleştirdikten sonra Esma ile beraber odadan çıktılar.

Üstümdeki ceketi çıkarıp astım. Kravatımı da çözüp odayı keşfetmek için gezmeye başladım. Oldukça lüks bir odaydı, ufak bir bar, geniş bir yatak odası, oturma odası ve birde çalışma odası şeklinde tasarlanmış bir oda vardı. Yatak odasına geçip biraz dinlenmek için tam uzanacaktım ki bir duş almak aklıma geldi. Üzerimdekileri çıkarıp yorgunluğumu atmak için duşa girdim, aslında jakuzi vardı ama ben şimdilik hızlıca bir duş alıp jakuzinin keyfini sonra çıkarmayı düşündüğüm için jakuziyi açmadım. Ufak bir duş alıp belime havluyu sardığım sırada çalan telefonumun sesini duyarak yatak odasına doğru yürüdüm, arayan karımdı, telaştan inince haber vermeyi unutmuştum. Telefonla konuşup yolculuğumun iyi geçtiğini otele yeni ulaştığımı ve dinlenmeye çalıştığımı söyledim.

Telefonla konuşurken yatağa uzanmıştım, televizyonu açıp kanallarda gezinmeye başladığımda soft porno kanal çıktı karşıma, herhangi bir sex sahnesi yoktu, sadece kızlar şov yapıyordu. Televizyonun sesini kısıp kendime bir viski doldurduktan sonra izlemeye başladım. Duştan sonra rahatlayan vücudum biraz dinginleşmiş, sikim hareketlenmeye başlamıştı. Karım regl döneminde olduğundan yaklaşık bir haftadır sex yapmadığımız aklıma geldi. Acaba Paris’te kendime göre bir fahişe bulup biraz eğlenebilir miyim diye düşünüyordum. Daha önceki seyahatlerimizde arkadaşım Kemal önceden ayarlardı fahişeleri ama bu sefer yalnız geldiğim için organizasyonu yapamamıştık. Aslında Kemali arayıp, bana birkaç kız ayarlamasını isteyebilirdim ama bir yandan da yorgunluğun verdiği miskinlikle biraz uyumaya karar verdim. Televizyonu kapatıp boxerimi giydim ve yatağa kendimi attım. Çalan telefonun sesi ile uyanmışım göz ucuyla saate baktım 18:10 u gösteriyordu. Telefonu açtığımda uykudan yeni kalkan birinin dayanamayacağı kadar enerjik, neşeli ve yüksek bir sesle

– ”Hazırsanız saat 18:30da lobide buluşalım Mehmet Bey” diyen Esma hanımın sesi ile kendime geldim. “Tamam” deyip yataktan kalktım ve aldığım takım elbiselerimden birini giydim. Üstüme güzel bir parfüm sıktım, aynada kendimi düzeltiyordum ki pencereden havanın yağmurlu olduğunu fark ettim.

Esma hanımda pek bir değişiklik yoktu, saçlarını yine topuz yapmış uzun tek parça beyaz dizlerini hemen altında biten boyda bir elbise giymiş, uzun topuklu ayakkabıları ile boyu bana yaklaşmıştı. Gözlükleri ile çok dikkat çekici, çok şık ve elit bir durumdaydı. Resepsiyoniste taksi çağırmasını söyledi.

– “Aslında şirket, şoförlerden birini ayarlayacaktı, ancak şoför bugün uygun değildi, kusura bakmayın lütfen! “ dedi.

– “Önemli değil Esma Hanım. Aslında bir araba kiralasak daha rahat olurdu” dedim.
– “Efendim benim arabam var, ancak araba kiralamamız sıkıntılı olabilir. Dilerseniz benim arabamı kullanabilirsiniz.” diyerek bir kibarlık örneği gösterdi.
– “Neyse sorun değil, taksiyle ve şoförle idare ederiz artık!” deyince gülümsedi.

Gelen taksiye bindik, gideceğimiz adresi söyledikten sonra hareket ettik.

– “Paris yılın 300 günü yağmurludur” diyerek tanıtmaya başladı bana şehri. Ben ise onu ilgiyle dinliyor, dinlerken de elimde olmadan bir yandan baştan aşağı onu inceliyordum. İlerlerken meşhur Eyfel Kulesinin yakınından geçtik Esma kulenin tarihçesini anlatmaya başladı sözlerini bitirdiğinde restoranda gelmiştik.

Taksiden inerek restoranda girdik, şirketin yetkilileriyle tanıştık ve yemeğe geçtik. Esma bana,
– “Şarap içer misiniz ?” diye sorunca,
– “Esma Hanım, Paris’e gelip şarap içmeden gidilir mi ?” diye espri yaptım.

