Categories
Uncategorized

Köyümüzün Amcıkları, İzmirin Amcıkları… (3)

Köyümüzün Amcıkları, İzmirin Amcıkları… (3)
Evde biraz daha oyalanıp, tekrar düğüne giderim diye düşünmüştüm, çünkü daha halalarımın ve amcalarımın oğullarıyla görüşmemiştim. Ama sonra gitmekten vazgeçtim, nasıl olsa düğün 3-4 gün sürecekti. Evde kalıp kafamı dinledim. Vakit geceyarısını geçtiğinde, düğün evinden taa bizim eve duyulan ekolu müzik sesleri de kesilmişti. Galiba yavaş yavaş bu geceki eğlence bitiyordu. Az sonra da babam beni aradı ve birazdan eve geleceklerini, yanlarında yatılı misafirler olacağını, ev dağınıksa şöyle bir toparlamamı söyleyip kapattı telefonu. Hassiktir, nerden çıktı lan şimdi bu? Tanımadığım bir sürü akrabanın eve doluşacağı düşüncesi canımı sıkmıştı. Mutlaka benim odaya da 3-4 kişi vereceklerdi yatmaları için. Katlanamazdım ben bu işe. Aklıma bizim evin bodrumu geldi…

Evimizin bodrumu sanki benim çocukluk anılarımın müzesi gibidir. İlk sigaramı orda içmiştim. İlk porno dergisine orda bakmıştım. İlk 31’imi orda çekmiştim. Halamın oğlu Vedat’ın gizlice dayısından yürüttüğü, benim de Vedat’tan ödünç aldığım (Fırıncı Kızı Lükres’in Günahları) isimli seks kitabını da orda okumuştum. Kitap okadar azdırıcıydı ki, okurken yarağım patlayacak gibi olurdu. Hatta birkaç kez küloduma bile boşalmıştım. Sırf o kitabı bir an önce okuyup bitirmek istediğimden, ailemi zorlayıp bodrumdaki kullanılmayan büyük tahta sedirin üzerine yorgan döşek indirtmiştim. Ve orda yatmıştım birkaç gece. Kitap bitene kadar kaç kez 31 çektiğimi hatırlamıyorum. Zamanla orası artık benim ikinci odam olmuştu, haftada bir iki gece orda yatardım. Annem her seferinde bana çok kızar ve yukarıda kendi odam varken niye bodrumda yatmak istediğime anlam veremezdi. Ama babam, “Hanım bırak nerde istiyorsa orda yatsın, oğlumuz artık erkek oluyor!” demişti bir keresinde.

Yıllar olmuştu bodrumda yatmayalı. Şimdi de bodrumda yatacaktım. Bizimkiler misafirlerle gelmeden yorganı döşeği, eşofmanlarımı ve Laptopumu indirdim bodruma. Tahta sedire hazırladım yatağımı. Çıktım yukarı, babamları beklemeye başladım. Babam, kimin nerede yatacağının düzenlemesini yapmak için önden gelmişti. Misafirler annemle birlikte geleceklermiş. Babama bodrumda yatacağımı söylediğimde, “İyi, iyi! O zaman problemi çözdük! Şimdi kızların 3-4 tanesini de senin odanda yatırabiliriz!” dedi. Şaşırmıştım, “Kızlar mı? Kimler geliyor ki?” dedim. “Valla bilmiyorum, ben ordayken halaların, kim kimin evinde yatacak diye konuşuyorlardı, bir sürü yatılı misafir varmış. Annen de halalarının evlerinde yatacak yer açılsın diye, kızların bizim evde yatabileceğini söyledi. Gelirler birazdan!” dedi.

Şansa bak be! Ben, yaşlı başlı, sıkıcı akrabalar gelecek diye düşünürken, babam kızların geleceğini söylüyordu. Bodrumda yatacağımı söylediğime köpekler gibi pişman olmuştum. Ama şimdi kıvıramazdım, mecburen bodrumda yatacaktım. Kahretsin, belki de acaip bir fırsatı kaçırmıştım. Bir an için, evin içinde 8-10 tane kızın gecelikle pijamayla dolaştığını, banyoya tuvalete o halde girip çıktıklarını, sonra da ikişer üçer kızın aynı yatakta birbirlerine sarılarak yatacaklarını gözümün önünde canlandırdım. Sonra da Zeynebin, köydeki karıların kızların hakkında söylediklerini düşündüm. Yarağım kıpırdamaya başlamıştı, babamın yanında çadırı kurmamak için, elimi cebime sokup, yarağımın isyanını bastırdım.

Karanlık bahçede kızların neşeli sesleri yaklaşıyordu. Az sonra verandanın bahçeye vuran ışığında göründüler. Ellerinde çantalar, bazılarında poşetler vardı, ki içlerinde geceliklerinin olduğunu tahmin ediyordum. Öndeki grupta, 16-17 yaşlarında 4 kız, ikişer ikişer kol kola girmişler, birbirlerine birşeyler söyleyip kıkırdaşıyorlardı. Arkadaki grupta 5 kız vardı, onlar yaşça bir iki yaş daha büyük ve biraz daha ağırbaşlıydılar. Ama onlar da kol kola girmişler ve neşeliydiler. Gelen kızların hiç birini tanımıyordum. Ama muhtemelen çoğu, yada hepsi halalarımın kızlarıydı ve onların hepsi beni tanıyorlardı. Bizim köyden tek üniversitede okuyan bendim ve bu da köyde parmakla gösterilmemi sağlıyordu. Ama annemin işgüzarlığına da anlam verememiştim. Yoksa beni evlendirmek için kız mı seçmeye çalışıyordu? Çünkü annemde son zamanlarda gelin adayı bulmak gibi bir takıntı ortaya çıkmıştı.

Annem henüz gelmemişti. Kızlar içeriye girerlerken, kapıda hepsine tek tek, “Hoş geldin!” deyip, tokalaştım. Tokalaşırken kızlardan bir sinyal alabilirmiyim umuduyla, en ufacık detayları dahi kaçırmamaya çalışıyordum. Bir iki tanesi sanki elimi hiç bırakmayacak gibi tokalaşmıştı. Ben elimi çekmesem onlar da çekmeyecekti. Öyle tokalaşanların gözlerine biraz daha içten baktım. Ve aynı içten karşılığı aldım. O anda tek düşüncem, acaba bunlardan birini sikebilirmiyim idi.

Çok geçmeden annemin sesi duyuldu karanlık bahçeden, galiba birileri daha vardı yanında, onlarla konuşuyordu. Az sonra onlar da verandanın önünde göründüler. Annemin bir koluna Zeynep, diğer koluna da Fidan girmişti. Doğrusu onların geleceğini hiç beklemiyordum, tam sürpriz oldu bu. Onlara da, “Hoş geldin!” deyip, tokalaştım. Tokalaşırken Fidan elimi kuş gibi hafif tuttu ve hemen çekti elini. Gözlerime de bakmamıştı. “Hoş bulduk Harun abi!” demesi ise beni daha çok şaşırtmıştı. Annemin herşeyi anlamasından korkuyor gibi bir hali vardı sanki. Yada aklı sıra, anneme, ne kadar ağırbaşlı, nekadar hanım hanımcık bir kız olduğu imajını vermeye çalışıyordu kurnaz şey! Hem ne diye annemin koluna girmişlerdi ki? Belki de akılları sıra, onları birdaha sikmeyeyim, veya resimleri kimseye göstermeyim diye anneme sığınmışlardı? Zeynep’le tokalaşırken, orta parmağımla avucunun içini birkaç kez kaşıdım. Zeynep hemen bakışlarını yere dikerek elini çekti ve “Hoşbulduk Harun!” diyerek içeri geçti.

Bizim köyde, hala oğulları, amca oğulları ve arkadaşlar arasında (Tokalaşırken avuç içi kaşıma) hareketinin anlamı çocukluktan beri bilinir. Bu hareket (Seninle sikişmek istiyorum!) anlamına gelir. Orta okuldayken bir keresinde halamın oğlu Vedat yapmıştı bu hareketi bana. Ben de, “Siktir amına koduğumun çocuğu! Senin ananı bacını sikerim, ben ibne miyim lan!” diyerek yumruğu yapıştırmıştım. Vedat ise, “Şaka yapıyorum oğlum, valla da billa da şakaydı!” diyerek kıvırmaya çalışmıştı. Şaka olduğunu yememiştim tabii. Çünkü Vedat’la daha önce bizim bodrumda porno dergilere bakıp 31 çekerken, bir keresinde sormuştu, “Birbirimizi sikelim mi?” diye. Ozaman yumruk atmasam da, lafla terslemiştim. Daha sonraları da kulağıma bir söylenti gelmişti, Vedat teyzesinin oğluyla sikişiyor diye…

Zeynebin benden kaçarcasına içeriye girmesine canım sıkılmıştı. Annem babam dahil, herkes salonda toplanmıştı. Salonun kapısından herkese toptan iyi geceler dileyip, anneme bodruma yatmaya gittiğimi söyleyip ayrıldım ordan. İndim bodruma. Eşofmanlarımı giyip bir sigara içtim. Sonra Laptopu açtım, resimlere defalarca kez baktım. Resimler yarağımı kaldırmıştı. O anda Zeynebi sikmek için içimde müthiş bir arzu vardı. Elimi eşofmanımın içine daldırdım ve yarağımı sıvazlamaya başladım. Ama kesinlikle 31 çekip boşalmayacaktım. İçimde çok az da olsa Zeynebin mesajımı aldığı ve yanıma geleceği umudu vardı.

Yukardaki odaların ışıkları bahçeye vuruyordu. Birbuçuk saatten fazla sürdü ışıkların tamamen sönmesi. Nihayet yukardakiler yatmışlardı. Sadece bodrumda benim ışığım yanıyordu şimdi. Zeynebin gelip gelmeyeceğini bilmeden beklemek strese sokmuştu beni. Bodrumun kapısını açtım ve kapının önünde bir sigara daha yaktım. Gözlerim sürekli evin girişindeki merdivenlerdeydi, Zeynep çıkacak mı diye bakıyordum. Derken girişte iki tane kız belirdi, karanlıkta ayakkabılarını giyiyorlardı. Zeyneple Fidan geliyor diye müthiş heyecanlanmıştım. Kızlar az sonra sessizce merdivenleri inmeye başladılar.

Biraz daha yaklaştıklarında seçebildim. Biri Zeynepti, ama yanındaki kız Fidan değildi. Yanıma geldiklerinde, Zeynep elindeki tek dal sigarayı gösterip, “Rabia ile sigara içmeye kaçtık…” dedi. Zeynebin yalnız gelmediğine ve madem biriyle gelecekti, neden Fidan’la gelmediğine canım sıkılmıştı. “İyi etmişsiniz, başka sigaranız yok galiba, Rabia’ya da vereyim mi benim sigaradan bir tane?” dedim. Zeynep, “Yok, o içmiyor…” dedi ve sigarayı dudaklarına yerleştirip yakmamı bekledi. Sigarasını yaktım. Zeynep bir fırt çekip dumanı üfledi ve bana göz kırparak, “Rabia senle görüşmeye geldi… Hani sana bahsetmiştim ya… Anladın mı?” dedi. “Evet, anladım!” dedim. Rabia’yı tepeden tırnağa alıcı gözüyle süzdüm.

Zeynep sigarasından bir fırt daha çekip, “Ne dikiliyorsunuz daha? Hadi girin içeriye, görüşün! Ben burda gözcülük ederim!” dedi. Hemen Rabia’yı içeri buyur ettim. Biz girince Zeynep dışardan kapıyı çekti, ama tam kapatmadı, hafif aralık kaldı. Rabia ile geçtik benim yatağın üzerine oturduk. Rabia yeni gelin gibi elleri dizinde oturuyordu yanımda. Başını öne eğmişti, gözlerime bakmıyordu. Oysa ilk geldiklerinde tokalaşırken (Daha isminin Rabia olduğunu bilmiyordum) Rabia elimi sımsıkı tutup, gözlerini gözlerimden ayırmamıştı. Belli ki şimdi utanıyordu. Doğrusu ben de nerden başlayacağımı bilmiyordum. Şimdi karşımda Üniversiteli kızlardan biri olsaydı, ne yapacağımı bilirdim elbette. Ama bu çok farklı bir durumdu. Köylü kızına ne denirdi, nerden başlanırdı, bunları bilmiyordum.

Rabia’nın, “Ee, böyle oturacakmıyız?” lafıyla kendime geldim. “Yok, oturmayacağız tabii!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. Vaktimiz kısıtlıydı, bunu biliyordum. Ama ben yine de iki dakikada sikip göndermek istemiyordum. Rahat bir 5 dakika falan öpüştüm. Öpüşürken omuzlarını, sırtını belini okşadım hırkasının üzerinden. Pembe çiçekli penye pijamasının üzerine yeşil bir hırka giymişti. Hırkayı kendisi çıkardı öpüşürken. Ben acele etmesem de, o acele ediyordu. Galiba köyde sikiştiği erkekler, hemen ‘İndir donu, sok siki, iki git gel, boşal!’ yapıyorlardı ve Rabia ona alışıktı. Oysa ben, Üniversiteli erkeklerin bu işi daha iyi yaptığını kanıtlamaya çalışıyordum adeta.

Birini sikerken hep uyguladığım ve başarılı olduğum altın kuralı uygulayacaktım Rabia’ya da. Amını yalamadan sikmeyecektim. Dudaklarından sonra boynunu boğazını öpüp yalayarak çıkardım pijamasının üstünü. Sütyen takmamıştı. Göğüsleri Zeynebinkiler kadar abartılı olmasa da büyüktüler. Ve koyu kahve rengi uçları sivrilmişti. Pamuk gibi Bembeyazdı güneş görmemiş göğüsleri. Sanırım hiç emilmemişlerdi de. Körpe ve dimdik duruyorlardı. İki göğsünü iki elime alıp, nazikçe okşadım. Sonra tek tek ağzıma alıp, uçlarını emdim. Rabia yerinde duramıyordu, kafamı memelerine bastırıyor, kısa kısa, kesik kesik nefes alıp veriyordu.

Göğüslerinden sonra sırtüstü uzatıp, göbeğine indim. Göbeğini de bir süre öpüp yaladıktan sonra, pijamasının altını çıkardım, nazikçe. O da beyaz bir külot giymişti. Külodundan, amının yarığına denk gelen yeri, incecik bir çizgi gibi belli oluyordu. Külodunu çıkarmadan, küloduyla birlikte amını komple ağzıma aldım. Amı ağzıma tümden sığmıştı. Biraz öyle emer gibi yaptım. Arada kafamı hafif kaldırıp suratına bakıyordum, dudaklarını ısırıyordu ve beni dikkatli bir şekilde izliyordu. Külodunu yanlardan tutup biraz sıyırdığımda, kalanını da doğrulup kendisi çıkardı. Külodunu yerdeki hırkasının üzerine attı ve yeniden sırtüstü uzandı, bacaklarını hafifçe araladı. Bir iki gün öncesinden traş edilmişti amcığı. Başparmağımla amının dudaklarını yukardan aşağıya bir iki kez okşadım. Rabia utandığından olsa gerek, kafasını yan çevirmişti, duvara bakıyordu şimdi.

Yalamaya başladım. Amcık yalamayı seviyordum, yine de şimdi kendimden çok Rabia’ya zevk vermek için yalıyordum. Rabia’nın kıvranmaları artmış, inlemeleri yükselmişti. Öylesine ki, Zeynep kapıdan kafasını uzatıp, “Şşşt sessiz olun, sesiniz ta dışarıya geliyor, milleti uyandıracaksınız!” dedi. Bunun üzerine Rabia’nın sesi kesildi. Ama Zeynep halen kapının ağzından bize bakmaya devam ediyordu. Konsantrasyonum dağılmıştı, Rabia’nın amını yalamayı bıraktım ve Zeynebe, “Ne dikiliyorsun orda öyle, gir içeri ve kapıyı kapa!” dedim. Zeynep de sanki bunu dememi bekliyormuş gibi, girdi içeri, kapıyı da kapadı. Ama yine dikiliyordu orda.

“Dikilme orda, gel buraya, şu telefonumu ver!” dedim telefonumun yerini göstererek. Zeynep hemen Laptopumun yanında duran telefonumu aldı, getirdi verdi bana. Rabia daha telefonla ne yapacağımı anlamadan, birkaç resmini çektim Rabia’nın. Amcığının da birkaç Close-Up resimlerini çektim. Rabia resim çektiğimin farkına varınca telaşlandı, toparlanmaya çalıştı. “Sakin ol, korkacak birşey yok, Zeynebin de böyle resimlerini çektim!” dedim. Rabia hemen Zeynebe baktı, doğru mu gibisinden. Zeynep hemen onayladı, “Hı hı, bizim de çekti!” diyerek. Ama anında pot kırdığını farkedip düzeltmeye çalıştı, “Yani Harun’la beraber çekindik!” dedi. Zeynebin Rabia’ya neler anlattığını bilmiyordum, ama demek ki Fidan’dan bahsetmemişti. Değilse son söylediği cümleye gerek yoktu.

Rabia resim çekmemden huzursuz olmuş gibiydi, belki siktirmekten vaz geçebilirdi. Yatıştırabilirim umuduyla çektiğim resimleri Rabia’nın gözü önünde silmeyi düşündüm. Ama bunu yapmama gerek kalmadı, Zeynep Rabia’nın yanına oturdu ve “Hadi ikimizin resimlerini çek!” dedi. Rabia’ya sarılıp, poz verdi çekmem için. Kaçırırmıyım, çektim hemen ikisini birlikte. Zeynebin hoşuna gidiyordu poz vermek ve resim çektirmek. “Çok güzel, şimdi yavaş yavaş soyun!” dedim. Zeynep dediğimi yaptı, hırkasını çıkarıp attı ve Rabia’ya yeniden sarılıp poz verdi. Sonra pijamasının üstünü çıkardı. Bu sefer o da sutyen takmamıştı ve göğüs uçları uyarılmıştı. Fidan’la resimlerini çektiğimde verdirdiğim pozları unutmamıştı, ben birşey demeden Rabia’nın elini tutup kendi göğüslerine götürdü. Kendi elini de Rabia’nın amına koydu, yanak yanağa, dudak dudağa poz verdi.