Şarap, yemek, sohbet, her şey yolundaydı. Şirket yetkilileri oldukça kibardı, ilk görüşmemiz oldukça güzel geçmişti. Yemek ve sohbet gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdü, anlaşma artık kesindi. Tekrar taksi vasıtasıyla otele döndük.

– “Esma Hanım, çok teşekkür ederim, çok misafirperversiniz!” dedim.
– “Ben teşekkür ederim efendim, iyi geceler” dedi.

İçtiğim şarabında etkisi ile gecenin hemen bitmesini istemiyor garip bir neşe içerisinde sohbete devam etmek istiyordum.

– “Esma Hanım, benimle bugün çok ilgilendiniz, hem size teşekkür etmek hem günün yorgunluğunu atmak hem de biraz sohbet etmek için dilerseniz sizi odama davet etmek isterim”

dediğimde kısa bir an düşündü ve

– “Peki, Orhan Bey” dedi.

Beraber odama doğru yürümeye başladık. İçeri girdiğimizde dağınık bıraktığım odanın temizlendiğini ve toparlandığını gördüm. İkimiz için kadehlere şarap doldurdum, kadehlerimizi tokuşturduktan sonra birer yudum aldık ve Esma ortamında verdiği rahatlık ve elbette akşamdan beri içtiğimiz şarabın etkisi ile anlatmaya başladı. Aslen Araplarmış ama ülkelerindeki geçim ve sosyal sıkıntılar yüzünden ailesi Fransa’ya göç etmiş, bir süre işsiz kaldığını zorluklar çektiğini ama 4 yıl önce bu şirkete çalışmaya başladığından beri hayatının daha düzene girdiğini artık kariyer planları yaptığından falan bahsetti. Ben de kendi iş hayatımla ilgili kısa bir özet geçtim yaklaşık bir 15 – 20 dakika bu konularda sohbet ettik.

Gününü yorgunluğu, şarabın rahatlatıcı etkisi ve sohbetin verdiği samimiyet ile kendini salmış, karşımdaki koltukta hafif aşağı kayarak oturmuş şarabından bir yudum çektikten sonra kadeh elinde başını direk tavana çevirmiş yatar pozisyonda oturuyordu. Aşağı kayarken de eteği baldırlarına kadar yukarı toplanmış hatta giydiği çorabın üstte bittiği yere kadar o güzel bacakları ortaya çıkmıştı, ama sanırım farkında değildi çünkü eliyle düzeltmedi. Bu arada biten kadehlerimize tekrar şarap doldurdum, koltuğa Esma’nın karşısına geçip oturdum. Bacak basak üstüne atmadan dizlerinden kırık ve hafif açık oturduğu için karşısında otururken giydiği minicik iç çamaşırını sıyrılan eteğinin sayesinde görüyordum.

İş ile ilgili konulardan sıkılmıştım aniden sordum,

– “Eğer çok özel olmayacaksa Esma Hanım sorabilir miyim, evli misiniz acaba ?”
– “Yaklaştım ama maalesef olmadı. Emin olamadım ama aldatıldım galiba, nişanlıydım ancak ayrıldım” dedi.
– “Çok üzüldüm, sormamalıydım” dedim.
– “Peki siz Orhan Bey evlimiziniz?”
– “ Evet evliyim” dedim. Bu konuda yalan söylemeye gerek yoktu.
– “ Alyansınız yok “ dedi.
-“ Ben alyans, kolye, hiç bir takı-aksesuar kullanmıyorum” diye yalan söyledim, çapkın bir erkektim ben, alyans bende ne arasın!! Ama kolumdaki büyük ve gösterişli saati yok saydım nerdeyse.

-“ Evet, kolunuzdaki saatten anlaşılıyor” deyip gülümsedi.
-“ Zorunluluk “ dedim.
-“ Alyansta öyle değil mi ?” dedi.
-“ Yüzükten rahatsız oluyorum, bir artniyet aramayın lütfen” dedim.
Tekrar gülüştük. 2 kadeh şarabı bitirince, Esma,
– “Bu güzel gece için çok teşekkür ederim, ben kalkayım “

dedi. Kalkarken sıyrılan eteğinden iç çamaşırının göründüğünü fark etti yüzü hafif kızardı, eliyle eteğini düzeltmeye çalışırken

– “Kusura bakmayın” dedi mahcup bir şekilde.
– “Önemli değil rahatınıza bakın sohbet ediyoruz sadece” derken sırıtıyordum

Aslında kalmasını çok isterdim ama ısrarcı olup bu güzel sohbetin hoş olmayan bir şekilde bitmesini istemedim. Giderken kapı önünde ayaküstü ertesi gün ile ilgili program şekilleniverdi:

– “Peki Esma Hanım, ben teşekkür ederim”
– “Orhan Bey, yarın bir program yok, isterseniz size Paris’i gezdirebilirim”
– “Çok iyi olur, hem ben de şehri merak ediyordum zaten”

Aslında şehri merak ettiğim yoktu ama yalnız başıma takılmaktansa Esma ile beraber vakit geçirme fırsatına balıklama atlamıştım. Esmayı uğurladım, hemen duşa girdim, şişede kalan az miktarda şarabı bitirdikten sonra ben de yattım. Ertesi sabah saat 07:00 de kapının çalma sesi uyandım. Kafamı kaldırıp kendime gelmeye çalışıyordum “Orhan Bey” diye bir ses. Gelen Esma hanım’dı . Gece çıplak yatmıştım yataktan hemen kalktım havluyu belime sarıp sabah ereksiyonu yaşayan sikimi kapatmaya çalışarak kapıya doğru ilerledim. Kapıyı yarım açarak çıplak vücudumu saklamaya çalışarak kafamı dışarı uzattım

– “Ah, özür dilerim uyuyor muydunuz, aslında telefon ile aradım ama açmadınız” dedi.

Evet bugün şehri gezecektik ama bu kadar erken geleceğini tahmin etmemiştim, saat daha sabahın 07:00 siydi!!

– “Dilerseniz kahvaltıya inelim” dedi.
– “Bende yeni kalktım Esma Hanım, isterseniz içeri geçin, 5 dakikada hazırlanırım” dedim. Esma içeri geçti, içeri geçerken beni
üzerimde sadece havlu ile gördüğünden kısa bir şaşkınlık yaşayıp baştan aşağı kaçamak bakışlar ile süzdü, sabah ereksiyonu yüzünden dimdik olan yarağım havlunun üzerinden belli oluyordu, hemen gözlerini kaçırarak koltuğa otururken yüzünde hafif bir gülümseme vardı.

– “ Ben hemen duş alıp geliyorum” diyerek banyoya doğru ilerledim. Banyoya girince hemen solda bir lavabo ve duvarda büyük bir ayna, direk karşıda jakuzi ve kapının arka tarafında kalan sağ tarafta da duş kabini vardı. Kapıyı hafif aralık bıraktım, üzerimdeki havluyu sıyırıp duşa doğru ilerlerken hala dimdik olan yarrağım önümde sallanıyordu. Bir an 31 çekip boşalmayı düşündüm ama Esma’yı fazla bekletmemek için hızlıca duş almaya başladım. Gözlerim sabunlu iken bir çift gözün üzerimde olduğu hissine kapıldım, hemen yüzümü yıkayıp gözlerimi açtım ama garip bir şey yoktu. Duşumu bitirip belime havluyu sarıp banyodan çıktım.
Banyodan çıkıp odama ilerlerken oturduğu koltukta telefonunu karıştıran Esma benim seslerimi duyunca kafasını kaldırıp bana baktı, daha doğrusu biraz önceki şişkinlik duruyor mu diye kontrol etti sanırım, suratı hayal kırıklığına uğramış gibiydi ama soğuk duşun etkisi ile normale dönen sikim artık havlu üzerinden belli olmuyordu. O an içerde mastürbasyon yaptığımı düşündüğü aklıma geldi.

(hikaye tamamen kurgusal, gerçekle bir alakası yoktur)

Categories
Uncategorized

Fazla merak-2

Fazla merak-2
Selam fazla meraklılar gelen istek üzerine hikayemin devamı kaldığı yerden yazıyorum.