Öyle de birkaç resim çektim ve “Amını aç şimdi!” dedim. Zeynep pijamasının altını ve külodunu da çıkardı. Şimdi ikisi de çırılçıplaktı. Birkaç poz da öyle çektim ikisini ve Rabia’ya, “Bak gördün mü, bunda çekinecek birşey yok!” dedim. Rabia resmen afallamıştı Zeynebin bu davranışı karşısında, telaşı biraz daha artmış ve yüzü kıpkırmızı olmuştu, ama birşey demiyordu, diyemiyordu. İşi uzatmanın anlamı yoktu artık, telefonu Zeynebe verdim ve hangi tuşa basacağını göstererek, kalkıp resim çekmesini söyledim.

Zeynep kalkınca, ben de aceleyle soyundum, Rabia’nın bacakları arasına yerleşip, üzerine uzandım. Yarağım amının dudakları arasına yerleşmişti, ama içine sokmuyordum. O şekilde biraz daha dudaklarını, boynunu boğazını öpüp gevşemesini sağladım. Artık Rabia da kollarını belime dolamış ve bacaklarını iyice ayırmıştı içine girmem için. Yarağımı biraz biraz amına sokup çekiyordum. Bunu yaparken de göğüslerini okşuyordum. Rabia şimdi altımda kıvranıyor, inliyor, içine tamamen girmem için çabalıyordu. Ama onu o pozisyonda sikmek istemiyordum.

Üzerinden kalktım ve yüzüstü çevirdim. Arkasına geçip, iki elimi kasıklarına atıp kıçını biraz kaldırdım ve “Dizlerinin ve ellerinin üzerinde dur!” dedim, ama Rabia ne demek istediğimi anlamadı, dizlerinin üzerine doğruldu. O sırada Zeynep müdahale etti, “Kızım köpek gibi dursana!” dedi. Şimdi anlamıştı, dörtayak oldu. Götünün yanaklarını yoğurup yanlara ayırarak, amını biraz daha yaladım. Arasıra göt deliğine de değdiriyordum dilimi. Amı iyice sulanmıştı şimdi. Yarağımın başını tükürükle ıslatıp, arkadan amına yavaşça girdim. Kasıklarım kaba etlerine yapıştığında Rabia’dan kısık ama uzun bir, “Ohhhhh!” çıktı. İki elimle belinden kavrayıp, amına pompalamaya başladım. Rabia’nın birçok kez sikiştiği belliydi, ama galiba bu pozisyonda ilk defa sikiliyordu. 4-5 dakika hızlı hızlı pompladım. Rabia benden önce orgazm olup boşalmış, başını arkaya çevirmeye çalışarak, “İçime boşalma, içime boşalma!” diye kısık kısık inliyordu.

Ben de gelmek üzereydim. Birkaç hızlı darbeden sonra yarağımı amından çektim ve tam göt deliğinin üzerine nişan alıp fışkırttım döllerimi. Birazı göt deliğinin çukuruna isabet ederken, çoğu beline ve sırtına fışkırmıştı. Elimi Zeynebe uzatıp, “Telefonu ver!” dedim. Birkaç resim çekerek o müthiş görüntüyü ölümsüzleştirdim. Döller göt deliğinden amına doğru süzülüyordu. Yerden Rabia’nın külodunu alıp, amına akan dölleri ve göt deliğindeki dölleri sildim. Sonra da külodu içe katlayıp, külodun kuru kısmıyla belini ve sırtını sildim. Benim yarağımın ucunda da biraz döl birikmişti. Yatağa damlamasın diye, vıcık vıcık döl olmuş külotla yarağımın başını da sildim. Nasıl olsa o külodu o haliyle giyemeyecekti, benim eski ortaokul kitaplarından birini aldım ve arasına koydum külodu. Kitabı yine diğer kitapların arasına yerleştirdim, sonra bir ara yok edecektim.

Bu arada Zeynep pijamalarını giyinmişti. Rabia da kalktı ve giyinmeye başladı. Ben halen çıplaktım ve demin boşaldığım halde yarağım kazık gibi duruyordu. Zeynebi kolundan çekip dudaklarına yapıştım. Zeynep karşılık verdi, ayakta öpüştük. Kısa ama yoğun bir öpüşme oldu. Zeynebi de sikmeden göndermeyecektim, çok kısa bir sikiş bile olsa. Ellerini yatağa koyarak domalmasını sağladım. Hemen pijamasının altını küloduyla birlikte dizlerine indirdim, yarağımı direkt soktum amına ve şiddetli şekilde pompalamaya başladım. O anda Zeynebin bu sikişten zevk alıp almaması benim için önemli değildi. İçimdeki Zeynebi sikme arzusunu gidermek için sikiyordum. Niyetim 2 dakikada işmi halledip çekilmekti. Ama öyle olmadı, 15 dakikaya yakındır sikiyordum ve bende boşalmanın belirtisi yoktu. Üstelik Zeynep bir kere orgazm olup boşalmıştı.

Baktım böyle boşalamayacağım, amından çıkarıp yarağımı götüne sokmaya çalıştım. Zeynep hemen “Dur!” diyerek elini arkaya attı. Yarağımı tutup, kendi eliyle yerleştirdi göt deliğine. Bana sadece içine sokmak kaldı. Demek ki Zeynep götten sikilmeye de alışıktı. Ben götüne pompalarken, biryandan da Zeynebin amını götünü benden önce kimin siktiğini düşünüyordum. İyiden iyiye merak ediyordum bu konuyu, ama şimdi bunu sormanın sırası değildi. Dikkatimi geri Zeynebin götünü sikmeye yoğunlaştırdım ve çok geçmeden üzerine abanarak boşaldım. Götünün içinden hemen çıkmadım. O sırada Rabia’ya baktım ne yapıyor diye. Rabia da dikilmiş merakla bizi izlerken, sağ elinin tırnaklarını kemiriyordu. Kimbilir kafasından o anda neler geçiyordu.

Yarağım Zeynebin götünün içinde küçülmeye başlayınca çekildim. Boxerimle eşofmanlarımı giydim. Zeynep de bu arada pijamasını ve külodunu çekmiş, üstünü başını toparlamıştı. “Biz gidelim artık!” dedi Zeynep. Rabia ile kol kola girmişlerdi. “Tamam!” dedim, kapıya kadar eşlik ettim. Onları içerde bekletip kapıyı açtım, dışarıyı kontrol ettim. Kimse yoktu görünürde. Önce Zeynebin dudaklarını öptüm. Sonra da Rabia’nın dudaklarını öpüp, “İkiniz de çok güzel sikişiyorsunuz! Kimseye yakalanmadan gidin şimdi, sonra görüşürüz!” dedim. Tam çıkacaklarken, Rabia, “Haa, Vedat abim seni soruyordu, düğünde görememiş seni!” dedi. “İyi tamam, yarın görürüm onu!” dedim. Ve geldikleri gibi sessizce gittiler.

Demek ki Rabia, Fikriye halamın kızıydı. Yani bizim ibne Vedat’ın bacısını sikmiştim!

Categories
Uncategorized

İlk Deneeme

İlk Deneeme
Merhaba arkadaşlar yaklaşık 1 yıl öncesine kadar bir zamanda intertnette yazışırken tanıştık onunla bana uzaklığı 15 dakika idi otelde kalıyordum bilgisayarım yanımda olduğu için sohbet sitesine girdim ve ordan il kanalından tanıştık yanıma gelmesini söyledim o kabul etti bende otel görevlisini arayarak bir arkadaşım gelecek gelince benim odaya yönlendir dedim. 25 dakika sonra kapım çaldı gelen 1 65 boylarında kumral kısa saçlı bir beyefendi idi içeri aldım onu tanıştık biraz sohbetten sonra tam bir pasif olduğunu ve benim le ilk defa deneyim yaşayacağını söyledi bana pc den porno aç izleyelim dedi açtım bir kaç porno izledikçe sokulduk birbirimize derken benim elim onun kalçaların onun eli ise aletimde idi bir baktım çırılçıplak kalmışız uzun bir süre boyunca aletimi yaladı ben çok hoş bir şekilde haz alıyordum parmağımı tükürükleyerek göt deliğine sokup çıkarıyordum sonunda gel artık dedim döndürdüm ve bacak omuza pozisyonuna geldik önce benim kini daha sonrada onun deliğini tükürükledik yavaşça sokuyordum elleriye beni tutuyor ve yavaş yavaş ne olur yavaş çok acıyor diyordu ben ise o kadar azmıştımki beklemeye zamanım yoktu en sonunda girmiştim için dapdaracık ve mükemmeldi bir kaç kez yavaşça gittim geldim kendinden geçmiş ti yaklaşık 5 dakika kadar pompaladım altımda inliyor du gözlerini açıp değiştirelim dedi kalktı ve önümde domaldı tekrar tükürükledim ve yüklendim sex te en çok hoşlandığım pozisyonda ona girrip çıkmam bana inanılmaz zevk veriyordu en sonunda dayamadım ve patladım adeta bana dahaa önce anal yapmadığını ve hep oral yaptığını ancak yinede benim aletimin diğerlerine göre fazla büyük olduğunu söylüyordu ben yemek söyledim geldi yemekleri yedik kola içtik bir daha yapalım dedi ok dedim bu defa ise yanlızca oral olsun dedi ok dedim ve o kadar güzel alıyorduki ağzına 10 dakika içinde tekrar boşaldım bu defa ağzına boşaldım ve hepsini yuuttu o andan sonra iki kere daha beraber olduk yakın olmasına rağmen bundan sonra olmaz dedi ya oral olacak yada olmasın dedi nedenini sorunca alırken çok zorlandığını ve canının çok yandığını söyledi. Ben ondan sonra yine aynı yerden birini buldum oda diğer hikayemde anlatacağım.Kendinize iyi bak erkek yada bayan farketmez arkadan yapmak tutkumdur.

Categories
Uncategorized

Arkadaşımın İhaneti – 7

Arkadaşımın İhaneti – 7
https://xhamster.com/stories/arkada-m-n-haneti-6-9727900

Aşırı yorulmuştum.Mahvediyordu beni bu durum.Uyuyakalmışım o haldeyken.Ne kadar uyuduğumu hatırlamıyorum.Uyandığım zaman uyuduğum pozisyonda değildim.Hogtied pozisyonunda bağlanmış bir yatağın üzerinde yatıyordum.Bu da sikilmeyeceğim anlamına geliyordu.Rahatlamıştım biraz.Ama heryerim de ağrıyordu.
Çok sıkı bağlanmıştım.Hiç hareket imkanım yoktu.Ayaklarım uyuşmaya başladı.Bir amaç güdülerek bu halde bırakılmıştım.Cezaydı aslında bu.Derken adi herif yine geldi.”Güzellik uyanmışsın.Şimdi senin ağzını sikeceğim.Öyle bir sikeceğim ki ağzını hissetmeyeceksin.” diyerek gülüyordu.Aletini eline aldı.Bana bakarak sıvazlamaya başladı.
Bir erkek benim vücuduma bakarak 31 çekiyordu.Çok garip bir his olduğunu söylemeliyim.Bir erkeği cinsel olarak tatmin ediyordum ve buna hala alışamadım.

Ağzımdaki topu çıkardı ağzımdan.Yalvarmaya başladım.”Nolur bırak beni.Kimseye söylemem.Söz veriyorum.”Ama dinlememişti.”Yavrum sen benimsin.Boşuna yalvarma.”diyerek ağzıma yarrağını soktu bile.Cevap dahi verememiştim.Ağzımın içinde gidip gelmeye başladı.”Sakın ısırayım deme sana öyle acılar yaşatırım ki ölmek istersin.”dedi.Korkmuştum. Elimden gelse dişlerimi o an sökerdim aletine değmesin diye.Hızlanmaya başladı ağzımın içinde.Artık gözlerimden yaşlar gelmeye de başlamıştı.İyice acınacak bir haldeydim.Durmak bilmiyordu.Matkap gibi ağzımı deliyordu adeta.Midem bulanmaya başladı.Farketmiş olacak ki ağzımdan çıktı.”Öyle kolay boşalmak yok bu akşam.Kendine gel.Yine geleceğim diyordu.”Ağzıma topu tıktı tekrar.Rahatlayamamıştım.Odadan çıkarken odanın ışığını da kapattı.Böylece hiçbirşey göremiyordum.Ne kadar beklediğimi hatırlamıyorum.Tekrar geldi.Odanın ışığını açtı.

“Yemeğimi yedim geldim.Sen de acıkmışsındır.Yemeğin burada.”diyerek aletini göstermişti.Yine dimdikti.Ağzımdan topu çıkardı.Susamıştım.Su vermesini istedim.Ağzıma yarrağını sokup gidip gelmeye başladı.”Suyun birazdan geliyor.”dedi.Ağzıma boşalacaktı anlamıştım.Yine o iğrenç olay oluyor ağzımda hızla gidip geliyordu.10-15 dk kadar ağzımı siktikten sonra ağzıma boşaldı.Ama ne boşalma.Dölleri ağzımdan taşmıştı.Boğuluyorum sandım.Tek çareyi yutmakta bulmuştum ve böylece ilk defa birisinin döllerini yutuyordum.Tadı iğrençti.Kusacaktım az daha.
İplerimi çözmeye başladı.El ve ayaklarım bağlıydı hala.Domalttı beni ve ağzıma tekrar topu taktı.Deliğimi hiç ıslatmadan kuru bir şekilde aletini içime soktu.Canım çok acıdı.Gözlerimden yaş gelmişti.Hızlanmaya başladı.Her gidiş gelişinde testisleri kalçalarıma vuruyordu ve şap şap ses çıkıyordu.Bu ses onu daha da azdırıyor ve daha da hızlanıyordu.Ölücem sanmıştım artık.Dur durak bilmiyordu.Durması için yalvarmaya çalışıyor ancak ağzımdaki toptan dolayı anlamlı bir ses çıkaramıyordum.Kendimi artık iyice orospu gibi hissetmeye başlamıştım.
İçime boşaldı sonunda.İlk defa birisinin boşaldığına sevindim.”Seni biraz daha kadınlaştırsak mı?Ne dersin?”dedi.Anlamamıştım.Telefonla birisini aradı.Odaya doktor önlüklü birisi geldi.
-“Evet doktor.Ne dersin?”.
+”Biçilmiş kaftan efendim.Ben hemen çalışmalara başlıyorum.”dedi.
Neler olduğunu anlamıyordum hala.”Seni dört dörtlük bir orospu yapacağım.Piyasaların
en aranan orospusu olacaksın.”dedi.İşte şimdi boku yemiştim.

Categories
Uncategorized

Körpecik Pasifi

Körpecik Pasifi

Acil bir işim çıktığı için hemen ıspartaya gitmem gerekiyordu.Altı üstü 1 saatlik bi şeydi ve çabucak işimi bitirmiş kendimi internete atıp görüşebileceğim birilerine bakmaya başlamıştımki facebookta çok uzun zamandır konuştuğum 17 yaşındaki hasan adlı kişinin online olduğunu gördüm.Çok deneyimsiz olması ilk başta kafamda soru işareti olsada yinede denemek güzel olabilirdi.

Hasan liseyi yeni bitirmiş çekingen ve duygusal biriydi.Öpüşme sevişme delisiydi desem yeridir.Şimdiye kadar 2-3 deneyimi olmuş ama tam bir sex yaşamamıştı.Face konuşmalarımızda her zaman benim ilişkilerimi merak ediyor ardı ardına sorular sorup sexe dair bişeyler öğrenmek istiyordu.Hal hatır sormak maksadıyla ona napıyorsun yazmam olayın başlangıcı olmuştu.Hasan hemen sohbete başlayıp napim işte aynı arayışa devam yazınca bende aradığın ayağına geldi istersen görüşebiliriz dedim.2-3 kere buluşma fikri geçmişti konuşmalarımızda ama bir türlü yaşından dolayı uygun yer bulamadığımız için gerçekleşmedi.Ooo burdasın demek bende 18 yaşına dün girdim demesi bende de bişeyleri uyandırmıştı.Bunun anlamı otele bile gidebiliriz artık sex içindi.Hemen hasana iyi yaşlar dilerim sana doğum günü hediyesi vermem lazım dememle hasan evet uzun zamandır tanışıyoruz ve sex deneyimin benim için en güzel hediye olacak deyip buluşalımmı diye bana sordu.Bende çok isterim istersen çarşıda buluşup uygun bir yere geçeriz dediğimde hasan gerek yok ailem şehir dışına çıktı yanlızım şuan hadi bana gel deyip adresi yazdı.

Ev ortamı daima daha uygun olmuştur bu tip ilişkilerde.Ve hasan evde daha rahat olacaktı tabiki bende.Hemen verdiği adrese ulaştım.Balkondan bana bakıp kapıyı tarif etti.Aracı park edip hemen apartmana girip 2.kata çıktım.Hasan beni bekliyordu zaten kapıyı aralamış içeri geçip karşılıklı oturup 6 aydan fazla facebookta görüştüğüm ama birbirimizi hiç görmediğimiz hasanla sohbete başladık.Konuşmalar ilk başta normal olsada kısa sürede sexe gelmişti.En son ne zaman yaptın diye sorunca 2 hafta kadar oldu zaten face den birazcık yazmıştım deyince haa evet hatırladım okurken öyle azmıştımki dayanamayıp o an 31 çekmiştim bile dedi.Hikaye sitesinde yazdıklarını asla kaçırmıyorum süper zevk veriyorsun demesiyle teşekkür edip okumak güzel ama yaşamak daha güzeldir deyip güldüm.Hasanın tebessümle sen gibi biri çıkmadıki şöyle zevk sarhoşu olayım demesiyle ayağa kalkıp önüne geldim ve işte sana fırsat daha fazla vakit kaybetme ozaman deyip onuda ayağa kaldırdım.Kendime çekip dudaklarına yumulmamla hasanda elleriyle başımı tutmuş karşılık vermeye başlamıştı.

Bir süre dudaklarımızı ayırmadan bu şekilde öpüştükten sonra hasan kendini geri çekip süpersin erkeğim deyip elimden tuttuğu gibi odasına doğru yürümeye başladık.İçeri girip perdeyi kapattı ve tekrardan yanıma gelip öpüşmeye başladık.Hasanı kalçalarından okşarken hafif olmasını fırsat bilip bir anda yerden kaldırıp kucağıma aldım.Oda bacaklarını arkamda kenetlemiş ellerini boynuma dolamış arzu dolu öpüşmemize bu pozisyonda devam etmeye başlamıştık.2 dk kadar bu şekilde kucağımda kaldıktan sonra hasanı yere indirip soymaya başladım.Önce tişörtünü sonra eşofmanını çıkarmıştımki hasanın gstringine bitmiştim o an.Fil resimli ve hortumunda da penisi olan şekildeydi.Komik ama süper görünüyordu ve hortum kısmından penisinin sertleşmiş olduğunu anlaşılıyordu.Kısa süreli gülüşmelerden sonra hasan da beni soymaya başladı.Boxerımı da çıkardığında yüzüme bakıp resmini görmüştüm hatta yazılarında ve hikayelerde de kalın olduğunu okumuştum ama bu derece olacağını düşünmemiştim demesiyle eliyle sıvazlayıp yalamaya başlaması bir oldu.

Aç bebeğin memeye saldırması gibi hasan da penisimi öyle vakumluyorduki size anlatamam. Neredeyse gırtlağına kadar sokuyor sonra bir hamlede çekip bir süre sıvazlayıp tekrardan başını ileri geri hareket ettirerek oral yaptırıyor penisimin çevresi vıcık vıcık su olmuş halde devam ediyordu.Gstringin ipine uzanarak yukarı kaldırmamla hasanı domalma pozisyonuna getirmiş bende parmaklarımla deliğine dokunmaya başlamış kalçasını ovuyor arada ufak tokatlar atarak onunla ilgileniyordum.Ayakta bir süre daha bu şekilde yaptıktan sonra kendimi çekip yatağa uzandım.Hasanada ters yatmasını istedim.Amacım deliğinin yalanmasını merak eden hasana bunu yasatmaktı.Dediğimi yapan hasan poposunu yüzüme gelecek şekilde üstüme uzanmış ve kendini bana bırakmış halde yeniden saxoya devam etmeye başlamıştı.Poposu öyle güzeldiki ellerim kalçasını rahatça kavrıyordu.Gstringin ipini kenara çekmemle daha kıl çıkmamış muhteşem kokan deliği gördüğüm an dahada iştaha gelmiş halde bir anda dilimle yalamaya başladım.

Dilimi yuvarlak yapıp arada deliğinin içine sokup çıkarıyor ellerimlede kalçalarını hafif hafif yoğurarak genişletip bırakarak 1 parmağımın rahatça girecek şekilde genişletmeyi dilimle başarmıştım.Parmaklarımdaydı sıra yavaşça parmaklamaya başladım.Hasan kendini bana bırakmış nefes almadan aletimi delicesine yalamayı sürdürüyordu.2. parmağa geçmem çok uzun sürmedi.1-2 dk daha alıştıra alıştıra 2 parmakla yaptıktan sonra 3. parmakta biraz kendini çeker gibi olsada yeniden devam etmemi ister gibi kendini bana doğru getirdi.Artık 3 parmağım rahatça girip çıkar hale gelmiştiki hasanı üstümden yana yatırdım.Yanımda getirdiğim prezervatifi hızlıca açıp aletime itinayla yerleştirdiğim gibi hasanın üstüne uzanıp dudaklarına eğildim.Ellerimlede bacaklarını 2 yana açtıracak şekile sokup aletimi deliğe denk getirip hafif hafif başını sokup çekmeye başladım.Aşağıda bunlar olurken ben hala hasanı öpüyor aklından o ilk giriş korkusunu yenmesi adına onu meşgul ediyordum.

Hasan da ellerini başıma koymuş 2 yan taraftan tutmuş öpüşmeye odaklanmıştı ki biraz kendimi bırakınca penisimin başı içeri girmiştiki hasan güzünü acı dolu kısıp dudaklarımız birleşikken garip bir inleme sesi çıkarmıştı.Sakin ol geçti buydu o anlattığım acı dediğim an tekrardan öpüşmeye başladık.Bu körpeye kıyamıyordum inanın ve hareketlerimi o kadar ağırdan ve yumuşak yapmama rağmen hasanın acı duymasını istemiyordum.Milim milim giren penisim sonunda kökü bulmuş bende hepsini sokmanın verdiği rahatlıkla kendimi hasanın üstüne tamamen bırakmıştım o an.Hasan dudağını çekip girdimi hepsi deyince elinle hisset dedim.Sağ eliyle yoklama yapınca tenlerimizin değdiğini ve hepsinin içinde olduğunu anlayınca hınzır bi gülümsemeyle öyle abartıldığı gibi bi acı olmuyormuş deyince bak kaşınma 10 dk dır ne çekiyorum acı duymayasın diye ben biliyorum çektiğimi deyince hasan da senden gelecek herşeye razıyım erkeğim yeterki zevk verdireceğini bileyim deyince acı bitti artık zevk vakti deyip yavaşça hareketlenmeye başladım.

Penisim kendisini sıkı sıkı sarmış göt deliğinin içinde yavaşça yol bulup en dibe kadar ulaşıyor sonra geri çekmemle başına kadar çekilip tekrar ileri hamle yapmamla yine derinlere ilerliyordu. Hasan hareketlerimle kendinden geçmiş benim hareketime uyarak oda dibe ulaşma noktasında kendini bana iterek tenlerimizin buluşmasına yardımcı oluyordu adeta.Bir süre daha ağırdan alıyordumki hasan hızlı sok erkeğim geçir en dibime diye zevkten inlemeye başlayınca artık bende hızlanma zamanı geldi diye düşünüp seri şekilde şap sesleri eşliğinde ardı ardına girip çıkmaya başladım.Hasan tamamen kendinden geçmiş halde yüzünde ince bir tebessümle gözlerini kırpmadan bana bakıp elleriyle belimden tutmuş beni giriş anında kendine sertçe çekmeye başlamıştı.Nasıl bebeğim iyimi diye sorup bir süre hareketsiz kalınca süper aşkım yazdığından bile daha muhteşem bi şeymiş tam sex hadi nolur durma sik körpeni diyince içinden çıkıp ters döndürdüm.Ayaklarını birbirine değecek şekilde birleştirip üzerine uzandım ve aletim deliğin yolunu kendi bulmuşçasına bir hamlede delikteydi yine.

Üstüne uzanmanın keyfiyle ağırlığımı tamamen hasana vermiş şekilde yavaş yavaş tempo kazanarak sadece bel hareketleriyle hasanın poposunda git gellere başlayınca 2 mizdende zevk almanın etkisiyle hoş sesler çıkmaya ufak fısıltılarla birbirimize iltifatlar yapmaya başlamıştık. Her darbemde hasan ohhh süper derken bende onu teşfik edici şekilde sen de süpersin inanılmaz zevk alıyorum sayende diyor bir yandan da seri halde pompalamaya devam ediyordum.Hasan halinden memnun halde ellerini yatağa kilitlemiş poposunuda hafifçe kaldırarak daha kolay giriş yapmama olanak sağlıyordu.Aklıma tam bu sırada hasanın en sevdiği pozisyon olan ayakta kucağımda sikmek fantazisi gelince hasanın içinden çıkıp onu yüzü bana gelecek şekile döndürdüm ve yatağın en ucuna doğru çektim.Deminki iyiydi aşkım desede hiç ses etmeden aletimi deliğe dayayıp hızlı hızlı sokup çıkarmaya başlayınca yeniden sessizliğe gömülüp zevk almaya başladı.Ellerini boynuma dola dedim ve kalçalarından tuttuğum gibi kendimi geri çekerek ayağa kalkınca hasan olayı anında çözdü.Ayaklarınıda belime dolayıp dudaklarıma yumulup teşekkür ederim erkeğim biricik sikicim derken ben kalçalarını oynatarak hasanı ayakta sikmenin keyfini çıkarmaya başladım.Kalçalarının ufak olması ve hasanın da vücut olarak esnek olması bu pozisyonda avantajımdı.Kucağımdayken hiç zorlanmıyor ardı ardına sert darbelerle deliğini aletimde doldurup bir güzel sikiyordum.Hasan duvara daya birazda erkeğim diyince hemen yere indirip içinden çıktım aynı anda ters döndürüp hasan ellerini duvara dayamışken aletimi 1 hamlede içine yolladım.Ellerimle omuzundan tutmamla sertçe girip çıkmaya başlamam bir oldu.

Öyle sert giriyordumki hasan garip iniltiler çıkarmaya başlayınca bir an acı çekiyor sanıp duraksadım.Başını bana döndürüp neden durdun deyince acıyormu demem kısa bir gülüşmeyle delimisin ölüyorum zevkten ne acısı demesi bendede tebessüme neden oldu.Peki öyleyse devam aşkım ozaman deyip ardı ardına güçlü darbelerle hasanı becermeye devam ettim.Bu pozisyonda da uzunca kalmıştımki hasan bana dönerek boşal artık erkeğim ayaklarım heryerim sızladı daha burdayız öyle kolay göndermem seni deyince peki aşkım nasıl istersen geleyim ama biraz sert olacak biraz daha dayan deyip yeniden hızlı hızlı girip çıkmaya başladım.Ellerimi beline atıp ordan hız kazandırarak o kadar hızlı girip çıkıyordumki makina gibi hareketlenmem hasanı daha da delirtmiş sok karına sik erkeğim sözleri arasında daha fazla dayanamayıp geliyorum dememle hasan bir anda kendini öne atıp dizi üstüne çöktü.Daha önceden ağzına boşaltılmasını asla istemediğini midesinin bulanacağını söylemesi vardı aklımda ama şuan sanki bunuda denemek ister gibi önümde ağzını açmış bekliyordu.Hemen prezervatifi çıkarıp elimle aletimi tutup ağzına soktum ve başını 2 yandan tutup ağzında git gele başladım.Çok geçmeden de haykırarak ve dizlerim titrerken hasanın ağzına tüm döllerimi boca etmeye başladım.Hasan diz çöküp ağzındaki tada alışmaya başlamıştı sanırım öyle hareketsiz bir süre kaldıktan sonra beni iterek nefes almak için hamle yaptı.

Kendimi çekince ağzının içinin bembeyaz döllerimle dolduğunu gördüm.Lavaboda çıkar istersen begenmediysen hasan derken bir hamlede yutkunarak süpermiş tadı erkeğim boşa gitmesine izin vermem deyip midesine indiriverdi hepsinide.Aletimin kenarlarında kalanları da diliyle yalayıp hala daha sıvazlıyor geriden gelen ufak döl damlalarınıda iştahla yalayıp yutuyorken kendimi yatağa bıraktım.Hasana dönüp nasıl aklındaki gibimiydi diye sormam la hasan da kahkaha eşliğinde altında kıvır kıvır haldeydim iniltilerim herhalde her yerden duyulmuştur şimdiye kadar boşa sex yaptım demişim gerçek sex buymuş tıpkı anlattığın yazdığın gibiymiş deyip dudağıma öpücük kondurup elimden tutup banyoya götürdü beni.

Banyoya girip suyun altında dururken hasan da bir süre beni izleyip yanıma geldi.Üstünde hala gstring vardı elimi hortumun olduğu yere atınca aletini tutmam hasanın 1 anda kendini geri çekmesine sebep oldu.Hasana dönüp neden çekiniyorsun ufak olduğundanmı yoksa başka bir sorun mu var dedim.Hasanda yok ufak falan değilde ilk partnerim penis görürken odaklanamıyorum demişti bu aklıma kazındı demesi beni kızdırmıştı.Bir hamlede ipinden tutup aşağı çekmemle benimkiyle hemen hemen aynı uzunluktaki incecik penisi sertleşmiş tüm ihtişamıyla karşımda duruyordu.Öyle şey olurmu zevk almak seninde hakkın o ilk yaptığın kendini düşünen biriymiş bu iş karşılıklı zevk işidir deyip önüne eğildim ve ağzıma aldım.Yavaş yavaş dibine doğru alıp ellerimle sıvazlamaya başlamıştımki hasanın dizleri titremeye başladı yerden kalkıp elimle sıvazlarken bir yandan da öpmeye başlayınca hasanın döllerini vücudumda hissetmem boşaldığının kanıtı olmuştu.

Erken geldiğinden dolayı mahçup haldeydi ama hemen sorun etme 20 dk dan fazla p oldun ve orda zaten zevk almıştın bu yüzden erken gelmen normal zamanla ayarlamayı öğrenirsin deyip tekrardan öpüşmeye başladık.Kalçalarını oynamanın etkisiyle benimki tekrardan hareketlenince hasanı banyoda su dolu küvetin içinde 1 kez daha sikip rahatladık 2mizde.Hasanın yanında 3 saate yakın kalmış 4 kez onu doya doya farklı yerler ve çeşitli pozisyonlarda sikmiştim.Yanından ayrılmak istemedim ama gitmeye mecburdum.En kısa zamanda yeniden görüşelim diye sözleşip mutlu olarak vedalaştık.Bir sonraki yaşanmışlıkla görüşmek üzere…

Categories
Uncategorized

Parkta Siktirdim

Parkta Siktirdim

Gece parkta tanımadığım bir gence kendimi siktirdim! (Nur, 31 Y., Izmir / Türkiye)

Çok bunalmıştım sıcaktan, yaz Izmirde çok fazla hissedilir. O gece aslında marketten bira gibi soğuk birşeyler almaya çıkmıştım. Hafif bir rüzgar esiyordu, bu serinlik hoşuma gittiği için biraz yürümeye karar verdim. Esinti eteğimin altından bacaklarımı yalıyordu. Seksi çok seven ve seks yapmadan asla duramayan bir kadin olduğum için, aklıma ister istemez bir erkeğin dilinin bacaklarımda gezmesi gibi düşünceler geldi…

Elimde soğuk biralarla, küçük agaç kümelerinin kararttığı bir parktan geçerken, aklıma burada okuduğum itiraflar geldi. Canım yine sikilmek istedi, o anda ve hemen oracıkta… Ve beni sikecek bir erkek beğenmek için bir bankta oturdum. Aldığım biraları içiyordum ve gelen geçen erkekleri süzüyordum. Biraların da etkisyle kafamda arzular daha da artıyordu. Eteğim sanki farkında olmadan açılmış gibi oturuyordum…

Gelip geçen erkeklerin hepsi bakıyor, ama kimse cesaret edip te yanıma gelmiyordu. Ama bu durum fazla sürmedi. Çok yakışıklı bir genç yaklaştı ve bana saatimin olup olmadığını sordu. Ben de “Saat sormak gibi bahanelere gerek yok, harbi ol, benimle hemen burada sevişirmisin? Hadi gel, bir an önce içime gir!” dedim…

Bankın arka tarafındaki otların üstünde önce dudaklarımız birleşti. Müthiş öpüştüğünü itiraf etmeliyim. Fısıltıyla konuştukça ona daha fazla sokuluyordum. Üstümde eteğim olduğu için, hassas yerlerime ulaşması zor olmuyordu. Bacaklarımın arasında ve amımda ellerini hissettiğimde inlemelerimi kontrol edemez hale gelmiştim…

Bu arada ben de boş durmuyor, elimi sikinin üzerinde gezdiriyordum. Boynumu, göğüslerimi… her yerimi yalıyordu. Sıra amıma geldiğinde, tangamı hiç zorlanmadan çıkardı. Sikilmeyi o kadar istiyordum o an, bacaklarımı açmış hemen onun içime girmesini bekliyordum.

Ben otlarin üzerinde sırtüstü yatarken, o eğilmişti ve elleriyle göğüslerimi okşarken diliyle de amıma darbeler vuruyordu. Çok fazla zevk alıyordum. Ona yalvarmaya başladım, “Hadi fazla uzatma, biran önce gir içime, çok ihtiyacım var!” diye. Dudaklarımdan öperek, yavaş yavaş içime girdiğinde ise dudağını ısırmışım, “Çok sertsin…” dediğini hayal gibi hatırlıyorum…

Beni sikerken “Seni nerden buldum böyle, seni bundan sonra asla unutamam. Seni hergün, her zaman, tekrar tekrar sikmek istiyorum! Tamam mı?” dedi. “Evet, evet…” diye fısıldıyordum ancak. “Beni dilediğin zaman, dilediğin yerde sikebilirsin sevgilim!” diyordum ve ard arda orgazm oluyordum.

Pozisyon değiştirmiştik, beni üstüne çıkarmıştı… Sikinin üzerinde, ata biner gibi, götümü salladıkça o da dayanamıyordu. Bir süre bu pozisyonda sikiştikten sonra, kalktım ve önünde domaldım. “Hadi böyle devam edelim…” dedim. Arkamdan amıma yanaştı ve köküne kadar sokup çıkarmaya başladı…

İnanılmaz zevk alıyordum. Birbirimizi bırakmak istemiyorduk. Onun da, benim de zevkin zirvesinde olduğumuz belliydi. “Geliyorum…” dediğinde, “Dur bekle bi saniye, sevgilim.” dedim ve doğruldum. Hemen sikini ağzıma alıp emmeye, yalamaya başladım. Ağzıma seller sular gibi boşaldı. Tek zerresini dahi boşa harcamadan hepsini yuttum… Valla ilaç gibi geldi!