Karım Ayşeyle yaşadıklarımız hayatımızı tamamen değiştirmişti. Ancak tatil hızlı geçti. Eve döndüğümüzde ikimizde daha dikkatli olmak zorundaydık. Ekmek parası için erkek kimliğimle işe gidip gelmek durumundaydım ve yaşadığımız toplum kuralları gereği özel hayatımızı dışarı yansıtamazdık.
Ancak gerek yaşadıklarım gerek kullandığım hormonlardan olsa gerek erkek kıyafetleri içinde bile kadınsı duruyordum. işe giderken içime tahrik edici iç çamaşırlarımı giyip gögüslerimin ve kalçalarımın büyüklüğünü saklamak için korse ve dar sütyen kullanıyordum. Sıcak havalarda bile takım elbiseyle dolaşıyordum tırnak cilamı ten rengi seçmeye özen gösteriyordum. Ancak eve gelince üzerimdekileri çıkarıp seksi kıyafetlerime bürünüp karım ayşemle kanka modunda takılıyorduk. Deliğimin daralmaması ve esnekliğini kaybetmemesi için karım Ayşenin ikimize ortak kullanım için aldığı vibratörü sık sık kullanıyordum ama yinede gerçek bir yarrağın yerini tutmuyordu.
Ayşede iyi para kazandığım için mutluydu ve arada bir yaptığı çapkınlıklardan benimde faydalanmam için sık sık sikişlerinden sonra hemen eve gelip taze sikilmiş amını bana yalatıp sevgililerinin döllerinin tadına bakmamı sağlardı. İçimdeki kıskançlığa rağmen karımın düşünceli olması çok hoşuma gidiyordu. Uzun zamandır sikilmemiştim içimdeki yarrak yeme açlığı beynimi oyuyordu ama dikkatli olmalıydım. iş yerinde adım çıkmasın diye gösterdiğim maço tavırları eve gelip karım Ayşeye anlattığımda ikimizde çok gülüyorduk. Yurt dışı iş seyahatine çıkmak için hemen her fırsata baş vuruyordum. Karım Ayşede hemen en seksi kıyafetlerimden oluşan valizimi hazır tutuyordu. İlk geziye bizim firmanın ankaradaki müdürüyle gitmek zorundaydım hava alanında tanıştık ve birlikte yurt dışındaki bayi toplantısına katılmak üzere yola çıktık. Adnan bey tam bir beyefendiydi. Freeshoptaki davranışlarımdan hafif şüphelenmişti ama ben içimdeki orospuya söz geçirmekte zorlandığımdan sanırım daha çok yarrak yiyecektim. Gözü devamlı üzerimdeydi sanırım kadınsı hatlarımdan da etkilenmişti sigaramı yakmaya çalışması bana bir bayan gibi saygı göstermesi benide tavlamaya yetmişti yol boyunca samimi olduk tabiki.
İşlerimi bitirdikten sonra kendimizi otele zor attık odamda yalnız kalınca gün boyunca vücudumu saran korsemi çıkardım. Adnanda çok uykusuz olup yatacağını söyleyip kendi odasına gittiği için rahatça seksi kıyafetlerimi giydim hafif bir makyajla bir banyo köpüğü keyfi yaparken kapının çalınışını duyunca içim gitti. Kapıya kim diye seslendiğimde Adnan benim diyince panik halinde üzerime bornozu sarıp fırladım kapıyı yarım açtığında Adnan elinde viski şişesiyle içeri dalıverdi.
beni dikkatle süzdüğünü farkettim ve yüzümdeki hafif makyajı silmeyi unuttuğumu fark ettim.
Utancımdan başım öne düştü. Çok olgun bir adamdı Adnan özür diledi uyku tutmadığı için beraber bir iki duble atarız diye düşündüğünü söyledi bana çok yakın duruyordu bende ellerimle bornozum düşmesin diye sıkı sıkı tutunurken hafifçe dudağıma yakın bir yerden öpüp ya Müdürüm sen çok tatlısın kusura bakma kabalık ettim habersiz geldim diyince bende dondum kaldım. içeri davet ettim. Adnan mini barı işaret edip buz ve bardak ayarlayayım diyince ben erken davranıp dolabı domalıp kurcalamaya başlayınca bornozun yırtmacındam muhteşem kalçalarımı sergilediğimi fark ettim. Adnanın dili tutulmuştu.Bende orospuluğuna iyice frikik verdim.
sonra önüne eğilip içkisine buz koyarken sol mememde bornozdan fırladı. Zavallı adnan içi eriyordu.sonra karşısına geçip bacak bacak üstüne atıp oturdum. elindeki bardağın titrediğini fark edince kendime güvenim dahada arttı. Burası çok sıcak oldu deyince haklısın dedim üzerimdeki bornozu yavaşça açtım portakal iriliğindeki gögüslerimde hala bikinim ip izleri vardı onlara bakıp yutkundu. Sayın müdürüm göğüsleriniz muhteşem deyince bende evet gençken bir ara hormon dengesizliğinden böyle şişler dedim. yakından bakmamda sakınca varmı deyince gel istersen elle dedim ama çok sıkma bazen ucundan süt geliyor dedim yok artık diyip dibime düştü. ben koltukta oturmuş adnanda dibime çökmüş kocama kahve rengi meme uçlarına emzik arayan bebek gibi bakıyordu. Doğal refleksle Adnanın başını memelerimin arasına gömdüm oda refleks olarak alıp emmeye başladı bende saçlarını okşuyordum çok zevk aldığım için sikim ereksiyona geçmişti. Adnan hiç durmadan bir ona bir buna memelerimi emip duruyordu. sonra karnıma eğilip göbek piercingimi yaladı içim akmaya başladı Diz çökmüş Adnanın önünde ayağa kalktım am kılı süsü verdiğim üçgenin altından ancak çocuk pipisi büyüklüğünde olan penisimi hayretle inceliyordu. arkamı döndüm Adnan popoma saldırmış deliğimi yalayıp öpüyordu. Devamlı temiz ve kremli tuttuğum için gururluydum ancak adnanın kirli sakalları deliğin etrafını hassas pembe göt yanaklarımı tahriş etmiş kaşındırıyordu. Adnan kendinden geçmişti artık sıra bendeydi Müdürü olarak ona gereken şevkati vermeliydim. Adnanını soyup yatağa uzandırdım. Kocaman olmasa bile kalın bir yarrağı vardı önce başını hafif dil darbeleriyle sabırlı bir şekilde dilledim ucundan bel suyunun sızıntıları vardı onları dilimle temizledim. Adnanımın mis gibi kokan erkeksi ter kokusunu içime çektim sonra yarrağının tamamını ağzıma alıp vakumlamaya başladım. Burnuma gelen koku ve kıl diplerini bile umursamadım toplarını dahil Adnanın tamamını yalayıp kudurttum. o muhteşem yarrağı artık içime alma zamanı geliyordu çünkü göt deliğim Adnanın parmak darbeleriyle iyice şişmişti ve zonkluyordu ama aceleye gelsin istemiyordum. Kalktım ona tvyi açıp bir duble daha viski verdim ve müdürünün banyoda biraz işi var diyip makyaj çantamı alıp banyoya gittim. Bu özel ana iyi hazırlanmalıydım

kısa ve pratik bir bakımdan sonra jartiyerimi giydim seksi parfümümü apış arama sıktım ufacık pipimi ucundan aşagıya ten rengi bantla yapıştırdım torbalarımın arasına sıkışan pipim amcık götüntüsü veriyordu.kendimi aynada son bir kontrol ettikten sonra ayın elemanına hadiyesini vermek için müdürü olarak yatakta hazır asker olarak bekleyen adnanımım kucağına oturdum bolca kremli götüme adnanın yarrağı bir çırpıda kayıp griverdi. Gardroptaki aynada kendimizi seyredebileciğimizi fark edince keyfim dahada arttı. adnanın kucağında hop hop zıplıyordum oda yukarı aşağı beni yo yo gibi zıplatıyordu. elleriyle zıplayan memelerimi sıkıca sarmış ensemdende öpüp duruyordu.çok dayanamadı Adnanım bu tempoda bütün döllerini içime fışkırttı o basıncı barsak duvarlarımda hissettim bu arada elimi bile sürmediğim halde prostat masajı sayesinde küçük pipimden döl damlaları geldi sonra pozisyon değiştirdik tekrar kucağına oturdum Adnanıma meme sütü servisi yaptım. Adnan kafasını gömmüş memelerimi emerken komidinde duran cep telefonumdan karım Ayşenin aradığını fark ettim. telefonu açınca kız orospu oralarda ne yarrak yiyosun diye şaka yollu takılan karıma içine doğdu tabi kocanın yediği yarraklar diyip yelefonu Adnana verdim. Zavallı adnan şaşkın şaşkın bakınırken -Alo yenge merak etme müdürümle beraberiz diye saçmaladı. tekrar telefonu alıp karım Ayşeye müjdeyi verdim. Adnanın bize bizi beraber yemeğe geleceğimi söyleyip fazla uzatmadan kapattım. Adnan ikinci postasınıda içime akıtınca bende ayağa kalkıp banyoya tazelenmeye giderken Adnanınım bacaklarıma kadar süzülen döllerini parmağımla sıvayıp tadına baktım. Adnanın müdürü olan ben ona tam not verdim sonra erkeğimin yanına kıvrılıp omuzuna başımı koyup keyifli bir uyku çektim sonraki hikayeleride görüşmek üzere karım Ayşe ve benle tanışmak isteyen hayranlarımıza saygıyla [email protected]

Categories
Uncategorized

Cafenin Mutfağında Yediğim Yarak

Cafenin Mutfağında Yediğim Yarak

Cafenin Mutfağında Yediğim Yarak! (Pınar 22 Y., İstanbul / Türkiye)

Merhaba 31 Seks Hikayeleri okuyucuları. Bu siteyi uzun zamandır takip ediyorum. Bundan kısa bir süre önce yaşadığım olayı sizinle paylaşmak istedim. Ben 1.70 boyunda, 54 kiloda, esmer güzeli bir bayanım. Eski sevgilimle Beşiktaş’ta herzaman gittiğimiz bir Cafe vardı. O Cafeyi de, sahiplerini de, ikimiz de çok severdik. Hatta yiyişmelerimizin, elleşmelerimizin çoğu o Cafede olurdu. Ben sevgilimden ayrıldıktan sonra Cafeye vakitsizlikten gidemez oldum.