O gece başladı ve onunla 3 yıldır harika bir birlikteliğimiz var. Haa, bir de ne var biliyormusunuz? Sevgilim doktor çıktı! Onunla muayene odasında bile sikiştik. Bunun gibi bir çok sikişme anılarımız daha var. Sevgilim Serdar’la birlikte bunları sırası geldikçe paylaşacağız sizinle…

Sevişmenin bedenlerde paylaşıldığı yarınlarınız olsun…

[Nur]

Categories
Uncategorized

İNTİKAMIM OĞULLARIMLA OLDU

İNTİKAMIM OĞULLARIMLA OLDU

Selam ben İstanbul’dan Pelin. Kocamla mutlu bir evliliğimiz vardı. İki yakışıklı oğlumuz oldu. 17 yaşındaki Ertem ve 16 yaşındaki Mert. Kocamla bu mutluluğumuz beni kardeşim Pınar’la aldatana kadar devam etti. Bir gün kardeşimin evine gittiğimde eşimin aracını orada gördüm. Aradım “şirketteyim” diye bana yalan ifade etti. Sonra bekledim 10 dakika sonra kardeşimin evinden çıkıp arabaya binip gitti. Yarım saat kadar sonra ben Pınar’ın kapısını çaldım. Beni karşısında görünce çok şaşırdı. Burda ne işim olduğunu sordu. Geçerken uğradığımı ifade ettim. Pınar’ın yatağı ve yatak odası dağınıktı ve ev seks kokuyordu. Ayrıca eşimin parfümünün kokusunu da alıyordum. Pınar’a eşi Kemal’in nerede olduğunu sordum. Yurtdışında yanıtını verdi. Bu duyduklarım ve gördüklerim bana yetmişti. O andan itibaren Pınar’dan ve eşimden nefret etmeye başladım ve intikam yemini ettim. Günlerce düşündüm ve onları kendi silahlarıyla vurmaya karar verdim.
Bir akşam çocuklarla film izlerken evde eşim arayıp gece gelemeyeceğini oldukça önemli bir toplantı için kent dışına çıkacağını ifade etti. Belli ki orospu kardeşime gidiyordu.
Film bittikten sonra çocuklar telefonlarına ve tabletlerine gömüldüler. Onlara “hadi bir oyun oynayalım” dedim. “Ne oynayacağız anne” dediler. “Valla onu da siz bulun” dedim. Bir şey bulamadılar. Yeni nesil bilgisayar oyunlarından, tablet ve telearka plandan diğer bir şey bilmiyordu ki! “Hadi doğruluk mu cesaret mi” oynayalım! Biliyor musunuz” dedim. Allahtan okullarında kızlarla oynadıkları için biliyorlardı. Üç bira getirdi Ertem. İlk de Ertem bitirdi birasını, onun şişesiyle oynamaya karar verdik. Oyun başlamadan herkes doğru yanıt vereceğine ve verilen cezaları yerine getireceklerine yemin etti. Ertem “her soruyu sorup her cezayı vermek serbest olsun” dedi, onu da kabul ettik. Kura çektik, ilk Mert çevirecekti. Ertem’de durdu şişe, doğruluğu seçti. Mert hemen “sigara içiyor musun” diye sordu. Ertem çekinerek “hayır” dedi fakat Mert “yaa doğruyu söylesene” diye tutturdu. Ben de “oğlum neyse söylemek zorundasın” dedim. “Tamam kimi zaman içiyorum” dedi. Ertem çevirdi Mert geldi. Mert de doğruluğu seçti. “Porno izliyor musun” diye sorunca ben şaşırdım bir an. Belli ki oyun çocukların sırlarını deşifre etme müsabakasına dönüşecekti. Mert “ne alaka” diye yanıt verdi. “Anne gördüm izliyor” diye itiraz etti. Ben yine devreye girip “oğlum izliyorsan izliyorum de, kurallara uy” dedim. “Tamam izliyorum nolmuş” dedi. Gülüştük. Mert çevirdi ben geldim, ben de “doğruluk” dedim. “Anneye de ne sorulur ki” dedi Mert. “Oğlum sor ne istiyorsan oyun oynuyoruz işte” dedim. “Babamı hala seviyor musun” dedi. Ben de “bilmiyorum” diye yanıt verdim. Ben çevirdim Mert geldi bana da. Doğruluğu seçti Mert. “Kız arkadaşın var mı” dedim. “Var” dedi Mert. Mert’e Ertem çıktı. Ertem de doğruluk dedi. “Mastürbasyon yapıyor musun” diye sordu. Ben şaşırmıştım fakat bozuntuya vermedim. “Yuhh” dedi Ertem. Ben “oğlum kuralları siz koydunuz itiraz etmeyin” dedim. “Yapmıyorum” dedi Ertem, Mert itiraz etti “ya yalan söyleme yaparken gördüm” dedi. “Tamam yaptım bir iki kez” dedi. “Oğlum sizler buluğtesiniz böyle şeyler normal utanacak bişey yok dedim. Ertem çevirdi Mert geldi. Mert abisinin soracağı sorudan korkmuş olacak ki “cesaret” dedi. Ertem de yaa demek cesaret “o zaman halıyı yala” dedi. Halılar temizdi fakat Mert yalar yalamaz gidip ağzını yıkadı. Çok güldük. Mert’e ben çıktım. Doğruluğu seçince Mert “Anne eksiklika bakma fakat diğer soru gelmiyor aklıma biz okulda böyle oynuyoruz, hayatında kaç erkekle beraber oldun” dedi. Ben de “tamam oğlum sorun yok, 2 erkek” dedim. Merak etmişlerdi diğerini. Gerçi yanıtım doğru değildi… Bana Mert geldi doğruluğu seçti. “Oğlum valla sizin sorularınızdan sormak zorundayım ne yapayım” dedim. “Hiç bir kızı öptün mü” diye sordum. “Öptüm” dedi Mert. Ertem de “ooo yalnızca öpse gene iyi” diye dalga geçti. Mert sinirlenip abisinin omuzuna bir yumruk atınca ben araya girdim. Mert çevirdi şişeyi Ertem geldi. Be sefer Ertem “cesaret” dedi. Mert de “sikini göster bakalım” deyince bir kaç saniye sessizlik oldu. Ben bile bu kadarını beklemiyordum açıkçası. Ertem “yok artık ben oynamıyorum” deyip kalkıp kanara oturdu. Ben gidip bir bira daha aldım kendime. Geri gelince “oğlum bir oyun oynuyoruz mızıkçılık yapıp duruyorsunuz. Hem kuralları kendiniz koyuyorsunuz hem uymuyorsunuz” diye kızdım. “Ama anne öyle ceza mı olur, sen varsın” diye itiraz etti Ertem. Ben de “ben varsam ne olmuş oğlum, oyun bu işte, olur” dedim. Çünkü merak etmiştim oğlumun sikini gerçekten. Ertem de “nasıl olur anne ben sana memeni aç desem açar mısın bizim yanımızda” deyince ben de “sen hele bir sor da…” diyerek göz kırptım. ikisi de yanıtım karşısında şaşırdılar. Ertem mecburen kalkıp yanımıza geldi. “E hadi” dedim. Ben biramdan bir yudum alırken Ertem’in şortunu indirmesiyle kaldırması bir oldu. Ben birşey görememiştim. İtiraz etti Mert. “Öyle olmaz yaa” dedi. Ertem de “Ne! Aç dedin açtım ben de” dedi. Bu sefer ben itiraz ettim. “Ertem cezan sikini açman değil, sikini göstermendi. O kadar hızlı açıp kapadın ki ben birşey göremedim” dedim. Ertem “tamam ya” deyip indirdi şortuyla beraber külodunu. O an ben donup kaldım. Ertem’in siki son derece büyüktü. Hiç 17 yaşındaki bir çocuğun sikine benzemiyordu. Resmen erişkin birinin aleti kadardı. Sonra bir kaç saniye bekleyip çekti şortunu. Ertem çevirince Mert geldi. Doğruluğu seçti Mert bu sefer köşeye sıkışmıştı. Ertem “hiç bir kızla beraber oldun mu” diye sordu. Mert sıkılarak “oldum fakat tam anlamıyla değil” dedi. “Nasıl tam anlamıyla değil?” dedi Ertem. “ikinci soru yok” dedi Mert fakat ben “oğlum soruya tam yanıt vermelisin” dedim. “Off ya siz görürsünüz” diyerek yanıt verdi “yani işte birleşme olmadı yani, yalnızca sürtündük” dedi utanarak. Mert’e ben geldim. Doğruluk hakkım bittiğinden cesaret opsiyonu kalmıştı yalnızca. Ertem’e baktı bir an Mert ve “tişörtünü çıkartır mısın anne” dedi utana sıkıla. “Mert bugün hepimizi soyacaksın herhalde” diyerek hiç tereddüt etmeden çıkardım bodymi. Çıkardıktan sonra Ertem’in de Mert’in de siyah kalıpsız dantelli sütyenimin içindeki memelerime odaklandıklarını gördüm. “Hadi sıra bende diyerek şişeyi çevirdim. Mert geldi. Mert’in de doğruluk hakkı bitmişti. Ertem “anne o da indirsin şortunu hadi anne hadi anne” diye bana baskı yapmaya başladı. “Abine öyle bir ceza verdin madem ben de sana benzerini veriyorum” dedim. Mert de kalkıp oflayarak “siz göreceksiniz valla” diyerek indirdi altındakileri. Bir de ne göreyim! Mert’in aleti de son derece büyük ve kalkıktı. Şaşırmıştım. Demek ki benim memelerimi görünce tahrik olmuştu. Mert çevirdi. Ertem geldi. “Annemin sütyenini çıkar o zaman bakalım” dedi hain bir biçimde intikam alırcasına. Ertem itiraz edip “oğlum cezayı yalnızca bana vereceksin saçmalama” dedi. Ben yine araya girdim “sorun değil oğlum, oyun oynuyoruz bişey olmaz” dedim. Ertem arkama geçip sütyenimin kopçalarını açmaya çalıştı fakat beceremedi. Ben elimi arkaya atıp tek hareketle çıkardım sütyenimi fakat bir elimi kapadım memelerime. Yine uzun bir sessizlik oldu. Çocukların ikisi de memelerime kilitlenmişlerdi. “Hadi Ertem sıra sende” dedim. Ertem çevirdi Mert geldi. Mert doğruluk” dedi bu sefer. Ertem de sorusunu yapıştırdı. “Annemin iç çamaşırını giydin mi hiç” dedi. Ben şok olmuştum soru karşısında. Mert hemen itiraz edip “ne alaka yaa” dedi. “Yalan söyleme gördüm” dedi Ertem de. Öcünü fena almıştı Ertem. Mert utana sıkıla “bir kere merak edip giymiştim evet” diyebildi. Ertem de “neden gay misin” diye sordu. Ben yine araya girdim “ikinci soru yok” dedim. Mert abisine nefretle bakıyordu. Şişeyi çevirdi Ertem geldi. Ertem yine cesaret dedi. Mert de “tamamiyle soyun ve oyuna çıplak devam et” dedi. Ertem bana baktı. Ben “yapacak bir şey yok” der gibi bir el hareketi yaptım. Ertem yavaş yavaş soyunurken ben de zevkle biramı yudumluyordum. Ertem tamamiyle çıplak kaldıktan sonra şişeyi çevirdi. Mert geldi. Mert “doğruluk” deyince Ertem bozuldu. Ben de bozulmuştum açıkçası. Ertem “korkak herkes cesareti seçiyor sen neden korkuyorsun” dedi. Ben araya girip “dilerseniz kuralları değiştirip yalnızca cesaret yapalım” tavsiyesi getirdim. İkisi de kabul ettiler. Ertem de Mert’e “nasıl mastürbasyon yaptığını göster” dedi. Mert yutkundu. “Hadiii” dedi abisi. Kalkıp şortunu indirdi ve hala kalkık olan aletini sıvazlamaya başladı. sonra da “işte böyle yapıyorum” diyerek çekti şortunu. Sonra Mert çevirince ben geldim. Artık doğruluk opsiyonu yoktu, Mert direkt cezamı ifade etti. “Taytını çıkar anne madem sen de” dedi. Ben “tamam çıkarırım fakat bu cezamı bir sonrakiyle birleştirmek istiyorum” diyerek şişeyi çevirdim. Ertem geldi. “Taytımı çıkarma cezası veriyorum Ertem’e ” dedim. Ertem de Mert’te benim özgüvenime şaşırmışlardı. Ertem “olur mu anne yaa” diye serzenişte bulundu. “olur olur” diye geçiştirip kalkıp ayağa Ertem’in gelmesini bekledim. Bir elimle hala memelerimi kapatıyordum. Ertem geldi. Yutkunmalarını hissediyordum. Elleri titreyerek taytımı aşağıya çekmeye başladı. Çocuklarımın ikisi de taytın altından çıkacak manzaraya odaklanmışlardı. Sonra Ertem tamamiyle çıkarıp kenara koydu taytımı. İkisinin de gözleri siyah dantelli tangamdaydı. Ertem çırılçıplak olduğu için aletinin hareketlendiğini görebiliyordum. Ertem şişeyi çevirdi Mert geldi. “Yandık” dedi Mert. Ertem “tamamiyle soyunacaksın ve adam gibi mastürbasyon yapacaksın” dedi bu sefer. Mert itiraz etti “anne olur mu ya nereye boşalacağım her yer batar” dedi. Ertem de “oğlum banyoda yaptığın gibi” dedi ve gülmeye başladı. Mert “anne ya saçmalıyor” diyerek benden destek bekledi fakat nafile. “Oğlum işi abarttınız fakat yapacak bişey yok! Ortalığı batırma sen de sütyenime boşal al” dedim. Mert şaşırarak kendisine fırlattığım sütyeni tuttu ve başladı sikini okşamaya. Ben zevkle izliyordum olayı. Az sonra Mert’in bir ara sütyenimi yüzüne dolayıp kokladığını gördüm. Sonra birden aşağı indirip boşalmaya başladı sütyenimin içine. Çok etilendim manzaradan. Küçük oğlum önümde 31 çekip sütyenime boşalıyordu resmen. Bayağı da boşalmıştı, sütyenimin içinde ufak bir sperm gölü oluşmuştu. Islandığımı fark ettim o ara. Bu olaydan sonra Mert utanmıştı çok fakat hemen oyuna devam edip şişeyi çevirdi. Ertem geldi. Mert Ertem’e “sen de boşalacaksın o zaman” dedi. Bu sefer Ertem bana bir bakış atıp kalkıp sütyenimin başına geçti, başladı sıvazlamaya. Heyecandan olsa gerek bayağı beklememize rağmen Ertem boşalamadı. “Hadi Ertem sabaha kadar bekleyemeyiz” dedim şakayla. “Anne odaklanamıyorum, Mert sütyenini kokladı ben koklayamıyorum” dedi. Ben de ona taytımı fırlattım. “Al sen de bunu kullan” dedim. Ertem taytımı alıp koklamaya içine çekmeye başladı. Bir yandan da asılmaya devam etti. Az sonra o da sütyenimin diğer tarafına boşalmaya başladı. Ben iyice tahrik olmuştum. Ertem şişeyi çevirdi ben geldim. “Anne elini memenden çekeceksin” dedi. “Hmmm peki” diyerek çektim elimi memelerimden ve özgür kaldı memelerim. Çevirme sırası bendeydi. Çevirdim Ertem geldi. “Cezan sorumu yanıtlamak” dedim. “Neden memelerimi ve vücudumu görmek istiyorsun”. Ertem şaşırıp itiraz etmeye kalktı fakat kuralların gayet açık olduğunu söyleyip yanıtlamasını istedim. “Anne memelerin çok hoş” dedi başı öne eğik. “Ok, çevir bakalım” dedim. Çevirdi, Mert geldi. “Sen de söyle o zaman annemin bedenini neden görmek istedin?” diye sordu. Mert de “aynı nedendeen, annemin vücudu gerçekten çok hoş dedi” kızararak. Oğullarımın benim vücudumu beğenmeleri çok Hoşuma gitmişti. Mert çevirdi, Ertem geldi. “Ben de soru soracağım o zaman” dedi. “Annemin memelerine dokunmak ister miydin” diye sorunca Mert’in iyice işi abarttığını düşünmeye başladım. Ertem “saçmalama, istemem tabi ki” dedi. Ben Mert’in sorusuna mı şaşırayım Ertem’in yanıtına mı anlamadım. Ertem çevirdi ben çıktım. “Sen de sorumu yanıtla o zaman anne” dedi. “Ne zamandır cinsel ilişkiye girmedin” dedi. Ben dumura uğramış bir biçimde “oğlum siz iyice özele girmeye başladınız” dedim. “Anne biz karşında mastürbasyon yaptık yaa” dedi Ertem. “Tamam tamam 2 aydan fazla oldu” dedim. Ertem gülümsedi pislik bir biçimde. Ben çevirdim Ertem geldi. “Madem istemem dedin o zaman tam sana göre bir ceza. Memelerime dokun” dedim. Ertem “anne saçmalama yaa” dedi. “Oğlum kurallara uyacaksın, oyunbozanlık yok” dedim. Utana sıkıla Ertem bir elini mememin birine uzattı ve dokunup çekti. Ertem şişeyi çevirdi Mert geldi. “Madem öyle Mert de dokunsun” dedi Ertem. Vücudumu Mert’e çevirince Mert iki eliyle beraber memelerimi okşamaya başladı. Biraz okşadıktan sonra penisinin yeniden dikildiğini gördüm. Mert’e Ertem geldi. “Sen de annemin memesini öpeceksin” dedi. Ben “oğlum siz iyice beni ceza tahtasına çevirdiniz hee” dedim. “Anne bize diyorsun sen de kurallara itiraz etme” dedi Mert. Ertem utana sıkıla yaklaşım mememin birinin ucundan öptü ve çekildi. Ben çevirdim Mert çıktı. “Sen de öp bakalım” dedim. Geldi ve mememin birini yalayarak emdi ve iştahlı bir biçimde öptü. Ben iyice tahrik olmuştum Mert’in bu hareketiyle. Mert çevirdi Ertem’de durdu şişe. “Annemin bacaklarına dokun” dedi. Ben Mert’e sert bir bakış attım. Mert pişmiş kelle gibi sırıtıyordu. Ertem bu sefer uzanıp bacaklarıma dokundu. Ben çevirdim Mert’te durdu. “Sen ne yapmak istiyorsun Mert bilmiyorum valla” dedim. “Sen dokun bakalım bacaklarıma” dedim. Gelip iki bacağımı birden okşadı bir kaç saniye. Sonra Mert çevirdi Ertem çıktı. o ana dek verilen en ağır cezayı verdi Mert Ertem’e. “Annemin külodunu çıkart” dedi. Ertem “oğlum iyice saçmaladın hee” dedi. Ben de Mert’in iyice işi abarttığını düşünmeye başladım. Bu işin sonu nereye gidiyordu!!! Ertem “ben de o zaman demin annemin yaptığı gibi cezamı sonrakiyle birleştirmek istiyorum” deyip şişeyi çevirdi. Bana geldi. “Annem kendi çıkarsın külodunu” dedi. Kabul ettim. Kalkıp arkamı dönüp kısa sürede çıkardım külodumu. Bir elimle vajinamı kapatarak oturdum yeniden. Çevirdim Mert geldi. “Bir kadının en fazla neresine dokunmak istersen orama dokun” dedim. Mert “anne emin misin” dedi. “evet” dedim. Kalktı, beni de ayağa kaldırdı. Popoma iki elini atarak okşamaya başladı. O ara aletini gördüm kazık gibiydi. Baktım Ertem de aletiyle oynuyor çaktırmadan. Mert şişeyi çevirdi ben geldim. “Anne şimdi de sen bir erkekte en fazla nereye dokunmak istersen orama dokun” dedi. Alkolün etkisiyle hepimiz cesaretlenmiştik galiba. Mert’i kaldırdım. Önünde dizlerimin üzerine çöktüm. Elimi aletine attım. Daha bir iki kere sıvazlamıştım ki Mert üzerime boşalmaya başladı. Spermleri yüzüme ve memelerime gelmişti. “Oğlum naptın” dedim fakat çok zevk almıştım. Sonra ben çevirdim. Ertem geldi. “Haksızlık olmasın bari, gel sen de boşal” dedim. Ertem de önüme geldi. Ertem de gelip önümde durdu. Elimle onu da boşalttım memelerime. Sonra Ertem çevirdi Mert’e geldi. “Bir kadına en fazla ne yapmak istersen göster annemde” dedi. Ben “yok artık” dedim fakat Mert kalkmıştı bile ayağa ve sikini getirip memelerime değdirmeye başladı. “Sen herhalde şunu yapmak istiyorsun” diyerek aletini iki mememin arasına alıp memelerimi sıktırmaya başladım. O da ileri geri yapmaya başladı. Yeni boşaldığından aleti inikti ama… Sonra Mert çevirdi Ertem geldi. “Annemin her yeri battı esasen al şu sütyenin içindeki spermlerimizi de annemin memelerine dök” dedi. Ertem kalktı hemen. Ben de olayları akışına bırakmıştım. Ertem şişeyi çevirdi cezayı uygulamadan ben çıktım. “Cezayı benimkiyle birleştiriyorum, yalnızca memelerine değil ağzına da dökeceğim” dedi ve sütyeni alıp karşıma geçti. “Çocuklar siz manyaksınız hee” dedim. Ertem sütyenin önce bir tarafındaki spermleri dudaklarıma dökmeye başladı. Ben o arada ağzımı açtım ve ağzıma dökmesini sağladım. Sonra diğer taraftakini de dökünce ağzımdan taşmaya başladı spermler. Zevkin doruklarındaydım. Sıra bana gelmişti. Çevirdim, Ertem geldi. Bir süre ikisinin yüzüne baktım. Sonra “cezanı içeride vereceğim Ertem, gel benle” dedim ve ayağa kalktım. Mert itiraz etti “ya olmaz öyle” dedi fakat “Mertciğim kurallar açık, istediğim yerde istediğim cezayı verebilirim” diyerek Ertem’i odama götürdüm. Kapıyı arkamızdan kapattım. Ertem “ne olacak anne” dedi. “Oğlum cezan şu” dedim. “Porno filmlerde izleyip bir kadına en fazla yapmak istediğin şeyleri benim üzerimde göstermeni istiyorum” derken yatağıma geçip domalmıştım. Ertem afalladı. “Anne nasıl” diyebildi yalnızca. “Hadi oğlum özgürsün. Beni porno filmlerindeki bir kadın gibi düşün” dedim. Ertem yatağa çıkıp arkama geçti ve götümü okşamaya başladı. Sonra yüzünü götümün yarığına gömdü ve götümün deliğini yalamaya başladı. Çok zevkliydi. Sonra götümün her yerini yalamaya başladı. Biraz daha yalayıp kalktı “tamam anne” dedi. “Bu kadar mı yani” diye sitem ettim. “Anne sen benim annemsin daha çok istediklerimi yapamam” deyince “şu an ben senin annen değilim hadi” diye kızdım. Ben kızınca yeniden yatağa çıktı. Sikini tükürükleyip götümün deliğine bastırmaya başladı. Az sonra birazı girmişti arka deliğime. Sonra bir kaç ileri geri yaptı ve penisi tamamiyle girdi arka deliğime. Müthiş bir duyguydu. Öz oğlum götümden beceriyordu. beni sıcacık ve büyük aletiyle. O arada yatak odasının kapısını önünde karaltılar gördüm. anladım ki Mert de içeride olan bitenleri görmek için can atıyor. Az sonra seslendim “Meeeert” diye. Mert hemen kapıyı açtı. Abisini arkamda görünce yutkunmaya başladı. “Ne yapıyorsun” dedim. “sizi bekliyorum” dedi. “Şişeyi getir” dedim. “Çevir” dedim. Şişe gardrobu gösteriyordu fakat ben Mert’e “sana da cezanı veriyorum” dedim. Mert heyecanla “ne söyle anne” dedi. “Orada durup bizi izleyeceksin” dedim. Mert dondu kaldı. “Yaa nedenn” dedi. “Oğlum oyunun kurallarına uy” dedim sert bir tonla. Bu arada Ertem bana arkamdan geçirmeye devam ediyordu. O kadar azmıştım ki Ertem’in penisini götümden çıkardığım gibi ağzıma aldım. Bir süre emdim büyük oğlumun penisini. Sonra altıma aldım ve kucağına oturdum Ertem’in. Sikini sırılsıklam olmuş amcığıma yerleştirdim. Acemi hareketlerle beni hoplatmaya çalışıyordu Ertem. Sonra Mert “yeter cezam bitmedi mi anne” deyince “oğlum sen bilirsin, bitti diyorsa şişeyi çevir” dedim. Çevirdi. Şişe yatağı gösteriyordu. “Anne cezanı vereceğim şimdi” diyerek ben Ertem in kucağındayken arkama geçti ve penisini arka deliğime sokmaya başladı. Bir iki acemi denemeden sonra sokabildi. Ben zevkten çıldırmış durumdaydım. Kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum bile. Bir oğlum amımdan, bir oğlum götümden yapıyorardı beni hoş hoş. Hem zevkin doruklarına varıyordum hem de kocamdan intikamımı alıyordum. Kocamdan daha hoş bir intikam alamazdım gerçekten de. Oğullarına karısını becertiyordum resmen. O gece oyunumuz sabaha kadar sürdü. Bazen sırayla kimi zaman birer birer penistiler beni ceza olarak. Şişe kimde durursa dursun ceza hep benim üzerimde uygulanıyordu fakat ben şikayetçi değildim. Mert Çeviriyordu Ertem’e “annemi banyoda penis” diye ceza veriyordu. Ertem Çeviriyordu Mert’e annemin ağzına boşal diye ceza veriyordu. Mert’e ben çıkıyordum “ikimizin penisini aynı anda ağzına al anne” diye ceza veriyordu, Ertem “yüzüme otur anne”, “bana iltifat et ”, “çığlık at” gibi cezalar veriyorlardı bana. Sabaha kadar defalarca kere becerdiler beni doya doya. O günden sonra da fırsat bulduğumuz her zaman oğullarımın altına yatmaya başladım. Babalarının gelmediği her akşam seks partisi oluyordu bizim evde. Bir gece Ertem yapıyordu bir gece Mert… Bazen de ikisi birden… Hatta bir keresinde Mert babası evde olmasına rağmen yaptı beni. Babası uyurken beni salona çağırıp salonda becerdi. Oğullarımla böyle mutlu bir hayatımız oldu…

Categories
Uncategorized

Ev Sahibinin Dul Kızını Sikiyorum!

Ev Sahibinin Dul Kızını Sikiyorum!

Selam. Ben Ahmet, 32 yaşındayım. Adapazarının küçük bir beldesinde bir fabrikada Teknikerim. İşe başladığımda iş arkadaşlarımın sayesinde emekli Osman amcanın evini kiraladım. Zaten iki katlı bir evdi, üst katına yerleşmiştim. Osman amca 72 yaşında, hanımı Fatma hanım ise 67 yaşında, bir de Nurgül isminde dul bir kızları var. 44 yaşındaki Nurgül de annesi gibi kapalı giyinen ve başı örtülü bir kadındı. Nürgülün askerde bir oğlu, bir de evli ve Ankarada hemşirelik yapan bir kızı var. Maddi durumları pek iyi olmayan bu aile Osman amcanın emekli maaşı ve benim verdiğim kira ile kıt kanaat geçiniyorlardı. Günler geçtikçe bu aile ile samimiyetimiz ilerlemiş, artık Osman amca beni aileden saymaya başlamıştı. Cumartesi günleri benim araba ile pazara ve markete alış verişe gidip geliyor ve Cumartesi akşamları vardiyam olmazsa genelde onlarda beraber yemek yiyorduk.

Zamanla Nurgülün hikayesini öğrendim. 2 çocuktan sonra kocası Hollandaya gitmiş ve birdaha dönmemiş, ne para göndermiş, ne mektup, ne de adresi belli. Anlayacağınız terketmiş ve izini kaybettirmiş. Nurgül de umudunu yitirince baba evine dönmüş, kaderine boyun büküp 15 senedir anne babasıyla yaşıyormuş. Bir akşam Osman amca rahatsızlanınca hep birlikte benim arabayla hastaneye götürdük. Sabaha karşı Nurgülle biz eve dönmeye, Fatma teyze hastanede kalmaya karar verdi. Hastaneye giderken evden aceleyle çıkmıştık, o sebeple ikimizin üzerinde de tişört ve eşofman vardı. Tabi Nurgülün başı herzamanki gibi örtülüydü. Arabada yanıma oturduğunda ilk dikkatimi çeken şey Nurgülün bacakları oldu. Nurgül hep uzun etekler giydiğinden ilk defa eşofmanlı görüyordum. Giydiği dar eşofman Nurgülün bacaklarının ve kalçasının güzelliğini, dolgunluğunu ortaya çıkarmış, nedense acaip tahrik olmuştum…

Nurgül ise babasının durumuna üzülmüş ve durup dururken birden ağlamaya başlamıştı. Sinirleri bozulmuş bir halde hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Hemen arabayı kenara çekip, elimi Nurgülün omzuna atarak, omzundan tutup biraz kendime çekerek, “Babanın korkulacak birşeyi yok, üzülme, iyileşecektir!” deyip, sağ elimle omzunu okşayarak teselli etmeye başladım. O anda Nurgül başını omzuma dayayarak ağlamaya devam ediyor, ama sanki Histeri içinde hıçkırıyordu. Nurgüle adamakıllı sarılıp kendime çektim, artık yanakları yanaklarıma değiyordu. Biraz sakinleyince kadar arabada o şekilde oturduktan sonra arabayı çalıştırıp yolumuza devam ettik. Eve vardığımızda ben direk Nurgülle beraber onların evine girdim. Nurgülü o halde yanlız bırakamazdım. Nurgülü üçlü koltuğa oturtup su getirdim. Yanına oturdum ve yine sarılarak omzunu okşamaya, teselli etmeye devam ettim. Ama vücutlarımız birbirine iyice yapışmış haldeydi…

Nurgül su bardağını koymak için sehpaya doğru eğildiğinde beli götünün çatalına kadar açıldı ve tangası göründü. Bardağı koyduktan sonra tekrar sokuldu bana. Çok kısa gördüğüm bu sexy manzara beni kudurtmaya yetmişti. Nurgülü teselli okşamalarım devam ederken, artık sikim de müthiş sertleşmiş, okşamalarım omzundan koltuk altına kaymış ve göğsünün yanına inmişti. “Ağlama, üzülme…” derken, diğer elimi de baldırının üzerine koymuş, ufak ufak baldırını da okşamaya başlamıştım. Nurgülden hiç bir ters tepki yoktu, bilakis bana daha da sokularak başını yine omzuma yaslamıştı. Bu durumdan cesaretlenerek biraz daha cüretkar davranıp, göğsünü resmen avcuma alırken, diğer elimle de yavaş yavaş baldırlarının arasını okşamaya başlamıştım. Nurgülün nefes alışları farklılaşmaya, ağlaması kesilerek yerini hafif hafif inlemelere bırakmıştı. Anlaşılan o anda Nurgül de benim gibi halinden çok memnundu…

Göğsünü sıktırarak avuçlarken, diğer elimi direk olarak apış arasına kaydırmış, elimle baldırının iç kısımlarını okşarken, baş parmağımı da amına sürtmeye başlamıştım. Nürgül birden başını omzumdan kaldırınca ben de aniden durdum. Ama Nurgülden, “Durma devam et, çok uzun zaman oldu, artık dayanamıyorum!” kelimeleri döküldü ve hemen dudaklarımız birleşti. Deli gibi öpüşüyor, birbirimizin dudaklarını adeta ısırıyorduk. Bir anda birbirimizin tişörtlerini çıkardık. Nurgül boynumu boğazımı kemirirken, ben de onun sütyenini çıkarmış, o dolgun memelerini hem öpüyor hem ısırıyordum. Aşağılara inerek Nurgülün eşofmanını ve tangasını çıkarıp, kendim de tamanen soyunup, ağzımı Nurgülün amına dayadım. Amını hem emiyor hemde dilimle resmen sikiyordum. Nurgül iyice kendinden geçmiş, o hafif hafif inlemeleri artık Ohhlara Ahhlara dönüşmüştü…

Hemen koltuğa ters bir şekilde uzandım ve 69 pozisyonunu aldım. Amını dillemeye devam ederken, zonklayan sikim de Nurgülün yüzüne değiyordu. Birden sikimi tuttuğunu hissettim, sikimi kökünden kavramış suratına değdiriyordu. Ben de bu arada götünü parmaklayarak klitorisini emiyordum. Nurgülün amı adamakıllı sulanmış, vıcık vıcık suları akmaya başlamıştı. Deli gibi inliyor, garip garip sesler çıkarıyordu, ama benimkini bir türlü yalamıyor ve ağzına almıyordu. Bir ara yüksek bir sesle Ohhlayıp kasılmaya başladığında amından da sular resmen fışkırıyordu. Amının sularını yalarken ensesinden bastırdım ve biraz istemeyerek de olsa nihayet o da benimkini ağzına aldı ve emmeye başladı. Başta çok acemice yapıyordu, demek ki ilk defa yarak yalıyor, ağzına alıyordu. Ama 5 dakika sonra nasıl yapılacağını öğrenmişti, sikimi deli gibi ve iştahlıca emiyordu. Bir süre sonra ben de artık patlamak üzereydim, dönerek Nurgülün göbeğine oturdum ve göğüslerine fışkırmaya başladım…

Boşalmam bittiğinde Nurgülün yüzü gözü, ağzı burnu döl olmuştu. Başından başörtüsünü çıkararak başörtüsüyle ağzını yüzünü temizledim. Yanına uzanarak çıplak vücutlarımız birbirine yapışmışken tekrar öpüşmeye başlamıştık. Dolgun göğüsleri bir harikaydı, iri kahverengi uçlarını emdikçe Nurgül deliriyor ve göğüslerini ağzıma yapıştırıyordu. Biz böyle yiyişirken benim sikim de Nurgülün apış arasına kaymış, orada yavaş yavaş yeniden kazık gibi sertleşmişti. Bunu hisseden Nurgül bacaklarını hafif aralayıp sikimi apış arasına sıkıştırarak kasıklarını bana doğru bastırmış, iyice sertleşmiş sikim kendiliğinden Nurgülün kaygan amının dudakları arasından amının deliğine kaymıştı bile. O an Nurgül birden bacaklarını açarak pozizyon almıştı, ben de bekletmeden yüklendim. Sikim Nurgülün daralmış amını resmen yararak sonuna kadar girdiğinde Nurgül öyle bir çığlık attı ki, sesi salonda yankılandı resmen. Hiç yavaşlamadım, hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. Şap şap sesleri ve Nurgülün Ahhları Ohhları birbirine karışmıştı…

Aradan 5 dakika geçmişti ki, Nurgül titreyip sarsılarak, “Bittim, öldümmm!” diyerek, beni bacakları ile kavrayarak sikimi amının içinde skıştırdı. O anda ikimiz birden patlamaya başlamıştık. Böğürerek birbirimize kenetlendik ve boşaldık. Yarım saat kadar o vaziyette yatmışız. O gün Nurgülle 2 defa daha sikiştik. Sabah olurken beraber duş aldık. Benim işe gitmem gerekiyordu. Ben giderken, Nurgül 15 yılın ardından bu sikişmenin açlığını gidermediğini, aksine canının daha çok istediğini söyledi. Şimdi 3 aydır geceleri herkes uyuduğunda gizlice yanıma geliyor ve sikişmeye devam ediyoruz.

Hoşçakalın.

Categories
Uncategorized

Komşumun 16 Yaşındaki Oğluna Siktirdim!

Komşumun 16 Yaşındaki Oğluna Siktirdim!

Ben şu an 28 yaşında ve evli bir kadınım. Eşimle aramız gayet iyidir, cinsel yönden de bir sorunumuz yok. Güzel birisi olduğumu çocukluğumdan beri etrafımdaki herkesten duyarım. Daha o zamanlar etrafımdaki birçok kişiden, “Çok canlar yakacak bu kız!” dendiğini duyardım ve çok hoşuma giderdi. Ama erkeklerin benden daha bu kadar erken hoşlanmaya başlayacağı aklıma gelmezdi.