Geçenlerde Beşiktaş’ta işim vardı, evrak almam gerekiyodu, ama 13:30’da alabileceğimi söylediler. Saat daha 11:30 idi. Ne yapabilirm o saate kadar diye düşünürken, o Cafeye gitmeye karar verdim. Hem uzun zamandır da gitmiyordum, özlemiştim. Cafenin sahbibi Serhat, uzun boylu, 30’lu yaşlarda, esmer ve bekar biri. Anladığım kadarıyla iyi niyetli, Cafe de onun ve abisinin. Abisi de çok dürüst biri, namazında niyazında bir adam. Bir de Kemal var, orda çalışıyor, evli ve 3 yaşında bir kızı var. Kumralımsı sarışın, benden 4-5 cm uzun, çok tatlı, güler yüzlü biri. Serhat’la Kemal çok çok yakın arkadaşlar. Aralarında patron çalışan ilişkisi asla yok, zaten gören kimse de öyle demiyor. İkisi de eşit şartlara sahipler, Kemal sadece ortak değil.

Oraya gittiğimde Cafe boştu, Kemal bilgisayar başındaydı. Beni görünce, “Ooo kimler gelmiş!” dedi. “Nasılsın, nasıl gidiyor?” muhabbetinden sonra yanıma oturdu, “Birşeyler içer misin?” dedi. “Çay alırım.” dedim. Çayımı getirirken, ona gülerek, “Sen evde karına da böyle hizmet ediyor musun?” dedim. “Yok yaa, evde çay yemek ne gezer?” diye bir cevap verdi. “Eşin sana yemek yapmıyor mu?” dedim. “Yok yapmaz, ben de ona yapmam!” dedi. Belli ki araları açıktı. Biraz dertliydi herhalde. Eşiyle arasının kötü olduğunu, sadece 3 yaşındaki çocukları için devam ettiklerini söyledi. “Zaten karım bana güvenmez, bizim aramızdaki herşey bitti!” dedi. “Kağıt üzerinde evlisiniz yani?” dedim. “Evet!” dedi. Bunları anlatırken bir yandan da bacaklarıma dokunuyordu. “Ya işte böyle Pınar!” deyip dizime hafifçe vuruyordu.

Üzülmüştüm karısıyla kötü olmalarına. Evliliğe çok soğuk bakıyordu, bıkmıştı, mutsuzdu. Biz konuşurken bir yandan da müşteriler gelmeye başlamıştı. İki tane kız sandviç istedi. Sonra Kemal beni mutfağa çağırdı, orda işi uzundu. Bu arada sabah Cafeyi Kemal 10:00’da açıyor, akşam 20:00 gibi çıkıyor, Serhat ise öğlen 14:00 gibi geliyor, gece 23:00’de kapatıyor. O yüzden yalnızdık. Kemal diğer müşterilerin siparişlerini alırken, ben de domatesin kabuklarını soydum, ince ince doğradım. Kemal yanıma geldi, sandviçleri hazırlamaya başladı. Sandviçleri o iki kıza götürdükten sonra yanıma geldi ve bir anda sarıldık. Aslında benim açımdan masum bir sarılmaydı bu. Ama o dudaklarını boynuma koymuştu, nefesini kulağımda hissettiriyordu, hiçte masumca değildi. Bana, “Çok cana yakınsın!” dedi. Ben o hareketinden dolayı şok olmuştum, ondan böyle bir hareket beklemiyordum. Açıkcası onu tahrik edecek birşey de yapmamıştım…