Çok zengin olmayan bir ailem vardı. İzmir’de ‘Kenar mahalle’ tabir edilen bir muhitte yaşıyorduk. Ben 16 yaşıma yeni girdiğimde, sokağımızda yaşıtım sayılabilecek çok kimse yoktu. Genellikle benden birkaç yaş daha büyük çocuklar vardı. Zamanla onlarla oynamaya ve arkadaşlık etmeye başlamıştım.
Annem babam çalıştığı için geç saatlerde eve dönerlerdi ve ben evde yalnız kalırdım. Evde oturmaktan çok sıkıldığım için de, geç saatlere kadar sokakta oyun oynardım. O saatlerde sokaktaki diğer çocuklar genelde evlerinde olurlar, daha büyük çocuklar, genelde de ‘Abi’ dediğim erkekler kalırdı sokakta.
Yine böyle bir gün bu abilerle sokakta saklambaç oynarken, sokağımızdaki bir evin bahçesine saklandım ve beklemeye başladım. Farkında olmadığım şeyse Soner abinin de aynı bahçede saklanıyor olmasıydı. Ben onu farketmemiştim, ama o beni görmüş, sessizce bana seslendi,
“Merve! Napıyorsun orda? Yakalanacağız şimdi, gel buraya!” diye. Ben de yanına gittim. Gerçekten de Soner abi iyi bir yerde saklanıyordu… Yanına gittiğimde ikimizin anca sığabileceği bir yer olduğunu fark ettim ve yanına sıkıştım. Bana,
“Napıyorsun sen burda? Başka yer mi yok saklanacak?” dedi. Ben de,
“Nerden bileyim senin burda olacağını Soner abi?” dedim ve ikimiz de sustuk. Yan yana öyle otururken, oyundaki ebenin yanımıza yaklaşıp bizi bulmaya çalıştığını gördük ve biraz daha birbirimize yaklaşarak gizlenmeye çalıştık. Fakat bu arada Soner abinin elinin üstüne oturmuştum, birden irkildim, ama yakalanmamak için ses çıkaramadım. Aynı şekilde Soner abi de şaşırmıştı, ama ses çıkarmıyordu. O gün de altımda incecik bir şort vardı ve eli tam amımın altındaydı.
İçim bir tuhaf oldu birden ve kalkmaya çalıştım. Tam elinin üstünden kalkmıştım ki, ebe arkasını döndü bizim tarafa bakmaya başladı ve ben aynı hızla tekrar Soner abinin elinin üstüne oturdum. İstemeyerek olmuştu, ama müthiş de hoşuma gitmişti. Birbirimize baka kaldık. Çok heyecanlanmıştım, sanırım o da öyleydi. Ebe uzaklaşınca,
“Pardon Soner abi!” dedim elinden kalktım.
“Önemli değil Merveciğim!” deyip elini çekti. O gün bir daha konuşmadık Soner abiyle ve annemlerin işten gelme saatinde ben oynamayı bırakıp eve gittim. Gece yatağıma girince o andaki aldığım zevk aklma gelmişti, o anları düşünürken, elim amımda uyumuşum.
Birkaç gün sonra yine aynı ekip saklambaç oynamaya karar verdik ve ben o günü anımsayıp yine aynı yere yöneldim. Aslında Soner abinin orda saklanacağını bildiğim için oraya gitmiştim. Tahminimde yanılmamışım, yine aynı yerdeydi.
“Soner abi, sen yine mi burdasın?” dedim ve yanına yaklaştım.
“Sus otur hemen yakalanmadan!” dedi. Ama heyecanlı bir hali vardı. Oyundaki ebe yine bize yaklaşmıştı ve biz birbirimize sokulmaya başladık. İçim yine kıpır kıpır olmuştu, ama bir şey yapmaya cesaretim yoktu. Soner abi birden,
“Bu böyle olmayacak, yakalanacağız! Biraz daha yaklaş!” dedi.
Biraz daha sokuldum ona. Teninin kokusu beni heyecanlandırıyordu, ama geçen sefer eline oturmam daha heyecanlıydı. “Soner abi, istersen kucağına oturayım, o zaman göremez bizi!” dedim ve kucağına oturdum.
Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama bir şey demedi… Soner abinin kucağında otururken popomun altında bir hareketlenme hissettim. Sanırım o da etkilenmiş ve siki sertleşmeye başlamış, popomu zorluyordu. Harika bir histi bu. Benden yaşça büyük bir erkeğin sikini popomda hissediyordum ve çok sertti. Sikini amımda da hissetmek istedim ve biraz öne eğilip popomu hafif kaldırarak kucağına iyice yerleştim. Başarmıştım, amım tamda sikinin üstündeydi. O da,
“Kıpırdama Merve, yerimiz belli olacak!” falan deyip, beni kendine doğru çekiştiriyordu. Tabi bu bahaneydi, beni hareket ettirip, sikinin üstünde gidip gelmemi sağlıyordu. Ve bu da beni delirtiyordu. Bir süre böyle devam ettikten sonra amım karıncalanmaya ve gözlerim kaymaya başladı. Soner abinin sikine sürtünerek orgazm oluyordum. Kendime geldiğimde zorda olsa kalktım kucağından. Soner abi,
“Dur kız, nereye? Yakalanıcağız!” dedi. Demek ki o halen sürtünmeye devam etmek istiyordu, ama nedense ben devam etmek istemedim ve
“Soner abi, hadi gel başka yere saklanalım!” dedim. Soner abi ise (herhalde kalkan sikini göreceğimi düşündüğü için olsa gerek),
“Yok, sen git, ben burdayım!” dedi.
“Tamam!” deyip yanından ayrıldım. O gece amım hep ıslaktı ve yine yatağımda yatarken Soner abiyle yaptıklarımı düşünüp, amımla oynayarak uyudum. Ertesi gün öğlen sıcağı olmasına rağmen sokağa çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Öylesine boş boş dolanırken, Soner abinin,
“Şşşşt, napıyorsun bu sıcakta kız?” demesiyle o yöne baktım. Evlerinin balkonundan sesleniyordu bana.
“Soner abi sıkıldım, öylesine dolanıyorum!” dedim. O da,
“Gel istersen oturalım, dışarısı çok sıcak!” dedi. Ben de,
“Yok ya boşver!” dedim. Aslında gitmek istiyordum, ama annesi evdeyken gitmem yanlış olurdu.
“Gel hadi gel, hem ben de sıkılıyorum, evde kimse de yok, sıkıntıdan patlıyorum!” dedi. Evde kimsenin olmadığını duyunca, “Peki geliyorum o zaman, aç kapıyı!” dedim ve kapıya doğru gittim. Kapıyı açtığında altında ince bir şort, üstünde de bir tişört vardı. Bende ise penye bir etek ve üstümde body. Etek çok kısa değildi, sokakta oynarken açılmasın diye uzun etek giyerdim. İçeri girdim.
“Bir şey içer misin, soğuk kola var!” dedi.
“Olur!” dedim.
Kola getirip, oturup TV izlemeye başladık. TV karşısındaki 3’lü koltukta oturuyorduk, birimiz bir köşede, diğerimiz öbür köşede, aramızda bir kişilik boşluk vardı… Bana,
“İstersen uzat ayağını, rahat otur!” falan dedi. Uzattım ayağımı, ama o şekilde de sığmadık, ayaklarım uzun gelmişti. “Kucağıma uzat istersen!” dedi ve ayaklarımı alıp kucağına çekti. O anda ayağımın altında sikini hissettim. Ne çok sert, ne de yumuşaktı. Hiç bozuntuya vermemiştim, TV izlemeye devam ediyorduk. O anda içimdeki ses ayaklarınla sikine dokun diyordu. Ayaklarımı hafif hafif oynatmaya başladım. Az önce yarı sert olan siki, yavaş yavaş sertleşmeye başlamıştı. Ne yapıyordum ben böyle? Soner abinin evinde, resmen onun sikini ayağımla okşuyordum. Bunu yaptığıma inanamıyordum. Birden ayaklarımı çekip,
“Aay belim ağrıdı, oturayım biraz!” dedim.
Kalktığımda yan yana oturur vaziyete gelmiştik. Göz ucuyla baktığımda sikinin kalkık olduğu belli oluyordu. İçimde iyiden iyiye kıpırtılar başlamıştı. Ara ara gözlerimi çaktırmadan sertleşen sikine kaçırıyordum ve daha da istekleniyordum. Soner abi ise ne yapacağını bilemiyordu, sadece TV’ye bakıp duruyordu. İyice sessizleşmiştik ve az önceki o heyecan kalmamıştı… Ne yapayım diye düşünürken, ayağa kalkıp karşısına geçtim ve ayaklarına küçük bir tekme atıp, gülerek,
“Ne bu sessizlik bee?” dedim. O da gülerek,
“Yapma kız, kaldırma beni ayağa bak…” dedi. Ben de,
“Kalk, napabilceksin ki!” dedim. Amacım onu ayağa kaldırmaktı, ayaktayken sikinin şortunda nasıl göründüğünü merak ediyordum. Ama o da göreceğimi düşünerek kalkmıyordu. Yanına yaklaştım,
“Kalk hadi, erkeksen kalk!” dedim ve bir kere daha yavaşça vurup gülmeye başladım. O ise ısrarla,
“Git kızım uğraşma, bak…” falan diyordu.
Ben tekrar yanına yaklaşıp tekme atacakken, bu sefer benden hızlı davrandı ve ayağımı yakalayıp hafifçe çekti ve bıraktı. Koltuğun önüne, dizlerimin üstüne düştüm. Doğrulduğumda ise onun tam bacaklarının arasında dizüstünde oturur pozisyonda buldum kendimi. Bacakları aralıktı ve kısa şortunun önünden siki belli oluyordu… Yine bir sessizlik oldu, öylece kala kaldık. Sadece birbirimize bakıyorduk ki, ilk hamle ondan geldi, bacaklarını biraz daha açıp, beni arasına aldı ve gülerek,
“Yakaladım seni, artık kurtulamazsın!” dedi. Ben de,
“Bırak beni!” falan deyip, hem yalandan kurtulmaya çalışıyor, hemde çaktırmadan sikine bakmaya devam ediyordum. O ise,
“Hadi kurtul, hadi kurtul, kurtulamazsın ki!” falan diyordu. Böyle oynaşırken, bacaklarıyla beni biraz daha kendine çekti. Artık sikine çok yakın duruyordum ve yine birbirimize bakıyorduk. Ben iyice ateşlenmiştim artık, içim çok tuhaftı, çok erkeksi bakıyordu bana, kendimden geçmeye başladım. Ve birden olan oldu, elimi aniden sikine uzattım ve avuçlayarak,
“Soner abiii, bu ne kadar sert olmuş böyle!” dedim ve sıkmaya başladım. O ise gözlerime bakarak,
“Hoşuna gitmedi mi? Hem geçen gün saklanırken ne kadar sert olduğunu anlamamışmıydın?” dedi.
“Evet farketmiştim!” dedim ve güldüm. Elim halen sikini avuçluyordu…
“Görmek istermisin? Hiç gördün mü?” dedi. Hayatımda hiç görmemiştim (ufak çocuklarınki hariç) ve bu soru beni iyice azdırmıştı.
“Ne yani, bana şeyini mi göstermek istiyorsun?” dedim.
“Neyimi?” diye sordu gülerek. Ben de gözlerinin içine bakarak,
“Sikini!” dedim.
“Sen de bana gösterceksen olur!” dedi. Gülerek,
“Neyi?” dedim. O da aynı gülümsemeyle,
“Amını!” diye cevap verdi. Birden ayağa kalktım, eteğimi yukarı kaldırdım ve külodumu yana sıyırıp,
“Çok istiyorsan al bak!” dedim ve amımı net bir şekilde ona yaklaştırdım. Heyecandan gözleri parlıyordu.
“Dokunabilirmiyim?” diyerek elini amıma uzattı. Ben de,
“Sadece dokunabilirsin, başka birşey yapmak yok!” dedim. Kabul edercesine başını salladı ve usul usul amıma dokunmaya başladı. Kendimden geçmiştim, bir erkeğin amıma dokunması beni delirtmişti. Parmakları klitorisimi okşarken, dayanamadım,
“Ohhhh Soner abi, çok güzel dokunuyorsun!!!” dedim. O da,
“Harika bir amın var Merve! Süpersin!” diye karşılık verdi.
Kalbim sanki amımda atıyordu, artık dayanamıyordum dokunuşlarına, ona belli etmemeye çalışarak orgazm oldum. Artık buna bir dur demem gerekiyordu, yoksa kötü şeyler olacaktı… Birden kendimi çektim ve
“Sıra sende, hadi aç bakalım sikini!” dedim.
Yine dizlerimin üstüne çöktüm bacaklarının arasına ve onu izlemeye başladım. Yavaş yavaş sikini dışarı çıkardığında neredeyse aklım da çıkıyordu. Bir sikin bu kadar kalın olacağını hiç düşünmemiştim. İlk kez görüyordum ve hayalimde canlandırdığım şeyler bundan daha kısa ve inceydi. Dilim tutulmuş şekilde sikine bakarken, “İstersen dokunabilirsin Merveciğim!” dedi. Ben de sanki bunu bekliyormuşum gibi, yavaşça elimi sikine götürdüm ve avuçlamaya başladım. Soner abi delirmişti sanki,
“Off Merve, süpersin, ohhhhh!” falan gibisinden sesler çıkarıyordu ve bu beni dahada azdırıyordu.
“Gel üstüme ters uzan da, aynı anda ben de senin amına dokunayım!” dediğinde, korkumdan olmaz deyiverdim. Aslında çok istiyordum, ama beni oracıkta sikmesinden korkuyordum.
“O zaman devam et nolursun, 31 çektir bana!” dedi. Hayatımda ilkkez duymuştum 31 çektirmeyi,
“O ne Soner abi?” dedim. O da sikini sıkıca kavramamı sağlayarak,
“İşte böyle aşağı yukarı elinle okşayacaksın!” dedi ve birazcık gösterip ellerini çekti. Ben devam ediyordum. “Harikasın Merveciğim, süpersin!” deyip duruyordu…
Seksle alakalı hiçbir deneyimi olmayan 16 yaşında bir kız olarak yaptığım şey hakkında hiç bir fikrim yoktu. O sırada sadece sikine ve altında sarkan taşaklarına bakıyordum. Öbür elimle de onları okşamaya başlamıştım ki, Soner abi birden,
“Ohhhh Merve devam et, süpersin canım, daha hızlı yap!” demeye ve inlemeye başladı. Dediklerini aynen uyguluyordum. Hızlı hızlı okşamaya ve Soner abiyi inletmeye devam ederken, Soner abi benden, (Sik beni Soner!) dememi istedi. Ben de onun zevk aldığını görerek,
“Sik beni Soner abiciğim, hadi sik beni!” demeye başladım ki, birden sikinden beyaz şampuana benzeyen bir sıvı fışkırmaya başladığında, hem korktum, hemde çok şaşırdım. Çünkü o ana kadar o fışkıran sıvının Sperm olduğundan haberim bile yoktu. Soner abi delirmiş gibi,
“Oohhhhh canım, tatlım, amını yerim senin!” gibi şeyler söylerken, ben şaşkın şaşkın 31 çektirmeye devam ediyordum. Az sonra sikinden gelen sıvılar bitmiş, artık Soner abi de kendine gelmişti. Bana,
“Harikaydın canım!” dediğinde, ben elime bulaşmış spermlere bakıyordum,
“Bu ne?” dedim.
“Onlar döl canım, erkekler boşaldığında siklerinden bu akar, kadının amına akarsa da çocuk olur!” dedi. Çok utanmıştım ve şaşkındım, hemen kalkıp lavaboya gittim, ellerimi yıkadım ve salonun kapısından Soner abiye,
“Benim gitmem lazım!” deyip, evden çıkıp, koşa koşa evime gittim.
İlerleyen günlerde bu olayları düşünürken içimde tahrik olma ve utanma duyguları herzaman birbirine karıştığı için, birdaha Soner abiye yaklaşamadım. Zaten birkaç ay sonrada o mahalleden taşındık ve onu birdaha hiç görmedim…

Ben evlenene kadar bundan başka hiç cinsel bir deneyimim olmadı, ama yıllarca masturbasyon malzemem hep Soner abiyle yaşadığım anlar oldu… Anlattıklarım yıllarca o anları düşünerek mastürbasyon yapmamı sağlamıştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen o anları unutamıyor ve inanılmaz zevkler alıyordum. Geçen bu zaman sürecinde aklıma takılan bir başka konu da, Soner abinin benimle ilgili hisleriydi. O kendisinden 5 yaş küçük ve cinsel deneyimi olmayan bir kıza mastürbasyon yaptırırken ne kadar zevk almıştı acaba? Yıllarca hep bunu merak ederek yaşadım.
Artık evli bir kadındım ve hayatımda bazı sorumluluklar vardı. Kocamla çok mutluydum, her ne kadar bazı geceler yataktaki erkeğin Soner abi olduğunu düşlesem de, kocamla evli olmak harika bir şeydi.Evliliğimizin ilk 2 senesi maddi zorluklarla geçti. Kirada geçen zorlu 2 yılın ardından, kocamın ailesinin de desteğiyle bir ev aldık ve taşındık. Güzel bir evdi. Çocukluğumun ve evliliğimin ilk 2 yılının geçtiği yoksul semtlerden kurtulmuş, daha lüx bir semte, İzmir’in denizle iç içe güzel semti Küçükyalı’ya taşınmıştık. Evimizin balkonundan görünen güzel körfez manzarası ve sabahları içimizi açan deniz kokusuyla, kocamla günlerimiz mutluluk içinde geçiyordu.

Komşuluğun olmadığı bir yerde yaşamak, benim gibi insanların iç içe olduğu kenar semtlerde büyümüş bir kadın için biraz garipti belki, ama yine de hayatımdan memnundum. Komşusuzluktan sıkılmışken, apartmana giriş çıkışlarda selamlaştığım Eda hanım adındaki, benden 10 yaş büyük bir bayan içimi ısıtıyor, beni yaşadığım eve daha da bağlıyordu.
Güler yüzlü, sevecen bir hanımdı ve onla sohbet etmek hoşuma gidiyordu. Defalarca birbirimizi davet etmemize rağmen, bir türlü gelip gitmek kısmet olmamıştı. Bu durum benim evde yumurtanın kalmadığı bir gün, Eda hanımdan ödünç yumurta almaya gitmemle son buldu. Bir kat altımızdaki evlerinin kapısına giderek kapıyı çaldım. Sanırım evde kimse yoktu, çünkü kapı açılmamıştı. Tam tekrar eve çıkıyordum ki, kapının tıkırtısıyla arkamı döndüm…
Kapı açıldığında biraz şaşkındım, çünkü kapıyı (sonradan 16 yaşına yeni girdiğini öğrendiğim) Serhat açtı ve
“Buyrun?” dedi tebessümle.
“Merhaba, Eda hanıma bakmıştım ben ama…” dedim.
“Annem evde yok abla, markete kadar gitti, birazdan gelir!” dedi. Ben de,
“Tamam canım, ben üst komşunuzum, yeni taşındık, adım Merve, daha sonra uğrarım, tekrar teşekkürler!” dedim.
“Oldu abla, söylerim anneme!” dedi ve kapıyı kapattı.
Güler yüzlü, kendince yakışıklı bir çocuktu Serhat, ilk görüşte kanım kaynamış, sevmiştim keratayı. Eve geldiğimde aklımda markete gidip yumurta ve diğer ihtiyaçlarımı almak vardı. Üstüme bir şeyler giyip gideyim diye düşünürken, kapım çaldı. Kapıya koşup baktığımda, kapıdaki Eda hanımdı. Dışarı çıkmak için hazırlandığımdan altım giyinik olmasına rağmen üstümde sütyenimle geziyordum,
“Bir saniye!” diye seslenip, kapıdan göğüslerim görünmeyecek şekilde sadece başımı çıkararak, “Pardon Eda hanım, giyiniyordum da, üstüm çıplak… Gelin siz, buyurun!” dedim. Eda hanım gülümseyerek,
“Önemli değil… Bana gelmişsiniz, Serhat söyledi.” dedi.
“Evet evde yumurtam bitmişti de, o yüzden rahatsız etmiştim. Ama şimdi ben de markete çıkmak için giyiniyordum.” dedim.
“Aaa, lafı mı olur canım, komşuyuz şurda, ben getireyim hemen, hem market kapanmıştır artık, boşuna gidersin!” dedi. Aslında gerçekten de saat geç olmuştu, market akşamları saat 8.30 – 9 gibi kapanıyordu.
“Peki o zaman, sağolun, ama olmadı böyle…” dedim. “Önemli değil, ben getiririm birazdan!” deyip aşağı kata yöneldi. Ben de kapıyı tam kapatmadan, üstüme birşey geçirmek için odama geçiyordum ki, odama girer girmez, Eda hanım koşar adım kapıya gelmişti bile, kapıyı tıklattı. Ben de,
“Buyur buyur, kapı açık!” diyerek yine sütyenimle odamdan çıktım. Ama birden şok geçirmiştim. Çünkü gelen Serhat idi ve beni sütyenimle göğüsler fora bir şekilde görmüştü. Birden, “Ayy pardon!” diyerek, ikimiz de özür diledik ve ben odama kaçtım. Serhat da kafasını öbür tarafa çevirerek beklemeye başladı… Hemen elime ilk geçen Body’yi üstüme geçirip dışarı çıktım. Serhat hemen,
“Özür dilerim abla, sen gel içeri deyince ben de girmiş bulundum, annem yumurta yolladı!” deyip yumurtaları uzattı.
“Asıl ben özür dilerim ablacığım, annen sandım seni!” dedim. Serhat ta tekrar,
“Pardon abla!” deyip, geldiği gibi yine koşar adım evine gitti. O yaştaki çocuğa resmen göğüs şovu yapmıştım elimde olmadan. Ama benim üzüldüğüm konu o değil, çocuğu utandırmış olmamın verdiği burukluktu. Aradan geçen zamanla, Eda hanımla samimiyetimiz ilerlemiş, artık ona abla diye hitap etmeye başlamıştım. Eda ablanın kocası genç yaşta vefat etmişti ve oğlu Serhatla yaşıyorlardı. Eda abla bir muhasebecinin yanında çalışıyordu. Serhat ise Liseye gidiyordu.
Okul tatil olduğu için Serhat evde yalnız kalıyor ve babasının erken vefatı sebebiyle, insanlarla fazla konuşmayan, içine kapalı bir genç olarak zamanını geçiriyordu. Anlayacağınız çok az arkadaşı vardı ve tek başına bilgisayar başında zaman geçiriyordu.
Eda ablayla artık samimiyetimiz ilerlediği için, bana, bazı günler o yokken evine gidip Serhat’a yiyecek bir şeyler hazırlayabilir miyim diye sormuştu. Ben de,
“Olur abla, ne olacak elime mi yapışacak!” diye kabul etmiştim. Ertesi gün öğlen alt kata inip Serhat’a birşeyler hazırlamak kapıyı çaldım. Serhat açtı kapıyı,
“Merhaba Merve abla, gel buyur, yemek işi sana kaldı ha, annem söyledi, zahmet olacak!” dedi. Ben de,
“Yok canım olur mu öyle şey!” deyip içeri girdim.
“Ne istersin? Ne hazırlayım sana?” dedim. Kıymalı makarnaya bayılırmış, yapmak için mutfağa girdim ve
“Sen bak işine, ben hazırlarım!” dedim. Serhat teşekkür edip odasına gitti. Yemeği hazırlamıştım. Serhat’a seslendim,
“Serhatçığım makarna hazır, istediğinde yiyebilirsin, ben çıkıyorum eve!” dedim. Ama içerden cevap gelmedi.
“Serhat?” diye ikinci seslenmem de karşılıksız kalınca, usulca yarım açık olan kapısından içeri baktım.
Serhat yatağına uzanmış, gözleri kapalı, kulağında kulaklıkla müzik dinliyordu. Üstündeki kolsuz tişörtten, yaşına göre kaslı kolları ve altındaki şorttan belli olan önündeki kabarıklık, yıllar önce Soner abiyle yaşadığım günleri aklıma getirmişti ve içim bir hoş olmuştu birden. Ses çıkarmadan bir süre izledim ve sonra kapıdan içeri bir adım girip, biraz daha yüksek bir sesle, “Serhattt!!!” diye seslendim. Bu kez duydu ve
“Merve abla kusura bakma müzik dinliyordum!” deyip ayağa kalktı. Kalkmaz olaydı, ayağa kalkmasıyla birlikte, önünde, şortundan dışarı çıkmak istercesine duran o kabarık yarağı gözüme çarptı ve beni mahvetti.
Gerçekten de Serhat’ın yarağı çok büyük görünüyordu. Yıllardır kocamla çok mutluydum, seks hayatımız da harikaydı, ama Serhatın yarağı aklıma Soner abinin yarağını getirmişti ve çok tahrik olmuştum…

Yanıma gelerek teşekkür etti ve beni kapıya kadar yolcu etti. Eve döndüğümde içimde yıllar öncesinden kalan Soner abinin yarağının görüntüsü vardı. Ve amım sırılsıklam olmuştu. Hemen odama geçip, Soner abinin yarağını düşünerek, amımı okşamaya başladım.
Hayalimde o koltuğun üstünde oturuyor, ben de yarağını yalayarak ağzıma alıyorum, emiyorum ve o da ağzıma, yüzüme, boynuma ve göğüslerime boşalıp bana sperm banyosu yaptırıyordu. Ama bu kez farklıydı, çünkü hayalimdeki yarak Soner abinindi, ama yüz Serhat’ın yüzü olmuştu birden. Ve bu beni daha da tahrik ediyordu.
Hayalimdeki Soner abi modelinin yerini Serhat aldı, artık onun sikini yaladığımı hayal etmeye başladım ve hayalimde onun yüzüme boşalmasıyla, ben de sessiz sessiz,
“Serhat sik beni! Sik beni Serhat!” diye diye boşaldım. Kendime geldiğimde bu düşündüklerimden utanmıştım, ne de olsa artık evli barklı bir kadındım ve bu tür şeyler çocukluğumda kalmıştı. Artık kocamdan başka bir erkek düşünemezdim ve bunu küçük bir kaçamak kabul ederek duşa girdim.
Aradan birkaç gün geçmişti ve ben tekrar yemek hazırlamak için Eda ablanın evine indim. Serhat açtı kapıyı ve buyur etti, sonra her zamanki gibi odasına geçti ve ben mutfakta yiyecek bir şeyler hazırladım. Bir ara Serhat’ı mutfağın kapısında gördüm. Gülümsedim ve
“Ne dikiliyorsun orda?” dedim. O da gülümseyerek,
“Hiiç… Seni izliyorum… Çok güzel kokular geliyor, ne pişiriyorsun?” dedi.
“Tavuk sote yapıyorum!” dedim. Gelip tavaya baktı ve
“Oooo gerçekten harika kokuyor!” dedi.
Ama bu sırada arkamdan bana oldukça yaklaşmıştı ve sanki benim kokumdan bahsediyor, benim kokumu içine çekiyordu. Bu beni heyecanlandırmıştı ve aklıma evde yaptığım mastürbasyon geldi. Serhat tavaya bakarken,
“Çok güzel kokuyor, nefissss!” deyip biraz daha yaklaştı ve az da olsa popoma dokundu. Ben artık iyice ıslanmıştım. Acaba bilerek mi yapıyor diye düşünürken,
“Abla ben duşa girsem ayıp olurmu?” dedi.
“Yok ablacığım, neden ayıp olsun, bak işine!” diyebildim sadece.
Banyodan su sesi gelmeye başlamıştı. Ama ben hiçte iyi değildim, içimden bir ses gidip Serhat’ı röntgenlememi söylüyordu. İçimden sanki bir orospu konuşuyordu, (Serhat’ın yarağını merak etmiyormusun? Git ve bak!) diyordu.
Daha fazla dayanamayıp banyonun kapısına gittim, anahtar deliğinden baktım ve tam karşımda, duşun altında 31 çeken Serhat’ı gördüm. Yarağı kocamandı ve hızlı bir şekilde okşuyordu. Bir anda amım sırılsıklam olmuştu, adeta şelale gibi akıyordu sularım. Dayanamadım ve delikten bakarken amımı okşamaya başladım. Altımda ince penye bir eşofman vardı. Sularımın eşofmanın önünü ıslatmasından korkuyordum ve biraz aşağı sıyırıp külodun üstünden okşamaya başladım. Serhat ta iyice hızlanmıştı. O anda içeri girip kendimi ona siktirmek için yanıyordum, ama cesaret edemiyordum buna.
Bu düşüncelerin arasında Serhat’in boşaldığını gördüm ve o anda kendime gelip hızlıca toparlandım ve mutfağa kaçtım. Serhat banyodan çıkmış ve odasına girmişti. Aklımda onla yatmak vardı sadece, kendimi zor tutuyordum. Serhat’a,
“Yemeğin hazır canım, ben çıkıyorum yukarı!” deyip, hemen kaçtım ordan. Eve geldim ve Serhat’in yarağını düşünerek matürbasyon yaptım, kendimi tatmin ettim.
Akşam üstü olmuştu, kocamın eve gelip beni sikmesi için sabırsızlanıyordum. Çünkü ancak kocamla bu azgınlığım üstümden gidecekti. Kocamı aradım ve
“Aşkım ne zaman geleceksin?” dedim. Ama aksilik bu ya,
“Hayatım bu gece biraz geç kalacağım, yetiştirmem gereken işler var!” dedi.
Umutlarım yıkılmıştı ve çaresiz geç saatte de olsa kocamın gelmesini bekleyecektim. Saat daha 6 idi ve kocam eve erken geldiğinde bile 9 da anca evde oluyordu. Yani bu gece saat 11-12’ye kadar kudurmaya devam edecektim. Ben de gece için hazırlanmaya karar verdim, bir duşa girdim ve vücudumdaki bütün kılları aldım.
Duştan çıkıp saçımı makyajımı yaptım ve kocamın sevdiği siyah şeffaf iç çamaşır takımımı giydim. Dantelli ve seksi bir takımdı, kocam beni böyle görünce deli gibi sikecekti. Üstüme de dizüstü eteğimi giydim ki, kapı çaldı. Saate baktım, 9.30 idi, kocam erken gelerek bana sürpriz yapmıştı. Üzerimde sütyenle kapıya koştum yine. Kapıyı bir santim açtım ve kocama,
“Bekle bir saniye, girme daha!” dedim. Ses gelmedi, bekliyordu. Eteğimi biraz yukarı çekerek arkam kapıya dönük koltuğun üstüne hafif domaldım. Kocamı sıyrılmış eteğimin altından görünen külotlu frikiğimle, kalçalarımla karşılıyordum. Çok seksi göründüğümden emindim ve şuh bir sesle,
“Gel tamam!” dedim… Bekledim… Bir saniye, beş saniye, on saniye… Ses yok… Hareket yok… Başımı çevirip kapıya baktığımda bir kez daha şok olmuştum, çünkü gelen yine Serhat idi. Çocuk içeri girmiş ve ne olduğunu anlamadan öylece donakalmıştı. Ben de şoktaydım. Bu Serhat’in evime ikinci gelişiydi ve beni yine yarı çıplak görüyordu. Ama bu kez farklıydı, çünkü ben de onu banyoda çıplak görmüştüm! Gözüm hemen sikine kaydı. Siki kalkmıştı ve dışarı çıkmak ister gibi şortunu zorluyordu.
“Pardon abla!” deyip kafasını öbür tarafa çevirdi.
Ben de en yakın odaya kaçtım. İyice delirmiştim, ben kendimi ona siktirmemek için zor dururken, o sürekli yarı çıplak yakalıyordu beni. Odanın kapısına yaklaştı ve
“Abla pardon yaa, yine kaza oldu! Annemden haberin varmı? Geç gelecekmiş te, yiyecek birşey var mı sende diye bakmaya gelmiştim!” dedi. Benden ses çıkmayınca, “Ama boşver abla, yemesem de olur, beklerim annemi…” dedi. Üzülmüştüm, sonuçta suç bendeydi, çocuk nerden bilsin onu kocam sandığımı.
“Bekle bekle!” dedim odadan çıktım, ellerimle göğüslerimi kapatıyordum. Onun ise siki halen sopa gibiydi. İçim iyice tuhaf oldu. O da bana bakıyordu. Güldüm ve
“Alıştın artık beni böyle görmeye haa?” dedim. Güldüğüm için o da rahatlamıştı ve gülümsedi. “Gel mutfağa bakalım!” dedim.
Artık tahrik olmamın da verdiği rahatlıkla ellerimi göğüslerimden çektim. Ama onun arkamdan popoma baktığını hissediyordum. İyice orospuluk damarlarım kabarmıştı, resmen istiyordum 16 yaşındaki çocuğu. Buz dolabının kapağını açtım ve eğildim. Önünde kısa eteğimden popomun göründüğünden emindim. Artık çok azmıştım, kafamı ona çevirip,
“Yemek istediğin özel bir şey var mı? Yoksa ben ne verirsem ona razı mısın?” dedim gülümseyerek. Heyecandan sesim boğuklaşmış, çatal çatal çıkıyordu. Bakışları çok farklıydı, bana yıllar önce benim Soner abiye baktığım gibi bakıyordu.
“Sen ne verirsen yerim Merve abla!” dedi, ama artık gülmüyordu.
“Gel beraber bakalım!” dedim. Yanıma yaklaştı. Ben halen eğilmiş bakıyordum. İyice yaklaştı ve artık tam arkamdaydı… Kendimi ona doğru götürdüm ve popomu sikine temas ettirdim ve başımı çevirip,
“Ooooo Serhat, ne değiyor bana öyle?” dedim seksi bir sesle. Birşey diyemedi çocukcağız. Popomu sikine biraz daha bastırarak, “Nekadar kalın, sopa mı?” dedim. Serhat fazla dayanamadı ve belimden kendine çekti, iyice yerleşti siki götüme ve “Hayır merve ablacığım, o benim şeyim!” dedi. İyice azmıştım ve
“Neyin Serhat? Söyle hadi!” dedim. Gözlerimde sikilmeye hazır bir bakışla ve seksi seksi söylüyordum bunu. Serhat delirmiş gibi bakıyordu ve
“Yarrağım Merve abla!” dedi. Gülümsedim,
“Ooo ne kadar sert o öyle! Peki nereye değiyor şu an farkında mısın?” dedim.
“Hayır Merve ablacığım, söyle nerene?” dedi. Sanki yıllar önce Soner abiyle yaşadığım an gibiydi her şey. Dönüp şortunu aşağıya sıyırırken aynı anda tüm vücudumla yaslandım onun genç irisi gövdesine… Aramızdan su sızmıyordu şimdi, taş gibi olmuş siki iyice baskı yapıyordu önüme… Gözlerine baktım ve
“Amcığıma değiyor canım!” dedim ve bir hamlede külodumu yana çekip, “Bak görüyor musun amcığımı? Yalamak istermisin? Hadi yala amcığımı!” dedim.
Serhat delirmişti, birden diz çöküp amıma yumuldu ve yalamaya başladı.
“Oohh Merve abla, çok tatlı amın!” diyordu ve beni delirtiyordu. Kocam için az önce hazırlayıp kaymak gibi yaptığım amımı şimdi 16 yaşında bir delikanlı yalıyor, zevkten zevke uçuruyordu…
İyice kendimden geçmiştim ve erkeğimi ayağa kaldırıp sikini okşamaya başladım. Sonra iyice kan hücum etmiş, zonklayan sikini kendime çektim, amıma sürüp başını ıslattım, artık içime girmeye hazırdı. Sırtım buzdolabına dayalı vaziyette, ayakta, bacağımın birini kaldırdım, sikinin başını amımın deliğine yerleştirip, “Hadi!” dedim. Ve Serhat içime girip çıkmaya başlamıştı. O kadar kalın ve sıcaktı ki, dayanamıyordum. Yaklaşık 4-5 dakika o şekilde amıma pompalayıp beni boşalttı. O daha boşalmadan,
“Yeter!” deyip ayağa kalktım ve “Şimdi sıra benim isteğimde!” dedim ve salona götürdüm, onu koltuğa oturttum.
Siki kocamandı ve önümdeydi. Yıllarca Soner abiye yaptığımı hayal ettiğim ve son zamanlarda aynı şeyi Serhat’a yapmak için delirdiğim şeydeydi sıra. Sikinin başını iştahla emip yalamaya başladım. Serhat delirmişti ve
“Oohhh, Merve ablamm benimm, karıcığımm benimmm!” deyip, saçımdan tutup ağzıma vermeye devam ediyordu. Ben de ona yıllar önce aynı Soner abiye dediğim gibi,
“Sik beni Serhat! Amımı, götümü, ağzımı, heryerimi sikkk erkeğimmm!” diye inliyordum….
Serhat daha fazla dayanamadı ve şiddetli bir biçimde ağzıma yüzüme fışkırtmaya başladı. Ağzımdan çenemden akan spermler göğüslerime doğru süzülüyordu ve ben halen Serhat’ın yarrağını yalamaya devam ediyordum. Serhat’i boşaltmıştım, şimdi ben de boşalmalıydım. Onu yatırdım koltuğa ve amımı ağzına dayayıp sürtünmeye başladım. Saniyeler içinde ikinci kez boşalıp orgazm oldum. Serhat’ın da ağzı yüzü amımın sularıyla yıkanmıştı… Hemen kalktım ve
“Birazdan kocam gelir, çabucak gitmen lazım aşkım!” deyip onu da kaldırdım ve dudaklarından öpüp evine yolladım…