Halen birbirimize sarılır vaziyetteydik. “Ben su içeceğim!” deyip kollarından çıktım ve bardak alıp su doldurdum kendime. O da gelen müşterinin siparişini almaya gitti. Elmalı nargile istemişlerdi, böyle şeylerden hiç hoşlanmam, nasıl yapıldığını da bilmiyordum. Kömür gibi birşeyi ateşin üzerine koydu, alevler çıkyıyordu. Biraz ürkütücü bir manzaraydı, ama o çok alışkındı tabi. Ben tezgaha dayanmıştım, bacaklarım çok hafif ayrıktı. Kemal bacaklarını benim bir bacağımı hapsedecek konuma getirmişti, sikini bacağıma değdiriyordu, bir yandan da konuşuyotduk. İnanın ne konuştuğumuzu bile hatırlamıyorum. Sertleşmiş sikini resmen bacağıma dayıyordu. Ben hiçbir şey olmamış gibi sohbete devam ettim. Sonra bir anda yüzünü yüzüme yakınlaştırdı ve dudaklarıma çok sakin bir öpücük kondurdu. Ama kendini geriye çekmemişti, benim de ona karışılık vermemi bekliyordu. Karşılık vermedim, ama kendimi geri de çekmemiştim.

Yani öpmesine izin vermiştim. Daha da gevşedi, artık rahat hareket ediyordu. Müşterilerden kaçtıkça yanıma gelip, bana sarılıyordu, kokluyordu. Sarılırken bit ara eli kalçama doğru kaydı. Sonra tekrar yukarı doğru çıkarttı. O içeri giderken kendimi biraz suçlu hissediyordum, onunla öpüştüğüm için değil, evli olduğu için. Kendimi yuva yıkan biri olarak düşünmeye başlamıştım. Aslında bu konuda kendimi rahatlatabiliyordum. Hatta inanın bana, evliliğini kurtarmasını bile istiyordum. Ondan hoşlanmıyordum, etkilenmiyordum, kalbim pır pırr da değildi. Hiç bir aşk belirtisi de yoktu. Sadece o anki heyecan hoşuma gidiyordu. Sonra saatin geç olduğunu farkettim, “Ben gidip evrağımı alayım, geç oldu!” dedim. Kemal, “Ben de seninle geleyim!” dedi. Çünkü Serhat gelmişti.

Yolda yürürken bazen koluna girdim, bazen de el ele tutuştuk. O benim belime sarılıyordu, göbeğime dokunuyordu. Ben de elimi boynundan göğsüne doğru uzattım ve göğüs kıllarıyla oynamaya başladım, “Huylanıyor musun?” dedim. “Hayır ama…” dedi ve güldü. Ben de hafifçe vurdum göğsüne. Tahrik oluyordu belli ki. Bilerek yapıyordum, farkındaydı. Biryandan da tahrik edici şekilde ona bakıyordum. Bunu farketti ve “Bana öyle bakma, trafikte fena olur!” dedi. Gülümsedim, hiçbir şey demedim. Sonra beni vapura bindirdi ve beni arayacağını söyledi. Uzaklaştım.

Eve gelip yatağıma yattım ve olanları düşündüm. Amım sırılsıklamdı, sanırım heyecan beni bu hale sokmuştu. Onu düşünüp mastürbasyon yapmaya başladım. Beni öptüğünü, deli gibi yiyiştiğimizi, göğüslerimi, kalçalarımı avuçladığını düşündüm. Bunların hiç biri gerçekleşmedi. İyiki de yapmamışım diyorum, hayali de yetiyor. Mastürbasyon yaparken dudaklarımı ısırıp yalıyordum, bunun nedeni onunla yiyişmediğimiz içindi. İçimde kalmıştı, tam olarak birbirimizden tat alamadık. Akşam beni aradı, halimi hatırımı sordu, kısa konuştuk. “Kocaman öpüyorum!” dedi. “Ben de!” dedim ve kapattık. Ama yolum tekrar Beşiktaş’a düşerse yanına uğramayı planlıyorum. Onunla gezmek tozmak istemiyordum, sadece mutfakta küçücük kaçamaklar yapmak istiyordum. Hem zaten onun da benimle ciddi düşündüğünü zannetmiyordum.

O olaydan 5 gün sonra dayanamadım ve sabah erkenden Cafeye gittim. Çok erken bir saat olduğu için kimse yoktu. Kemal’i görünce heycanlandım ve birbirimize sarıldık. Bir anda beni duvara yasladı, deli gibi öpüşmeye başladık. Çok özlemiştim onu, deli gibi de arzuluyordum. Bir eliyle göğüslerimi elliyordu, diğer eliyle de kalçalarımı avuçluyodu. “Çok güzel tenin var, çok güzelsin!” deyip duruyordu. Ben sadece şuursuzca inliyordum, tırnaklarımı omzuna geçirmiştim bile. Sonra beni kucaklayıp masaya oturttu. Bacaklarımla belini sardım, biraz da öyle öpüşmeye devam ettik. Öpüşmek hafif kalır, dilini boğazıma kadar sokuyordu resmen, somuruyordu beni, dudaklarımı hareket bile ettiremiyordum. Bana, “Senin heryerini yalamak istiyorum!” dedi. Ses çıkaramadım. Masaya doğru yatırdı, üzerime çıktı. Elini şortumdan içeri soktu, külotumun üzerinden amımı okşuyordu. Islanmıştım. “Harikasın!” diyordu…