Categories
Uncategorized

YASAK DUYGULAR 8

YASAK DUYGULAR 8
Mutfakta yemek hazırlarken kendimi garip hissediyordum. Perdelerimi tamamen kapatmak zorunda kalmıştım çünkü ilk defa mutfağımda, sadece iç çamaşırlarım ile yemek hazırlayacaktım.
Aslında beni gayet heyecanlandıran bir eylemdi bu. Daha önce, böyle yapacağımı hiç düşünmemiştim. Ama yapıyordum işte. Yumurtaları kırdığım sırada oğlum içeri girdi. Üzerini giyinmiş, saçlarını taramıştı. Hazırlanmıştı. İlk defa, bu kadar hızlı bir şekilde. Onu böyle motive edebileceğimi bilmiyordum. Bu yöntem gerçekten de inanılmaz etkiler yapıyordu. Bu, beni bile şaşırtmıştı. Daha öncesinde hiç bu kadar dediğimi yapan, hemen tepkiler gösteren biri olmamıştı. Resmen ne istersem yaptırabiliyordum ona. Elimde sihirli bir değnek vardı sanki ve yapmam gereken tek şey sallamaktı. Sonrası, sihir gibi işliyordu zaten.
“Gel bebeğim, otur hızlıca yemelisin. Geç kalmak istemezsin.” dedim ona doğru dönerek göz kırptığım sırada.
Hemen oturdu, sadece kalçalarıma bakıyordu. Kalçalarıma iyi bakmıştım. O yüzden onun bu bakışları beni şaşırtmıyordu. Ancak bir yandan da… Hoşuma da gidiyordu…
Hemen önündeki tabağa, ısınmış tostunu koydum. İkiye bölmüştüm.
“Hadi canımın içi, hızlı ye. Çay mı içeceksin, yoksa portakal suyu mu?” diye sordum.
O sırada hafifçe eğilmiş olduğumdan, gözleri sütyenimin üst kısmından gözüken göğüslerime dikilmiş bir haldeydi. Sanki hipnoz olmuş gibi, yanıt vermiyordu. Tezgahın önüne döndüğümde, tekrar gözleri kalçalarıma takılmış durumdaydı.
“Canım?” diye sordum bir anda uyanmış gibi oldu. Kafasını hafifçe salladıktan sonra, gözü tekrar önündeki tabağına dönmüştü.
“Portakal suyu mu, çay mı?” diye sordum bir daha gözlerinin içine bakarak.
“Hmm… Portakal suyu…” dedi, resmen içi geçiyordu. Bana bakarken, bu kadar etkileneceğini bilmiyordum. Halbu ki plajda da görmüştü kaç kere. Bir de giydiğim bikiniler genelde dar olurdu. Ona rağmen böyle bir etki bırakmak şaşırtmıştı beni de. Sanırım aradaki fark tamamen psikolojikti. Sonuçta plajda pek çok çıplak beden vardı ben de oradaki normal insan profilinden biriydim. Ancak, mutfakta iç çamaşırları ile kahvaltı hazırlayan bir anne… İşte sıra dışı olan buydu.
Buzdolabının kapısını açtım ve uzanıp portakal suyunu aldım. Kapağını açtıktan sonra, üst raftan aldığım bardağa doldurdum. Bardağı elime alıp, masaya doğru yürürken, belime bakıyordu, bacaklarıma… Ve de göğüslerime, önündeki yemeğine dokunmamıştı bile. Amacımı kaçırmaya başlamıştım ve bu durumu hiç istemiyordum.
Bardağı masaya koydum, koyarken, direk göğüs dekolteme kaymıştı gözü. Gerçekten de etkimde kalmıştı, sanki hipnoz olmuştu. Bu durum, çok garip geliyordu. Ancak içimde bir şeylerin de harekete geçtiğini hissediyordum. Daha önce hissetmediğim bir takım duyguların, bir ateşin ilk kıvılcımı o anda çakmıştı sanki. Daha önce bana hiçbir erkek böyle hayran bir şekilde bakmamıştı. Bu bakışlardan, asla ama asla tereddüt etmezdim. Çünkü onun kalbindeki sevginin saflığını, sıcaklığını gayet iyi biliyordum. O daha doğar doğmaz şekillenen bir durumdu bu. O daha, doğar doğmaz böyle olacağını biliyordum. O kutsal bağ, o zamandan beri vardı.
“Ama böyle olmaz…” dedim suratımı asarak.
Hemen o anda dikkati yüzüme çevrildi. Bana bakıyordu, tam da gözlerimin içine.
“Nasıl olmaz… Anne… Ne olmaz…”
Tedirgin olmuştu. O anda aklında başka bir şey olduğu için ne söylediğimi duyduğunu bile sanmıyordum.
“Bebeğim, bak yemeğini yiyip okula gitmen gerekiyor. Sınava hazırlanacaksın ve ödevini vereceksin. Unuttun mu? Hadi o tostu bitir…”
O anda yemeye başladı. Ağırdan alıyordu ama yine de. gözleri istemsiz olarak kalçalarıma kayıyordu.
“Sen de… Yemeyecek misin… Anne…”
Düşünceli oğlum benim, her zaman beni de düşünürdü. Daha bebekken bile bir şey yerken benim de yememi isterdi. Ben yediğimde, bana gülümseyerek bakar, birden kahkaha atardı. Onun bu haline bayılıyordum.
“Canım sen ye, ben atıştırırım. Şimdi canım istemiyor.” dedim.
Bir şey demedi, önüne döndü ve yemeğini yemeye devam etti. O sırada portakal suyundan da bir yudum almıştı. Ama yine de çok hızlı yemiyordu.
“Tamam bakalım… Bu böyle olmayacak…” dedim ve ona doğru yürümeye başladım.
“Ne olmayacak anne…” dedi sessizce.
“Hayatım yetişemeyeceksin böyle yersen, nasıl olacak yani? Geç kalacaksın bak kaç kere söyledim?” diye sordum.
Yüzünü yere eğdi.
“Ben… Pek aç gibi değilim…” dedi.
“Hayır, okulda zihninin iyi olmasını istiyorum.” dedim tam onun dizlerinin dibine dizlerimin üzerine çöktüm.
“Anne… Ne yapıyorsun…” dedi. Sesindeki o şaşkınlık hoşuma gitmişti.
“Şşşt… Sen yemeğini ye, eğer hızlı yersen, ben de seni hızlıca rahatlatacağım. Hadi, gitmen gerekiyor.” dedim ve kemerini açtım.
“Biraz bana doğru dön bebeğim, ama dikkat et. Tabağının üzerinde ye, yere dökülmesini istemeyiz değil mi?” dedim neşeli bir sesle.
Cevap vermedi, sadece dediğimi yapıyordu. Bu da gerçekten hoşuma gitmişti. Sanki onun erkekliğine dokunduğum anda onu istediğim herşeyi yaptırabildiğim bir köleye çeviriyordum. Erkeklerin bu özelliği gerçekten çok hoşuma gidiyordu. Hiçbir kadın böyle hareket etmezdi ama erkekler çok basit düşünebiliyordu. Hem de aşırı düzeyde…
Bana döndükten sonra düğmesini ve fermuarını açtım. Daha sonra hemen boxerının üzerinden erkekliğini okşamaya başlamıştım. Zaten biraz sertleşmişti bile. Doğaldı bu, önünde diz çökmüş, sadece iç çamaşırları ile duran annesini görünce etkilenmesi son derece normaldi. Aksi türlüsü, anormal bir durum olurdu zaten.
“Tamam bebeğim, hadi yemeye başla.”
O sırada gerçekten de iştahlı bir şekilde yemeye başladı. Bana bakmıyordu, sadece yemeği ile ilgileniyordu.
Ben de erkekliğini boxerından kurtardım ve elimle sıkıca kavradım. Zaten biraz sulanmıştı, hemen başının o taraflarda baş parmağımı gezdirdim ve oradaki sıvıyı alıp tüm yüzeye dağıttım. İyice kaygan olmasını, beni iyice hissetmesini istiyordum.
Yemeğini yerken, bir anda duraksadı ve bana baktı. Bakışlarındaki hayranlığı hissedebiliyordum.
“Önüne dön, yemeğini ye. Hadi.” dedim ve işime devam ettim. Elimde bir anda sertleşmişti, ne kadar hızlı sertleştiğine ben bile inanamıştım. Dediğimi yapmaya devam ettiğinde benim ellerim de hız kazandı. Bir anda damarlarına dolan kanı hissedebiliyordum. Kalp atışının hızlandığını, heyecanlandığını hissedebiliyordum.
Ellerim iyice hızlanmışken bir anda bana döndü, dikkatlice bana bakıyordu. Tam kızmaya kendimi hazırlamıştım ki tabağının boş olduğunu gördüm. Yüzümde bir gülümseme belirdi. Oğlum, sözümü dinliyordu. Hem de çok hızlı bir şekilde yapıyordu bunu.
“Ahhh….” diye inlediğinde geriye doğru yaslandı. Duvara iyice yaslandığında, bacaklarını bana doğru uzatmış ve iyice açmıştı. Ona doğru emekleyerek yaklaştım ve şimdi daha yakındım. Dirseklerimi bacaklarının üzerine koydum ve ona mastürbasyon yapmaya devam ettim.
“Oh….” inlerken, gözlerini kapatmıştı. Kim bilir neler hayal ediyordu. Gerçi tam önünde iç çamaşırlarımla, yarı çıplak bir halde duruyordum. Dantelli çamaşırlarım, bedenimi daha çok ön plana çıkarmıştı. Onun gördüğü şekilde ise nasıl göründüğümü hayal bile edemiyordum. Şu anda hiç aklına gelmeyen bir durumu yaşıyor olmalıydı. Annesi, sadece iç çamaşırları ile önünde diz çökmüş onu tatmin ederken o da kahvaltısını yapıyordu. Dünya’da gerçekten çok az insanın sahip olabileceği bir ayrıcalıktı bu.
Birden kasılmaya başladı. Eliyle omzumu sıkıca tutup beni kendine çekti. Gözlerini sıkıca kapatmıştı.
“Ohh… Çok güzel… Anne…”
Geliyordu, hissedebiliyordum. Erkekliğinin şiştiğini, avucumu daha çok doldurduğunu hissedebiliyordum.
O anda aklıma geldi, peçete almayı unutmuştum. Ve ilk kasılmasında havaya doğru fırlayan beyaz sıvı, saçlarımın üzerine geldi. Hemen gözlerimi kapattım.
Sıkıca tutmuştum, rahatça boşalmasını sağlıyordum. Pantolonuna gelmesin diye iyice ona doğru eğilmiştim.
Ve olmuştu.
Yüzüme, göğüslerime boşalmıştı.
Gözlerini açtığında, göğsü hızlıca inip kalkıyordu.
Yüzünde bir gülümseme vardı…
Benim de öyle…

Categories
Uncategorized

YENGEM(ALINTI)

YENGEM(ALINTI)
Ben küçükken, o zamanlar yengem (amcamın karısı) daha 24 yaşındaydı. Dayım ve annem, amcamın karısının yarak manyağı bir karı olduğunu, erkek gördü mü dayanamadığını, hatta onlar buraya taşınmadan bizim ilçede bir polisin onu devamlı siktiğini konuşurlardı. Dayım o polise çok kızar ama birşey yapmazdı. Birgün dayımı bir arkadaşı ile konuşurken duymuştum. Dayım arkadaşına (amcamın karısından bahsederek), “Lan elin adamı ilik gibi karıyı evire çevire sikiyor, ben o kadar asıldım istedim bir kere bile vermedi, ah o küçücük götüne bir soksam varya bir daha da bırakamaz!” diye anlatıyordu. Benim de aklım ermediğinden ne dediklerine bir anlam veremezdim

16 yaşına gelmiştim. İzmirde amcamlara gittiğimiz o tatilde, yengemle aramda birşeyler olacağı içime doğmuştu. Küçüklüğümden beri yengeme sarılıp öperdim ve küçük olduğum için dikkat çekmezdi. Bu arada yengem 34 yaşında, zayıf, minyon tipli, çok şen şakrak, evde açık dışarıda kapalı, bayan kuaförlüğü yapan bir afettir. O gün de Yengem banyodan çıktıktan sonra ben tuvalete girmiştim. Yengemin çıkardığı iç çamaşırları kirlilikte duruyordu. Altlardan yengemin külodunu alıp hemen burnuma götürdüm. Öyle güzel kokuyordu ki, amına gelen ağ kısmında beyazlıklar vardı. Gözlerimi kapatıp kokusunu içime çekerken sikim taş gibi olmuştu. Tam o sırada aynadan kapının önünde yengemin aralıktan bana baktığını gördüm ama kıpırdayamadım. Göz ucuyla yengeme baktığımda gözlerinin sikime doğru kaydığını farkettim. Yengemin külodunu burnumdan indiriken, yengem de sessizce gitti.

İçimi müthiş bir heyecan ve yengemi sikme arzusu kaplamıştı. Hemen banyodan çıktım. Yengem mutfağa gitmişti. Neşeli bir tavır takınıp, elimi cebime sokarak evden başkasının sikimin kalktığını görmesini engelledim ve güle oynaya mutfağa gittim. Yengem tezgahta domates kesiyordu. “Canım yengem benim!” diye şebeklik yaparak, yengemin arkasına dönmesine bile fırsat vermeden, arkasından sarılıp yanağından öptüm. Bu arada da taş gibi olmuş sikimi bütün gücümle yengemin götüne dayamıştım. İnanılmaz heyecanlı bir andı bu benim için. Yengem, “Dur len yemek yapıyorum!” falan diyor, ama götünü de sikimin önünden çekmiyordu. Öyle sıcaktı ki yengemin götü, demek beni seyrederken yengem de azdı diye düşündüm nedense. Kollarımla da boynundan sarıldığım için, yengem kurtulmak için uğraşıyor tarzında götünü de bana bastırıyordu. Amcam mutfağa geldiğinde beni o halde gördü ve “Oğlum iş yaparken yengeni bunaltma, elinde bıçak var, biryerini kestirecek şimdi!” dedi gülerek. Yengem ellerimi açıp kurtuldu, ama amcamın benim sikimi görmesini istemediğinden de arada perdeleme yapıyordu. O tatilde başka birşey olmadı yengemle aramda, ama gece gündüz o anları düşünüp 31 çekmekten sikim yara bile olmuştu.

Aradan 2 ay geçmişti. Babaannem hasta olduğundan bizim evde kalıyordu. Daha büyük bir eve taşınmamız aşamasında amcamlar da geldiler. Daha onların geleceğini duyduğum andan itibaren en az 100 tane plan yaptım. O yaşıma kadar daha hiç kimseyi sikmemiştim, ama çok pornofilm seyretmiştim. Heyecandan uykularım kaçıyordu. Neyse amcamla yengem geldiler. 2-3 gün telaştan sonra yeni eve yerleştik. Babaannem yatalak olduğu için sürekli yanında birinin kalması lazımdı. Beklediğim fırsat o gün doğdu, amcam arkadaşları ile buluşmaya gidecekti, kuzenim diğer kuzenime gitmiş, abim de ilçe dışındaydı. Annem yengeme, “Biz bir annemlere gideceğiz, sen evdesin nasıl olsa.” dedi. Yengem de, “Tamam siz gidin, ben de rahat rahat bir banyo yapayım!” dedi. İkisi odada yalnızdı, ben balkondan duymuştum bunu. Hemen yaptığım bütün planları bırakıp yeni durumu değerlendirmeye başladım…

Annem hazırlanırken, ben hemen giyinip, “Halı sahaya maça gidiyorum!” diyerek evden çıktım. Uzaktan evi gözetlemeye başladım, ama içim kıpır kıpırdı. Annemler çıkıp gözden kaybolunca hemen eve gittim, kapıyı çaldım. Kapı biraz geç açıldı. Yengem bana, “Hayırdır, niye geldin?” diye sordu. Ben de, “Yatacağım, maç iptal olmuş!” dedim ve doğruca odama gittim, kapıyı tam kapamadan yatağa sırt üstü uzandım. Yengem dışarıdan sinirle söyleniyor, “Rahatça bir banyo yapamayacağım!” falan diyordu. Bu arada ben yengemi sikeceğimi düşünerek sikimi iyice kaldırdım, daha iyi görünsün diye de külodumu çıkarıp ince eşofmanımı giydim ve uyuma numarası yapmaya başladım. Yengem tam kapımın önünden geçerken birden durdu ve en az 2 dakika baktı. Sonra babaanneme bakıp tekrar geldi, kapıyı yavaşça açtı, yanıma gelerek usulca, “Enis, uyuyormusun?” diye 1-2 kere bana seslendi. Ben hiç ses vermedim, yengem uyuduğumu sansın istiyordum…

Öyle de oldu, yengem ordan bir battaniye alıp yavaşça üzerime örttü. Ama bu arada da birkaç kere koluyla kalkık sikime sürtündü. Yengemin ateşini çok net hissediyordum. Yengem sanki istemeyerek çıktı odadan ve kapıyı yine aralık bıraktı. Sonra babaanneme, “Anne ben banyo yapacağım, banyo kapısını aralık bırakıyorum, birşey olursa seslen hemen gelirim, Enis uyuyor!” dedi. Babaannem de, “Tamam kızım, ben de uyukluyorum zaten, birşey olursa seslenirim!” dedi. Ben göz ucu ile çaprazda kalan banyoya doğru bakıyordum. Yengem banyoya girdikten 5 dakika sonra yatağımdan usulca kalktım. Kararımı vermiştim, yanlışlık olmuş gibi dalacaktım banyoya. Yengem bağrırsa uykudan uyanmış numarası yaparım diye düşündüm. Yüzümü uykulu bir hale getirip işemeye gidiyormuş gibi banyonun kapısına geldim, ama heyecandan neredeyse ölecektim…

Eşofmanımın önünü indirip yarı inik durumdaki sikimi elime aldım ve banyoya girdim. Yengem çırılçıplaktı. Küvetin olduğu tarafa direk bakmadan hemen klozetin önüne geldim ve işemeye çalıştım, ama bir damla çıkmıyordu