Bir anda altından kalktım ve onu ayağa kaldırdım, masaya dayadım. Seksi bakışlarımı atarak yavaşça aşağıya doğru çömeldim, niyetimi anlamıştı, hafifçe gülümsedi. Kemerini ve pantolonunun düğmesini açtım, daha sonra fermuarını indirdim. Siki zaten pantolonunu zorluyodu. Boxerını görünce mimiklerime hakim olamadım, çok şaşırmıştım, siki kalın birşeye benziyordu. Daha fazla dayanamadım ve boxerını da indirdim. Gerçekten kalın bir siki vardı. Birazcık inceledikten sonra dudaklarımı değdirmeye başladım. Dilimle başını yalıyor, başını ağzıma alıp emiyordum. İyice delirmişti, hırıltılarından belliydi. Sonra köküne kadar ağzıma almak için biraz nefes aldım. O sikin tamamını ağzıma sokunca, öyle bir Ohhh’ladı ki, tahrik olmamak imkansızdı. Eliyle başıma bastırıyodu. İyi bir ritim yakalamıştık…

Daha sonra beni masaya oturtturdu. Tekrar boynumu, göğüslerimi emmeye başladı. Eliyle de amımı yokluyordu. Deli gibi inlediğimi hatırlıyorum. Şortumun düğmesini açtı ve bacaklarımdan aşağıya indirdi. Külotumun üzerinden amımı dillemeye başladı. “Erkeğimmm!” diye inliyordum. Sonra külotumu indirdi. Bacaklarımı iyice ayırdı, bir gözlerime bakıyodu, bir amıma. Amıma bakarak, “Muhteşem!” dedi. Klitorisimi yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra parmağını amıma sokmaya başladı. Nefes alışverişlerim değişmişti. Bir yandan klitorisimi emiyordu, diğer yandan parmağını sokuyordu amıma. Deliriyordum. Kaç kere orgazm olduğumu inanın bilmiyorum. Amımdan akan sular bacaklarımdan aşağı süzülüyordu, hissediyordum…

“Gir artık içime erkeğim!” dediğimi hatırlıyorum. Dudaklarıma öpücük kondurduktan sonra bacaklarımı omzuna aldı. Amıma ilk girdiğinde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Sadece, “Hayvan! Yavaş!” diyebildim. Özür dileyip biraz bekledi ve sonra devam etti. İçime git gel yaparken, “Çok sıcaksın, çok darsın, mahvediyorsun beni!” diyodu. Ben de, “Tek erkeğimsin, bu am hep seni bekledi, deli gibi sik beni sevgilim!” diyordum. Sonra posizyon değişikliği yaptık ve ellerimi masaya dayayıp beni önünde domalttı. Amıma 10-15 dakika da öyle git gel yaptı. Artık gözlerimi kapamış, anın tadını çıkartıyordum, dizlerimin de bağı çözülmüştü…

“Boşalacağım!” diyerek sikini amımdan çıkardı. Hemen önüne eğildim ve ağzıma aldım, biraz sikini yaladıktan sonra göğüslerime doğru haykırarak boşaldı. Ben de spermlerini göğüs uçlarıma iyice sürdüm. Sonra kalktım ve “Mükemmeldin sevgilim!” deyip boynundan öptüm. Giyindikten sonra koltuğa geçip oturduk. Halen nefes nefeseydik. Saatte 11:00’e yaklaşmıştı, “Müşteriler gelir…” diyerek Cafenin kapısını açtı. “Ben de gitmeliyim!” diyerek çantama doğru yöneldim. Kolumdan tuttu ve mutfağa doğru çekti. Sırtımı duvara yaslayıp, dudaklarıma yumuldu. “Aşkım yeter!” diyordum, fakat dinlemiyordu. Kalçamı öyle bir avuçladı ki, yürürken bile zorlandım. “Hoşçakal erkeğim!” diyerek Cafeden çıktım…

Bundan sonra ilişkimiz ne olur, nasıl olur bilmiyorum, ama ondan çok etkileniyorum. Olgun tavırları beni öldürüyor, mahvoluyorum. O derin, samimi bakışları hiç bir erkekte görmedim.

[Pınar]